Sarah Deer kazandığı bursu şiddet araştırmalarında kullanacak
09:04
Caroline Mckusick-Zehra Doğan/JINHA
CALİFORNİA - Kadına karşı şiddet üzerine çalışmalarından dolayı dünyanın en önemli burslarından olan 625 bin dolarlık MacArthur Dahi Bursu'nu kazanan yerli Amerikalı avukat Sarah Deer, kazandığı bursun tümünü şiddete maruz kalan yerli Amerikalı kadınların yaşadığı cinsel şiddet konulu araştırmalarında kullanacak.
Dünya çapında başvurular alan ABD'nin MacArthur Dahi Bursu'nu bu yıl yerli Amerikalı Muscogee kabilesinden avukat Sarah Deer aldı. Yerli kabile halklarının yaşadığı cinsel şiddete yönelik çalışmalarından dolayı bursu kazanan Sarah, çalışmalarına daha kapsamlı bir şekilde devam etme talebiyle MacArhur Dahi Bursu'na başvurmuştu. Amerika'da en çok cinsel şiddete uğrayan kadınların yerli kabile halklarından olduğunu söyleyen Sarah, Amerika'nın mevcut savunma politikalarının yerli kabile halklarını kapsamadığından dolayı cinsel suçların yaşandığını belirtti.
'Cinsel suçları yerli olmayan erkekler işliyor'
Amerika'daki kabile hükümetlerin yetkisinin ABD devleti tarafından kısıtlandığını ifade eden Sarah, "Verilen mahkeme kararları, yurttaşların dava açma haklarını dahi kısıtlıyor. Dolayısıyla bir kabilenin, bir eyalet hükümeti kadar dahi yetkisi yok. Bu nedenle kabile bir nüfusu savunamaz hale geliyor. Bir nüfusu savunmadığınızda da ortaya tecavüz, istismar, taciz gibi birçok şiddet boyutu çıkar" dedi. Sarah, ABD Adalet Bakanlığı'nın öne sürdüğü yerli kadınlara karşı cinsel suçların üçte birinin yerli olmayan bir erkek tarafından işlendiği belirlemesinin yanlış olduğunu ifade ederek, " Yerli kabile halkları olarak araştırmalarımızın sonucunda yerli kabile halkı olan kadınlara cinsel şiddette bulunanların neredeyse yüzde 90'nının yerli halktan olmayan Amerikalılar tarafından uygulandığını belirledik. Fakat hükümet bu suçu işleyenlerin sadece üçte birinin yerli olmayan erkekler olduğunu söylüyor. Bu belirleme kesinlikle yanlış" sözlerini ifade etti.
'Kabileler tecavüz suçlarına karşı duyarlı olsun'
2004'ün "Yerli Bir Tecavüz Hukuk Bilimine Doğru" gibi akademik makaleleri yazdığını söyleyen Sarah, "Makalelerimde Amerika geleneklerinde tecavüze karşı güçlü bir şekilde duyarlılığın olduğundan dolayı yerli kabile halklarının sömürgeleştirilme sürecinde tecavüzün önemli bir rol oynadığını sıkça belirtiyorum. Sömürgeciler bu duyarlılığı kullanarak tecavüz politikalarıyla kabillere saldırdı. Yerli kabile halklarından kadınların atalarına bağlılığı, inancı ve sözlü bir gelenekten gelen yaşam boyutu vardır. Bu özellikler, sömürge döneminde tecavüz saldırılarıyla yok edilmek istendi. Tüm bu politikaların boşa çıkarılması için kabileler çok mücadele verdi. Mücadeleye devam etmek gerek" dedi.
'Kabile halkının yaşadığı hukuksuzluğa dikkat çektik'
Sarah, yerli Amerikalı kadınların yaşadığı şiddetin görünmez haline dikkat çekerek, "Bence sıradan Amerikalı kadınlar yerli kabile halklarından olan kadınlardan daha az cinsel şiddete maruz kalıyor. Çünkü yerli kabileler üzerinde cinsel suç bir politika olarak yürütüldü ve yürütülüyor. Fakat bu şiddet Amerika'da görünmüyor. 2005'te Uluslararası Af Örgütü bu soruna uluslararası insan hakları çerçevesinde yaklaşmaya çalıştı. Ben de onlarla beraber çalışarak buradaki yüksek suç oranına dikkat çekmeye çalıştık. Alaska'da, South Dakota'da kabile toplumlarına gidip mağdurların hukuk sistemiyle tecrübeleri üzerine konuştuk, röportaj yaptık. Topladığımız tüm bilgileri insan hakları çerçevesinde kamuoyuyla paylaştık. Konuya ilişkin medya demeç verip medyanın dikkatini kabile halklarının yaşadığı tecavüz şiddetine dikkat çekmeye çalıştık" diye konuştu.
Bursunu şiddet gören kadınlar için harcayacak
Sarah, son olarak kazandığı 625 bin dolarlık bursun tümünü, şiddete maruz kalan yerli Amerikalı kadınların yaşadığı cinsel şiddet konulu araştırmalara harcayacağını söyledi. Sarah Deer'in yaptığı araştırmaları "Adaletsizlik Labirenti" adlı 2007 Uluslararası Af Örgütü raporundan ulaşabilirsiniz.
(zd/mg)

