Devrimci Tekstil İşçileri Sendikası Girişimi çalışmalarına başladı
16:19
JINHA
İSTANBUL – Devrimci Tekstil İşçileri Sendikası Girişimi, kuruluş çalışmalarını deklare etti. Kuruluş bildirgesinde Greif işçilerinin direnişi ele alınarak, direnişin ortaya koyduğu taleplerin işçi sınıfının bütününü ilgilendirdiği belirtilirken, gerçekleştirilen basın toplantısının ardından Galatasaray Lisesi önünde yapılan açıklamada da Kobanê’ye yönelik saldırılar kınandı. İşçiler, “IŞİD emperyalizmin kendisidir” dedi.
Aralarında Greif işçilerinin de bulunduğu birçok tekstil çalışanı, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Makine Mühendisleri Odası’nda yaptıkları bir basın toplantısı ile Devrimci Tekstil İşçileri Sendikası Girişimi çalışmalarının başlangıcını ilan etti. “Devrimci tekstil işçileri sendikası kuruluyor devrimci sınıf sendikası için ileri” pankartı önünde bir araya gelen işçiler, açıklamalarını gerçekleştirmeden önce devrim ve demokrasi mücadelesinde hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulundu.
‘Türk sermaye devleti kirli savaşın aktörüdür’
Devrimci Tekstil İşçileri Sendikası Girişimi adına kuruluş ilanını okuyan Engin Yılgın, bugün başta Ortadoğu olmak üzere dünyanın birçok yerinde emperyalist saldırıların savaşların ve işgallerin yaşanmakta olduğuna dikkat çekerek, “Etnik dini ve mezhepsel çatışmalar bizzat emperyalistler ve işbirlikçileri tarafından körüklenmektedir. Türk sermaye devleti de bu kirli saldırıların önemli bir aktörüdür” dedi. Engin, Irak ve Suriye’de yaşananlara bakmanın bu gerçekliği görmeye yettiğini belirterek, “Sermaye hükümeti AKP, izlediği dış politikayla emperyalistlere göbekten bağlılığının gereği kardeş halklara karşı yürütülen kirli savaş ve katliamların baş aktörlüğünü yapmaktadır” diye konuştu. İçerisinden geçilen dönemde dünya genelinde kuralsız, esnek, taşeron çalışma biçimlerinin yaşamın bütününe hakim kılındığına işaret eden Engin, kölece çalışma ve yaşam koşullarının egemen hale getirilmeye çalışıldığını ifade etti.
‘Greif direnişi devrimci sınıf sendikacılığının en güçlü adımıdır’
Engin, “Greif direnişi sınıf mücadelesinde yeni bir sürecin, devrimci sınıf sendikacılığı anlayışının en güçlü adımı olarak yaşanmıştır. Örgütlenme sürecinden taban inisiyatifine dayalı işçi iradesini, ortaya koyduğu taleplerin sınıfın bütününü ilgilendiren yakıcılığından bu talepleri kazanmak için ortaya konuşan işgal iradesine kadar birçok yönüyle yeni dönemin nasıl ilerlemesi gerektiğini göstermiştir” diyerek yeni bir devrimci sendikanın gerekliliğini vurguladı.
Sendika Girişimi’nden Kobanê saldırılarına protesto
Devrimci Tekstil İşçileri Sendikası Girişimi, kuruluş çalışmalarını ilan ettiği basın toplantısının ardından Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Burada Kobanê’de yaşanan IŞİD saldırıları ve AKP Hükümetinin IŞİD destekçisi politikalarını protesto etmek isteyen işçiler polisle kısa süreli bir gerginlik yaşadı. Gerginliğin ardından bir araya gelen işçiler, “Kobanê halkı yalnız değildir emperyalizme ve gericiliğe karşı mücadeleye” pankartını açarak sık sık “İşçilerin birliği sermayeye yenecek”, “Bijî berxwedana Kobanê” sloganlarını attı. Sendika Girişimi adına basın açıklamasını okuyan Emel Özyön, “emperyalistlerin ve başta Türk devletinin beslediği ve büyüttüğü IŞİD çetesinin” Türkiye’nin yanı başında gerici bir odak olarak öne çıkarttığına dikkat çekerek emperyalizmin çıkarları doğrultusunda bölgeyi yeniden düzenlemenin temel araçlarından birisi haline geldiğini belirtti.
‘Düşmanımız emperyalistler ve işbirlikçilerdir’
IŞİD’in emperyalizmin kendisi olduğunu söyleyen Emel, açıklamanın devamında şunlara dikkat çekti:
“Düşmanımız emperyalistler ve onların işbirlikçileridir. Emperyalistlerin halklara yönelttiği savaş ve saldırılara sermaye devletinin AKP Hükümeti eliyle gerçekleştirdiği işbirlikçi politikalara bu ülkede Türk, Kürt, Ermeni, Arap ve daha birçok milletten işçi ve emekçilere dayatılan kölece çalışmalara ve yaşam koşullarına karşı ‘işçilerin birliği halkların kardeşliği’ şiarını yükseltmek zorunluluktur.”
(dk-mt/gk)

