Eren Keskin: Gerçekleri yazmaya devam edeceğiz

13:44

JINHA


İSTANBUL- Azadiya Welat gazetesi çalışanı Kadri Bağdu’nun katledilmesine ilişkin, özgür basın çalışanları basın açıklaması gerçekleştirerek, katliamı protesto etti. Özgür Gündem Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Eren Keskin, özgür basın çalışanları olarak katillerin ve azmettiricisi olan AKP’nin gözlerinin içine baka baka gerçekleri yazmaya ve haykırmaya devam edeceğiz” dedi.


Azadiya Welat gazetesi dağıtım çalışanı Kadri Bağdu’nun dün Adana’da katledilmesi İstanbul’da özgür basın çalışanları tarafından yapılan basın açıklamasıyla protesto edildi. Özgür Gündem Gazetesi önünde yapılan açıklamaya, Özgür Gündem, JINHA, Azadiya Welat, DİHA, Demokratik Modernite ve Özgür Halk’ın yanı sıra, çok sayıda gazete ve sendika temsilcileri, siyasi parti yöneticileri ve sanatçılar katılım gösterdi. Açıklamada, “Ne IŞİD ne AKP vahşeti özgür basın susturulamaz” pankartı açılarak, sık sık, “Özgür basın susturulamaz” ve “ Şehit namirin” sloganları atıldı. Açıklamada konuşan Özgür Gündem Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Eren Keskin, olayların başlangıç sürecinde hizbul-kontra olarak bölgede tanınan güçlerin özgür basını hedef alarak, öldürme kastıyla dört muhabiri yaraladıklarını söyledi.


‘AKP’nin gözlerinin içine bakarak gerçekleri yazacağız’


Özgür basın çalışanlarının asit kuyularında erime, sokak ortasında öldürülme, faili meçhullerde kaybolma ve tutuklama pahasına ölümden kaçmadıklarını ifade eden Eren, bir kez daha katillerin ve onların azmettiricisi AKP’nin gözlerinin içine baka baka, gerçekleri yazmaya ve haykırmaya devam edeceklerini vurguladı. Eren, “Apê Musa, Gurbetelli Ersöz, Hrant Dink, Metin Göktepe, Deniz Fırat ve onlarca basın şehidiyle özgür ve muhalif basının soylu mirasına sahip çıktık. Bu güne kadar 78 gazeteci arkadaşımız katledildiği halde bir adım geriye atmadık. Bugünde bu mirası büyüterek özgür basınla özgür topluma ulaşana kadar mücadelemizden asla taviz vermeyeceğiz” açıklamasında bulundu.


‘Şeffaf bir ülke için failler ortaya çıksın’


Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto, bütün bu faillerin ortaya çıkarılması gerektiğine dikkat çekerek, “Eğer şeffaf demokratik bir ülke olmak istiyorsak bu failleri ortaya çıkarmamız gerekiyor. Hükümet failleri bulmak için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeli” değerlendirmesinde bulundu. Bugüne kadar özgür basın çalışanlarının birçok bedel ödediğine işaret eden Turgay, Azadiya Welat gazetesinin bunlardan birisi olduğunu yıllarca cezaevlerinde kaldıklarını ve katledildiklerini dile getirdi.


‘Katillerinden hesap sorulması bizimde sorumluluğumuzdur’


DİSK Basın-İş Sendikası üyelerinden gazeteci-yazar Ayşe Düzkan, “Barış süreci diyebildiğimiz yolculuk 90’larda başlayan çok iyi tanıdığımız kontrgerilla yöntemlerin tekrar hayata geçmesiyle devam ediyor. Özgür Gündem ve Azadiya Welat gazeteleri halkın haber alma özgürlüğünü sağlayan buna sahip çıkan Kürt halkının anadilde yayın alma hakkına sahip çıkan bizim için çok önemli olan bir deneyimin parçasıdır. Kadri Bağdu’nun katillerinden hesap sorulması DİSK Basın- İş Sendikası olarak bizim de sorumluluğumuzdadır” diye konuştu.


‘Öfkeliyiz’


Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, yaptığı konuşmasında basın camiası olarak oldukça öfkeli olduklarını belirterek “Bu cinayetlere 90’lı yıllarda meslektaşlarımız tanık oldu. Tekrar aynı ortamı yaşamak oldukça ağır geliyor. 90’lı yıllardaki cezasızlık dönemine girilmemesini umuyorum” dedi.


‘Katledilenlerin hesabı ne zaman sorulacak?’


Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Sekreteri Mustafa Kuleli ise, bunca yıldır Türkiye’de gerçekleri yazmak isteyen gazetecilerin dayak yediğini saldırıya uğradığını ve katledildiğini söyleyerek, “Soruyorum, katledilen arkadaşlarımızın ardından yaptığımız basın açıklamalarında hesabını soracağız diyoruz. Peki gerçekten, hesabını ne zaman soracağız” diye belirtti. Türk gazetecilerin başına herhangi bir olay geldiğinde Türk medyasının yaşanan duruma hassasiyet gösterdiğini kaydeden Mustafa, “Aynı hassasiyet Kürt gazeteciler katledildiğinde neden gösterilmiyor” diye kaydetti.


Son zamanlarda Kürtlerle Türkler arasında duygusal kopuşun önemine değinen Mustafa, halklar arasında duygu birliği eylem birliği yapılmasının şart olduğunu dile getirerek, bu kaderi değiştirmek için mücadele edeceklerinin altını çizdi.


(ekip/mg)