‘Türkiye sonu belli olmayan bir savaşa sürüklenmek isteniyor’
09:41
Zehra Doğan / JINHA
İSTANBUL - Türkiye’yi saran Kobanê eylemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP İstanbul Başkan Yardımcısı Hatice Almaca, “Kürt halkını yerinden yurdundan etmek isteyen eli kanlı bir terör örgütü IŞİD’in sınır komşumuz olmasına engel olacağız, mesele bu kadar net. İktidarın tek amacı ise Türkiye’yi sonu belli olmayan kirli bir savaşa sürüklemek. Bunu görmek ve buna karşı durmak barıştan ve demokrasiden yana olan her yurttaşımızın görevidir” dedi.
IŞİD çetelerinin Kobanê ‘ye yönelik saldırılarını ve halkın protestolarını değerlendiren CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Hatice Almaca, eylemlerin IŞİD saldırılarına karşı AKP yönetiminin tepkisizliğinden dolayı gerçekleştiğini söyledi. Kobanê’de onurlu bir direnişin olduğunu belirten Hatice, geçtiğimiz günlerde Kobanê’de IŞİD zulmüne karşı kendi hayatını feda eden Arin Mirkan’a dikkat çekerek, “Bu olayı çok iyi değerlendirmeliyiz. Bu direniş, ulusal savunmadan da çok öte bir şey” diye belirtti. Yaşanan saldırılar karşısında AKP hükümetinin duyarsızlığının Türkiye’de tepkilere neden olduğunu kaydeden Hatice, “Türkmenleri, Êzidîleri, Kürtleri hedef alan bu terör vahşetini doğuran sebeplerden biri AKP iktidarıdır. Adana’da yakalanan MİT TIR’larında Suriye’ye silah ve mühimmat taşındığını biliyoruz. Bu gerçeği ortaya çıkaran savcıları görev yerinden eden, TIR’larda silah taşındığını haber yapan gazetecileri kovduran ve bu davalara yayın yasağı getiren de mevcut hükümetten başkası değil. Böyle bir durumda Kobanê’deki vahşete tepki gösteren halkın AKP’yi sorumlu tutması da doğal. Ancak birçok kentteki demokratik toplumsal eylemlerin yerini son günlerde provokatif şiddet eylemlerine bıraktı. Kobanê ile dayanışmak isteyen halkların demokratik mücadelesini gölgelemek isteyen bu şiddet olayları apaçık bir provokasyon. Kobanê’deki direnişe karşı toplumsal dayanışma ruhuna zarar veren bu provokatif olayları tasvip etmiyorum” diye belirtti.
‘Eylemler provokasyona dönüşmemeli’
Türkiye’de onlarca insanın yaşamını yitirdiği olayların provokatif eylemlerle gölgelenmemesi gerektiğinin altını çizen Hatice, “Ülkemizde halkların dayanışmasına zarar veren provokatif eylemlerin karşısında durmalıyız. Şu an bölgede yaşanan sokak olayları Türkiye gündemi açısından Kobanê direnişini gölgeleyen bir hale bürünmüş durumda. Etnik, dini veya mezhepsel çatışmayı doğurabilecek bu eylemlere karşı halkların sağduyulu bir şekilde Kobanê ile dayanışma için demokratik eylemlere ağırlık vermesi gerekiyor” diye konuştu.
‘İktidar gerginliği tırmandırıyor’
Bölgede gerçekleşen sokağa çıkma yasağına da değinen Hatice, “Olağanüstü hal benzeri uygulamalara geri dönülmesini ise, iktidarın gerginliği tırmandıran bir adımı olarak değerlendirmek lazım. Sokağa çıkma yasağının getirildiği 90’lı yıllarda hayatını kaybeden binlerce insanın faili hala meçhul. Bu karanlık maziye geri dönmemek adına iktidarın üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerekir. İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın ‘Şiddet misliyle karşılık bulur’ açıklaması, son derece fütursuzca söylenmiş cahilce bir çıkıştır. Bu ortamda siyasetin ve sivil toplum kuruluşlarının demokratik bir toplumsal dayanışmayı sağlayacak, şiddeti son bulduracak açıklamalarına ihtiyacımız var” dedi.
