‘Onur Yaser ve Hatice Can’larımız için adalet istiyoruz!’

12:50

 


JINHA


İSTANBUL – İstanbul’da 2010 yılında gördüğü polis işkencesi sonrasında yaşamına son veren Onur Yaser Can ve oğlu için verdiği hukuk mücadelesi boyunca maruz kaldığı devlet şiddeti ve hukuk ihlallerine dayanamayarak Mart 2014’de yaşamına son veren Hatice Can için adalet arayışı süreci devam ediyor. Onur Yaser ve Hatice Can’larımız için Adalet Platformu, 21 Ekim’de Çağlayan Adliyesi’nde işkenceci polislerin  evrakta sahtecilik suçundan yargılanacağı duruşmaya katılım çağrısında bulundu.


İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde gördüğü kötü muamele ve işkence sonucu yaşamına son veren Ortadoğu Teknik Üniversitesi Mezunu Onur Can ve 3,5 yıllık adalet arayışının ardından oğlunun acısına dayanamayıp yaşamına son veren Hatice Can için, "Onur Yaser ve Hatice Can’larımız için Adalet Platformu" 21 Ekim saat 11.30 da mücadeleye destek olmak amacıyla Çağlayan Adliyesi'nde işkenceci polislerin  evrakta sahtecilik suçundan yargılanacağı duruşmaya katılım çağrısında bulundu.


'Polis devletini Gezi Direnişi'nden ve Kobané eylemlerinden tanıyoruz'


Platform adına yapılan çağrıda, ODTÜ Mimarlık bölümü mezunu, ressam, müzisyen, dalış sporcusu Onur Yaser Can'ın Haziran ayında esrar alırken teknik telefon dinlemesine takıldığı ve İEM Narkotik Şube'de iki ayrı polis ekibi tarafından işkenceye, cinsel tacize maruz bırakılması sonucu yaşamına son verdiği hatırlatıldı. Onur Yaser'in işkence sürecine katılan iki narkotik polisinin yargılanacağı davaya çağrı yapan platform,"İçinde yaşadığımız polis devletinde, güvenlik güçlerinin huzur ve güvenliği sağlamak yerine pek çok gence baskı ve şiddet uyguladığını 12 Eylül’den, Gezi Direnişi’nden ve son olarak Kobanê eylemlerinden çok iyi biliyoruz" sözlerine yer verdi.


‘Onur hukuk dışı uygulamalarla gözaltına alındı’


"İşkenceye sıfır tolerans diyenlerin de Onur Yaser’i karakolda nasıl bir travmaya maruz bıraktıklarını ne yazık ki, berraklıkla görüyoruz" denilen açıklamada,  Onur Yaser'in hukuk dışı muameleye uğradığının altı çizilerek "Onur Yaser’i yakalayan polisler yasal bir zorunluluk olmasına rağmen, kendisini yakaladıklarını ne o günün Beyoğlu Nöbetçi Savcısı’na, ne de CMK 250. Madde kapsamında yürütülen uyuşturucu operasyonundan sorumlu savcılara haber verdiler. Anayasal bir hak olmasına rağmen sözde imzası alınarak biz yakınlarına haber verilmedi" ifadeleri kullanıldı.


Onur'un ve annesi Hatice'nin ölümü sıradan bir intihar vakası değildir


Onur Yaser Can ve oğlunun ardından sürdürdüğü adalet arayışında çaresiz bırakılarak yaşamına son veren anne Hatice Can 'ın ölümlerinin sıradan bir intihar vakası olmadığına dikkat çekilen açıklamada, "Her ikisi de devlet baskısı ve polis şiddetinin bizzat sonucudur. Bizler, akıl almaz hukuk dışı uygulamalara, polisin rahatça delil karartabilmesine, bilgi edinme hakkımızın yok sayılmasına, yargılamayı yapan ve itirazlarımızı dikkate almayan, takipsizlik kararlarına itiraz ettiğimizde itirazlarımızı reddeden yargıçlara rağmen adalet mücadelemizi sürdürüyoruz" sözlerine yer verildi.  


'Gün direnme ve birlikte umudu yeşertme günüdür'


"İşkenceye, zulme, eşitsizliğe ve adaletsizliğe karşı hep birlikte direnmenin vaktidir" denilen açıklamada, "Onur Yaser Can ve Hatice Can için sürdürdüğümüz adalet mücadelesi, Cumartesi Anneleri’nin, Barış Anneleri'nin, Gezi Direnişi’nin ve hala devam eden Kobanê Direnişi’nin tüm baskılara ve zulme inat çoğalttığı insanlık umuduna ortaktır ve yalnız bırakılmamalıdır" denildi.


(ed/mg)