Eş başkanlardan Kobanê olayları için açıklama
14:41
JINHA
ANKARA - DTK, HDP, DBP eş genel başkanları ve HDK eş sözcüleri açıklama yaparak, Kobanê'nin şu anda tek nefes borusu olan Türkiye sınırırın açık tutularak, Kobanê'deki durumun düzelmesi için herkesi diyaloğa ve sağduyulu olmaya devam etti. Eş başkanlar, Kobanê protestoları sırasında halkın sokağa çıkmasını bekleyen provakatörler olduğunu belirterek, "Bu kaotik ortamda hem Kobanê'yi yalnız ve sahipsiz bırakmayacak, hem provakasyona zemin sunmayacak, hem çözüm sürecini ayakta tutacak, hem de halklarımızı saldırılardan koruyacak sağduyulu politikalar oluşturmak zorundayız" dedi.
DTK, HDP, DBP eş genel başkanları ve HDK eş sözcüleri tarafından, IŞİD saldırılarına karşı başlatılan protestolar ve protestolarda çıkan olaylara ilişkin yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, Kobanê'ye yönelik IŞİD kuşatması nedeniyle yaşanan gelişmelerin vahim boyutlara ulaştığı belirtilerek, Kobanê'deki durumun ise kritikliğinin hala sürdüğü vurgulandı. IŞİD'in ağır silahlarla Mürşitpınar Sınır Kapısını da ele geçirmek üzere kesintisiz saldırılarını sürdürdüğüne dikkat çekilen açıklamada, koalisyon güçlerinin hava saldırılarının ancak kısmi etki yarattığı ve sonuç almaktan uzak olduğu vurgulandı.
'Güven ortamının oluşmasına herkes katkı sunmalı'
"Bizler hem ülke içinde, hem de dışında halklarımıza yönelen tehdidi Hükümet ile birlikte çalışarak bertaraf etmek istiyoruz" denilen açıklamada, Kobanê'nin şu anda tek nefes borusu olan Türkiye sınırının sürekli açık tutulmasının hayati derecede önemine dikkat çekildi.
Zaman zaman sorunlar ve aksamalar yaşansa da Mürşitpınar Sınır Kapısı'ndan Kobanê'ye insani yardımların geçişine izin veriliyor olmasını, yaralıların sınırın bu tarafına alınıyor olmasının önemli ve olumlu bir tutum olarak değerlendirilen açıklamada, "Kobanê'ye her türlü desteğin sağlanabilmesinin önünün açılması için karşılıklı güven ortamının oluşmasına herkesin katkı sunması gereğine de inanıyoruz. Şu anda bütün gelişmelerin merkezi ve nedeni olan Kobanê'deki durumun düzelmesi için diyaloğa ve sağduyuya dayalı ilişkileri ilerletmek için çaba sarf ediyoruz" diye kaydedildi.
'Sağduyulu politikalar oluşturmak zorundayız'
Kobanê konusunda halkların sokağa çıkarak sahiplenme ve kamuoyu yaratma tutumunu da gerekli ve anlamlı olduğu vurgulanan açıklamada şunlar kaydedildi:
"Ancak anlaşılıyor ki; halkın sokağa çıkmasını bekleyen ve daha önceden hazırlığını yaparak pusuya yatan mekanizmalar bu ortamı fırsat bilerek ciddi bir iç çatışma yaratmak istemektedirler. Bunların kim olduğunu somut olarak bilmesek de, provakasyonu yapanların çözüm sürecinin yükünü omuzunda taşıyanlar olmadığı kesindir.
Bu kaotik ortamda hem Kobanê'yi yalnız ve sahipsiz bırakmayacak, hem provakasyona zemin sunmayacak, hem çözüm sürecini ayakta tutacak, hem de halklarımızı saldırılardan koruyacak sağduyulu politikalar oluşturmak zorundayız.
Bu çerçevede dün yaptığımız açıklamayı ve çağrıyı bir kez daha yineliyoruz: Hiç kimse hiç bir yerde birbirine karşı asla şiddete başvurmamalı, şiddet araçlarını kullanmamalıdır. Özellikle Bingöl'de Emniyet Müdürüne yapılan saldırı ve sonrasındaki çatışma ve yaşanan ölümler bütün kaygıları arttıran ciddi bir gelişmedir. Bingöl'deki bu vahim olayın bütün taraflarca her yönüyle soruşturulmasının önemine dikkat çekmek istiyoruz. Bu ve benzeri olaylar, bütün gidişatı tümden olumsuz bir yöne çevirebilecek potansiyele sahiptir.
Bu vesileyle;
Bütün gerilim ve yaşanan acı olaylara ragmen, Sn. Öcalan'ın da katkısı ve çağrısı dikkate alınarak Hükümetin Kobanê konusunda attığı olumlu adımlara (sınırdan yaralı ve insani yardım geçişinin kolaylaştırılmasına ek olarak) devam etmesini, güvenlik güçlerinin göstericilere dönük şiddet kullanmasının önüne geçilmesi, provakatörlerin örgütlediği sivil grupların halka dönük saldırılarının mutlaka önlenmesi ve tansiyonu düşürecek mesajların verilmesi hususlarında daha özverili davranmasını bekliyoruz.
'Basın hakaret ve tehdit dilini kullanmamalı'
KCK yönetiminin de sürecin önünü açacak tedbirleri alarak, gösteri yapan grupların şiddet kullanmamaları çağrısını tekrar yapmalarını, silahlı eylemleri ciddiyetle soruşturmalarını ve önüne geçecek tedbirleri almalarını, tansiyonu düşürecek şekilde bir gayret içinde olmalarını diliyoruz.
Basının da Partimize ve yöneticilerimize dönük hakaret ve tehdit dili yerine daha mutedil bir dille meselelere yaklaşmasının bu çabalarımıza katkı sunacağına inanıyoruz.
Ciddi bir katliam ve pravakasyon zeminini hep birlikte önlemek mümkündür. Bunu yaparken Kobanê'ye de sahip çıkarak ve sorunları diyalogla çözerek ilerlemek de mümkündür. Bu vesileyle çağrımızın ciddiyetle ele alınmasını özellikle herkesten ve bütün kesimlerden rica ediyoruz.
(gc)
