Cumartesi Anneleri Vicdani Retçilerle Kobanê'ye dikkat çekti
13:55
JINHA
İSTANBUL- Cumartesi Anneleri, 498'inci haftada bir araya gelerek, 1997 yılında, Diyarbakır'da gözaltında kaybedilen Yusuf Nergis'in akıbetini sordu. Cumartesi Anneleri eylemcilerinden Sezamiz Horuz, 'Demokratik Ortadoğu Mümkün' umudunu yeşerten Kürtleri, vahşi IŞİD çetelerinden daha büyük bir tehdit olarak gören devlet aklının Türkiye'de demokratikleşmeyi imkansızlaştırdığını söyledi.
Kaybedilen yakınlarının akıbetlerinin araştırılması ve faillerin bulunması talebiyle her hafta gerçekleştirdikleri adalet arayışlarının 498'inci haftasında Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi. "Failler belli, kayıplar nerede" yazılı pankart açan kayıp yakınları, ellerinde kaybedilen yakınlarının fotoğrafları ile kırmızı karanfiller taşıdı. Anneler bu haftaki eylemde 30 Eylül 1997 yılında gözaltında kaybedilen Yusuf Nergis'in akıbetini sordu. Bu haftaki eyleme Avrupa Vicdani Ret Bürosu üyeleri destekte bulundu. Eylemde konuşan Cumartesi Annelerinden Hanım Tosun, başka insanların kendileri gibi acı çekmemeleri için burada olduklarını söyleyerek, "Failler bulunana kadar burada olacağız. Herkesin bu dünyada yaşama hakkı var. Kobanê halkı yalnız değildir. Gidin o halkı görün o zaman insanlıktan bahsedin" diyerek Kobanê'de yaşanan saldırılara dikkat çekti.
'Egemenlerin sokak infazlarını karşı tavır alınmalı'
Gözaltında kaybedilen Hasan Ocak'ın ağabeyi Ali Ocak ise egemenlerin Cumartesi Annelerinin haykırmalarını dikkate almadığını belirterek, "Bizler kayıpların son bulması için buradayız. Başbakan Bingöl'deki olayı bahane ederek 'cezalandırdık' diyor. Egemenler sokak infazlarını savunuyor. İnsanlar buna karşı tavır almalı" diye konuştu.
'Cumartesi Annelerinin mücadelesi cesaret everici'
Avrupa Vicdani Ret Bürosu'ndan Carla Goffi ise, Avrupa'nın güneyinde, demokrasinin olmadığı bu şiddet ortamında Cumartesi Annelerinin mücadelesinin cesaret verici olduğunu vurgulayarak, "Geliştirmekte olduğunuz barışçıl eylemlerinizin, bizlerin 60'larda, 70'lerde erkeklerin orduya katılmayı reddetme hakkını elde etmek üzere başarılı bir biçimde sürdürdüğümüz mücadele gibi devam edeceğine inanıyoruz" dedi.
'Kimlik kontrolünde karakola götürüldü, gözaltına alındığı inkar edildi'
Cumartesi insanlarından Sezamiz Horuz, kaybedilişinin 17. Yılında Yusuf Nergiz'in akıbetini sormak için bu hafta bir araya geldiklerini söyleyerek, "Yusuf Nergiz, Diyarbakır Ofis semtinde ikamet ediyordu. 30 Eylül 1997 yılında köydeki evinin askerler tarafından basılması sonucu gözaltına alınarak Kulp Merkez Jandarma Komutanlığı'na götürüldü. Sorgudan sonra 3 Ekim'de serbest bırakıldı. Eşini arayarak olanları anlattı. Ardından Diyarbakır'a gitmek üzere 21 AR 474 plakalı minibüse bindi. Eve gelmeyince ailesi onu aramaya başladı. Eşi aynı minibüste olduğunu öğrendiği Alaaddin Şahin adlı korucuya ulaştı. Korucuda yolda kimlik kontrolü sırasında Yusuf Nergiz'in araçtan indirilerek Zeyrek Jandarma Karakolu'na götürüldüğünü söyledi" dedi.
Nergiz'in ailesinin tüm mercilere başvurduğunu söyleyen Sezamiz, "Tüm yasal girişimlerde bulunulmasına rağmen Yusuf'un gözaltına alındığı inkar edildi, kendisinden bir daha haber alınamadı" diye konuştu.
(dk/zd)

