Vicdani retçiler: Kobanê yaşamdır yaşam için reddediyoruz

16:07

 


JINHA


İSTANBUL - Vicdani Ret Derneği üyeleri, Kobanê'de süregelen saldırıları protesto etmek için vicdani retlerini açıkladı. Zeynep Coşkunkan, devletin, bireylere, çocuklara, kadınlara ve Kürt halkına yönelik süregelen yok etme politikalarını reddettiğini belirterek vicdani redde bulunduğunu söyledi.


Vicdani Ret Derneği üyeleri Kobanê'de IŞİD saldırıları ve AKP hükümetinin bölgede gösterdiği IŞİD yanlısı tutuma karşı basın açıklaması gerekleştirdi. Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelen dernek üyeleri, Türkçe, Kürtçe ve İngilizce, "Kobanê yaşamdır reddediyoruz", "Kaçak' değli vicdani retçiyiz" yazılı pankartları açarak sık sık, "Reddet diren hayır de askere gitme" ve "Savaşa karşı vicdani ret" sloganlarını attı. Eylemde önceki yıllarda vicdani retlerini açıklayan iki yurttaş kendilerine GBT uygulaması sırasında polis tarafından verilen zorla askere götürme tutanaklarını yakarak tepkilerini gösterdi. Ayrıca iki yurttaş da vicdani redde bulundu.


'Direnenlere yönelik saldırılara karşı reddediyoruz'


Vicdani Ret Derneği üyeleri adına basın açıklamasını okuyan Merve Arkun, vicdani redde bulunmalarının sebeplerinden birinin de devletin sınırlarını savaştan kaçanlara kapattığını ve katletmeye programlı IŞİD çetelerine açtığını belirterek, "Reddediyoruz çünkü devlet direnenlerin, direnişi sahiplenenlerin üzerine bombalarla, silahlarla saldırdı. Reddediyoruz çünkü yaşamları için direnenlerle dayanışmak için sokaklara çıkan onlarca insan, plakası belirsiz araçlardan açılan ateşlerle, hedef gözetilerek atılan gaz bombalarıyla katledildi. Reddediyoruz çünkü hala direnenlere yönelik saldırılar devam ediyor" dedi.


Merve, eline silah almayı, kardeş kanı dökmeyi reddedip yaşamı savunanları yıllar boyu yıldırmaya çalışanların, şimdilerse ise yeni bir 'tehdit'le karşılarına tekrar dikildiğini söyleyerek "Genel Bilgi Taraması adıyla yapılan kimlik bilgilerini sorgulama yöntemiyle artık, yoklama kaçağı ve bakayalar Milli Savunma Bakanlığı tarafından İçişleri Bakanlığına bildiriliyor ve bu yöntemle 'asker kaçakları' sisteme kaydediliyor. ' dedi.


'Türkiye tam bir sivil mezarlık'


Açıklamanın ardından Türkiye'nin ilk vicdani retçilerinden Vedat Zencir söz alarak, 1990 yılında vicdani redde bulunduğu açıklamayı Kobanê'ye yönelik saldırılardan kaynaklı güncellenmiş haliyle okudu. Vedat, sadece vicdani reddin bir hak olarak kabul edilmesi mücadelesinin üzerinden 24 yıl geçtiğini söyleyerek, "sivil ölüm'e mahkum edilenlerden biri olan Tayfun Gönül öldü. Yüzlerce sivil ölüye yeni sivil ölüler katılıyor. Eğer Ermenileri Kürtleri, ateistleri, LGBTİ vb diğer ötekileştirilenleri de işin içine katarsak ülkemizin tam bir sivil mezarlık olduğundan söz edebiliriz" dedi.


'IŞİD'in sorumlusu Türkiye'dir'


Vicdani Retçi Ercan Jan Aktaş ise, vicdani redde bulunduğu tarihten bu yana Türkiye'de bir şeyin değişmediğini kaydederek, "Kentlerin sokaklarına, caddelere, meydanlara, devletin insan hayatlarını, kültürleri, birlikte yaşam alanlarını görmeden adeta cetvel ile çizdikleri 'sınır'lara baktığımızda her şey orta yerde duruyor. Türkiye Cumhuriyeti her zaman olduğu gibi bir kez daha başka halkların, inançların özgür yaşam taleplerini boğmak için savaş dedi. Suriye'deki savaşta 250 binden fazla insan öldü. Milyonlarca insan kendi yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldı, korkunç katliamlar gerçekleştiren IŞİD gibi insanlık düşmanı örgütler türedi. Türkiye Cumhuriyeti bu korkunç tablonun sorumlularındandır" dedi.


'Rojava'yı sindiremeyen devletin askeri olmayacağım'


Uğur Bolat ise, havan topuyla paramparça edilen, bedeninde 13 kurşunla katledilen, çocuk bayramında askerler tarafından dipçiklerle dövülen çocuklar için devletin askeri olmayacağını belirterek, "Roboski'de katledilenler ve tüm halklar için reddediyorum. Bir Türk olarak Rojava devrimi sindiremeyen bu devletin askeri olmayı reddediyorum" diyerek vicdani reddini açıkladı.


Zeynep Coşkunkan da, devletin, bireylere, çocuklara, kadınlara ve Kürt halkına yönelik süregelen yok etme politikalarını reddettiğini belirterek vicdani redde bulunduğunu söyledi. Zeynep, kadınların devlet tarafından aleni bir şekilde desteklenen IŞİD çetelerince tecavüze uğradığını, kadın bedeninin savaşlar entrikalar çıkarlar ve katliamlara alet edildiğini ifade ederek, "Ataerkil ve militarist devlet anlayışını devrimci anarşist bir kadın olarak reddediyorum" dedi.   


(dk/gc)