IŞİD protestolarına yönelik polis saldırıları Ağrı’da kınandı

17:32

 


JINHA


AGIRÎ – DBP ve HDP Ağrı İl Örgütleri öncülüğünde, IŞİD’in Kobanê'ye saldırılarını protesto etmek isteyen halka yönelik saldırılara ilişkin yapılan yürüyüşün ardından basın açıklaması yapan Ağrı Belediye Eş Başkanı Sırrı Sakık, “Kürt özgürlük hareketi bu kadar haklı bir noktadayken Kürtleri haksız bir noktaya düşürmeye kimsenin hakkı yoktur” derken, IŞİD protestolarında 35 kişinin yaşamını yitirdiğini de hatırlattı.


Ağrı’da DBP ve HDP Ağrı İl Örgütleri öncülüğünde, IŞİD çetelerinin Kobanê'ye dönük saldırılarını protesto etmek isteyen halka üç gündür yapılan polis ve asker saldırıları yapılan yürüyüş ve basın açıklamasıyla protesto edildi. Eski Van Caddesi’nde bulunan DBP merkez ilçe binası önünde toplanan kitle “ Bê Serok jiyan nabe”, “ Bijî berxwedana YPG”, “ Kobanê IŞİD’e mezar olacak” sloganları atarak Cumhuriyet Caddesine kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşe yüzlerce yurttaşın yanı sıra Ağrı Belediye Eş Başkanı Sırrı Sakık, DBP Ağrı İl Eş Başkanı Necmettin Efe ve DBP ile HDP Ağrı il yöneticileri katıldı. Yürüyüşün ardından demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan saygı duruşunun sonrasında konuşan DBP Ağrı Merkez İlçe Başkanı Nevzat Ayna, konuşmasına üç gün içerisinde yapılan saldırılarda yaşamını yitiren 35 kişiyi anarak ve ailelerine baş sağlığı dileyerek başladı. AKP Hükümetinin, halkın en demokratik talepleri karşısında bile şiddet uyguladığını kaydeden Nevzat, “Hükümet, Kobanê katliamına karşı sesini yükselten ve direnişe destek sunarak insan olmanın gereğini yerine getiren halkımızın bugüne gelmesinin bu durumda olmasının nedenidir” dedi.


'Barış sevenler olarak sesimiz çıktığı kadar bağırdık'


Nevzat’ın ardından konuşan Ağrı Belediye Eş Başkanı Sırrı Sakık ise, önemli bir süreçten geçildiğini hatırlatarak, son üç gün içinde 35 insanın toprağa gömüldüğünü ve bu canların kendi bedenlerinde birer parça olduğunu söyledi. Sırrı, “Egemenler geçmişten bugüne kadar aynı politikalarını hep uyguladılar. Oysaki biz, bu ülkedeki barış sevenler sesimiz çıktığı kadar bağırdık. Kobanê’de halkımıza karşı zulüm politikaları uygulanırsa, bir halk orada bir katliama karşı karşıya kalırsa, bu topraklarda yaşayan Kürt, Türk, Türkmen kimse sessiz kalamaz” açıklamalarında bulunan Sırrı, yaşanan katliamlar karşısında sokaklarda ve alanlarda olduklarının altını çizdi. Kobanê’de insanların katledilmesine sessiz kalamayacaklarına işaret eden Sırrı, “Ama biz alanlara çıkarak sesimizi yükselttiğimizde yine bilinmeyen bir el sokakları tetikledi. Sokakları cehenneme çevirdiler. Oysa biz mağdur bir halkın çocuklarıyız. Mağdur olan insanlar asla kimseyi mağdur etmemelidir” ifadelerini kullandı.


’12 Eylül’de toprağa gömülen satırlar çıkarıldı’


Sırrı, mağdurların birleşerek zalimlere karşı bir set oluşturması gerektiğini belirterek, bu topraklarda Türkler kimlikleri ile nasıl yaşıyorsa Kürtlerin de kendi kimlikleri ile yaşaması gerektiğini vurguladı. Açıklamasının devamında Sırrı, “Taleplerimiz bu kadar haklıyken, Kürt özgürlük hareketi bu kadar haklı bir noktadayken Kürtleri haksız bir noktaya düşürmeye kimsenin hakkı yoktur” sözlerine yer verdi. 7’den 70’e herkesin Kürt halkına, Kürt ulusal hareketine, temsilcilerine kulak vereceğine dikkat çeken Sırrı, “Onlar şiddetten yeni bir hayat yaratmak istiyorlar. Oysa biz diyoruz ki, şiddetten bir hayat çıkmaz. Şiddetten kan ve gözyaşı çıkar. Şiddetten dolayı dün 35 insanımız yaşamını yitirdi. O faşist çetelerin 12 Eylül öncesinde toprağa gömdükleri satırlarını, silahlarını  yeniden toprağın altında çıkararak mazlum halka saldırdıklarını gördük. Biz bunları tanıyoruz. Ağa babalarını tanıyoruz. Bunların hepsi bugün kravatlılar. Ama geçmişte devletin arşivlerinde bulunan silahlarda hepsinin parmağı var” açıklamalarında bulundu.


‘Çeteleri toprağa gömmek hepimizin boynunun borcudur’


“Barış, demokrasi ve özgürlük için sesimizi Türkiye’ye yaymalıyız” diyen Sırrı, “Türkiye’deki bütün halkları bu sürece dahil etmeye çalışmalıyız. Allah önünde diyorum ki, hepimiz IŞİD çetelerinden hesap soracağız. Nasıl ki Maxmur ve Şengal’ de mazlum bir halkı yok edip çalışmışlarsa, Kürt özgürlük hareketi onları nasıl toprağa gömdüyse, nasıl Türkmenlere saldırı olduysa ve Kürt özgürlük hareketi gidip Türkmenlere karşı göğsünü siper ettiyse, bugün Kobanê’de de o çeteleri  yok etmek, onları toprağa gömmek hepimizin boynunun borcudur. Biz Ağrı’dan Kobanê’deki direnişi selamlıyoruz” şeklinde konuştu.


(bs/gk)