Denge Denetleme Ağı: Diyalog ve müzakereye çağırıyoruz
11:31
JINHA
HABER MERKEZİ - Denge Denetleme Ağı, çözüm sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için her kesimin duyarlık göstermesi gerektiğini belirterek, Kobanê halkı konusunda da gerekli duyarlılığın gösterilmesi çağrısında bulundu.
Denge ve Denetleme Ağı, IŞİD çetelerinin Kobanê'ye yönelik saldırılarının protesto edildiği eylemlerde 35 insanın hayatını kaybetmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Ölümlerin üzüntüyle karşılandığı belirtilen açıklamada, "Aynı sınırı paylaştığımız Kobanê ve komşu ülkelerde yaşanan bölgesel ve çok boyutlu olaylar ülkemizi de etkilemektedir. Çatışma ortamının bir an önce durdurulması, toplumun huzur ve güvene kavuşması için, bütün siyasi aktörler, kanaat önderleri ve karar vericiler, toplumu sağduyuya ve uzlaşıya çağırmalıdır. Kriz dönemlerinde, devlet başta olmak üzere bütün siyasi partilerin, yapıcı bir dil kullanarak, vatandaşlar için güven ortamını yeniden tesis etmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu noktada medyaya da özel bir sorumluluk düşmektedir. Medya tarafsız haberler ile kamuoyunu doğru bilgilendirmelidir" denildi.
'Çözüm süreci ve demokratikleşme bir bütün olarak ele alınmalı'
Demokratikleşme, özgürlük, eşitlik, hukukun üstünlüğü ve azınlık hakları da dahil olmak üzere, insan haklarına saygıyı garanti altına alacak, kuvvetler ayrılığı ve güçlü bir denge ve denetleme sisteminin sağlanmasıyla mümkün olduğunun vurgusunun yapıldığı açıklamada, "Bu doğrultuda çözüm süreci ve demokratikleşmenin sağlanabilmesi için yeni ve sivil bir Anayasa'nın şart olduğunu düşünüyoruz. 2014 Avrupa Birliği Türkiye İlerleme Raporunda'da belirtildiği gibi, Venedik Komisyonu'yla da etkin bir istişare yürütülerek, demokratik, çoğulcu ve kapsayıcı bir Anayasa yapım süreci yürütülmelidir" ifadeleri kaydedildi.
'Çözüm Süreci Devam Etmeli, Somut Adımlar Atılmalıdır'
Kamuoyunun çözüm süreci ve yol haritasının ne olduğunu bilmediğinin belirtildiği açıklamada, sürece ilişkin yol haritası, şeffaflık ilkesi gereğince kamuoyuyla paylaşılması, somut bir takvime dayandırılması gerektiği vurgulandı. TBMM'nin sürece dahil edilmesi gerektiği ve sivil toplum kuruluşlarının da kolaylaştırıcı rol oynaması gerekliliğine dikkat çekilen açıklamada, "Bununla birlikte, ülkemizdeki farklı dillerin ve kültürlerin korunması için kamu kaynağı ve yetkisi adil bir şekilde kullanılmalıdır. Hesap verebilirlik ve şeffaflık ilkeleri gereği, kullanılan kaynaklarla ilgili kamuoyu düzenli olarak bilgilendirilmelidir. Ademi merkeziyetçilik ilkesi ve Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı da güçlü bir şekilde hayata geçirilmelidir" denildi.
'Kadınların rolü artırılmalıdır'
Açıklamanın devamında, BM'nin 1325 sayılı kararına işaret edilerek, "Kararda, barış ve güvenliğin korunması ve geliştirilmesine yönelik çabalara kadınların tam olarak dahil edilmesi ve çatışmaların önlenmesi ve çözümlenmesiyle ilgili kararların alınmasında, kadınların rollerinin arttırılması gerektiği vurgulanmaktır. Türkiye, Birleşmiş Milletler'in üye devletlerinden biri olarak Güvenlik Konseyi'nin bu kararını, bir ilkeler bütünü olarak kabul etmeli, çözüm sürecinde kadınların rolünü artırmalıdır" ifadelerine yer verildi.
'Toplumun bütün kesimini sağduyulu olmaya çağırıyoruz'
Türkiye'de yaşananların çözüm sürecini olumsuz etkilemesine izin verilmemesinin gerektiğinin belirtildiği açıklamada, "Çözüm sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi ve toplumda güvenin yeniden inşası için, bütün tarafların benimseyeceği uzlaşmacı ortak bir dil geliştirilmeli, vatandaşlarımızla yakın akrabalık ve komşuluk ilişkisi içindeki Kobanê halkı konusunda gerekli duyarlılık gösterilmelidir. Tüm farklılıklarımıza rağmen, bizi özel kılan, demokrasi tarafında, bir arada durabilmemizdir. Demokrasi ve barış kültürünü yerleştirmek için, birlikte olmamız gerektiğinin ısrarla altını çiziyor, toplumun bütün kesimlerini sağduyulu olmaya çağırıyoruz "ifadelerine yer verildi.
(be/gc)