‘CHP’ye saldırı provokasyondur’
İstanbul’da gerçekleşen Kobanê eylemleri sırasında Esenyurt ve Esenler ilçelerinde CHP parti binalarına dönük gerçekleşen saldırıları hatırlatan Hatice, “Partimizin binalarına yönelik saldırılar meydana geldi. Esenyurt’ta Mustafa Kemal Atatürk’ün heykeli ateşe verildi. Bu saldırılar apaçık provokasyondur. Bunu yapanların Kobanê’deki vahşete karşı Kürt halkıyla dayanışmak isteyenler tarafından yapıldığını düşünmek akla mantığa sığmaz. Gerek İstanbul’da gerekse de Türkiye’nin farklı kentlerinde yapılan benzer saldırıları yapanların amacı toplumsal dayanışmayı kırmaktan başka bir şey değil. Kobanê ile dayanışmak nasıl insani bir tavır ise; protesto adı altında şiddet sarmalı yaratmak isteyenlerin tam karşısında olmak o kadar insanidir” diye konuştu.
‘CHP olarak HDP’ye yapılan saldırılara karşıyız’
“CHP, demokratik haklarını kullanarak eylem yapan yurttaşların arasına sızan provokatörlerin tüm siyasi partilere ve kamu kurumlarına yönelik saldırılarının karşısındadır” diyen Hatice bugün HDP’ye yarın MHP’ye veya AKP’ye yönelik şiddete dayalı yapılan bir saldırının karşısında olmak, demokratik toplum özleminin gereği olduğunu ifade etti. Hatice, “CHP olarak bu konuda tavrımız net. Şiddeti barındırmayan her protesto anayasal bir haktır ve engellenemez. Çözüm süreciyle ilgili ise Kürt halkının AKP’nin ikiyüzlülüğüne karşı demokrasiyi birlikte inşa etmeye çağırıyoruz. Kobanê’deki vahşete karşı oluşturduğumuz toplumsal duyarlılık gelecekte birçok sorununda çözümüne ışık tutacaktır” dedi.
‘Amaç Türkiye’yi sonu belli olmayan kirli savaşa sürüklemek’
Hatice, konuşmasının devamında şunlara yer verdi: “AKP hükümeti, önce terör örgütü militanlarının neden ülkemizde tedavi edildiğini, neden ülkemize elini kolunu sallaya sallaya giriş çıkış yaptığını açıklasın. Terör örgütlerine silah ve mühimmat yardımı yapılmadığını savunuyorlarsa Adana’da durdurulan TIR’larla ilgili başlatılan soruşturmadaki yayın yasağı neden var? O soruşturmayı başlatan savcılar neden görevden alındı? Soruşturmanın içeriğiyle ilgili haber yapan gazeteciler neden birer birer işlerini kaybetti? IŞİD’in rehin aldığı 49 vatandaşımıza karşılık terör örgütüne ne verdik? Bunların bir cevabını alabildiğimize şahit oldunuz mu, tabi ki hayır. Suriye topraklarını dizayn etmek AKP hükümetinin asıl amacı. Ama Türkiye’nin amacı komşu ülkelerinin toprak bütünlüklerini düzenlemek olamaz, olmamalıdır. Genel Başkanımız Kobanê ile ilgili bir tezkere çıkarılmasını teklif etti. Bu noktada mutabakata varılırsa Kürt halkını yerinden yurdundan etmek isteyen eli kanlı bir terör örgütü IŞİD’in sınır komşumuz olmasına engel olacağız, mesele bu kadar net. AKP’nin amacı, IŞİD terörüyle karşı karşıya bulunan Kürtler, Türkmenler, Êzidîler veya Araplar değil. İktidarın tek amacı Türkiye’yi sonu belli olmayan kirli savaşa sürüklemek. Bunu görmek ve buna karşı durmak barıştan ve demokrasiden yana olan her yurttaşımızın görevi.”
(zd/mg)

