Hüda Kaya: Kobanê halkı destansı bir direniş sergiledi

10:04

Eylem Daş- Mizgin Tabu/JINHA


İSTANBUL -  Halkların Demokratik Partisi (HDP) MYK Üyesi gazeteci-yazar Hüda Kaya, Türkiye'nin Kobanê'deki direnişe karşı sessizliğini ve hükümetin IŞİD çetelerini destekleyen açıklamalarına tepki göstererek, "Kobanê halkı, Türkiye'nin fark etmediği kadar ama dünyanın gördüğü kadar destansı bir direniş sergiledi. Dünyanın gördüğünün yarısını Türkiye kamuoyu görseydi bu direnişe kulak verirlerdi" dedi.


IŞİD çetelerinin Kobanê'ye yönelik saldırıları devam ederken, Türkiye'nin çetelere desteği tepki çekmeye devam ediyor. Hükümet tarafından yapılan açıklamalar ve merkez medyaya yansıyanlara da tepki gösteren Halkların Demokratik Partisi (HDP) MYK üyesi gazeteci-yazar Hüda Kaya, Kobané'deki savaşın, bir halkın onurunu, evini, barkını ve yüzyıllardır yaşadıkları toprakları  IŞİD'e karşı savunma savaşı değil de iki örgütün 'birbirini yeme' savaşı gibi yansıtıldığını belirterek, bu durumu kınadı. Büyük bir algı operasyonunun yapıldığını vurgulayan Hüda, "Kobanê halkı, Türkiye'nin fark etmediği kadar ama dünyanın gördüğü kadar destansı bir direniş sergiledi" dedi. Hüda, "Dünyanın gördüğünün yarısını Türkiye kamuoyu, 7'den 77'ye kadınların, annelerin, üzerlerinde silahlarla donanmış bir şekilde kendilerini savunma için mücadele ettiğini, savunmasız Şengal kadınlarının sırf IŞİD'e teslim olmamak için el ele tutuşup kendilerini Şengal Dağı'ndan uçurumlara attığını görebilse bu direnişe kulak verirlerdi" diye yorumladı.


'Kürdistan'ın Gazze'si Kobanê'ye neden ses çıkarılmıyor'


 Gazze halkının geçtiğimiz aylarda İsrail tarafından bombalandığını hatırlatan Hüda, Türkiye'de farklı kesimlerden insanların meydanlara çıkıp İsrail'i protesto ettiğine işaret ederek, "Hiç kimse Hamas'ın duruşunu ve siyasetini tasvip ettiği için alanlara çıkmadı. İsrail bombaları altında kalan Filistin halkı ile dayanışmak ve katliama dur demek için çıktı. Ancak aynı kamuoyunun Kürdistan'ın Gazze'si olan Kobanê katliamla yüz yüzeyken neden bu kadar sessiz kaldığına da anlam veremiyorum" dedi. Hükümetin, "Biz yüz binlere kapımızı açtık" açıklamalarını eleştiren Hüda, "Spor salonlarına çöplerin içine sıkıştırdığı kadınlara sorsun bakalım daha ne kadar böyle yaşamayı ister. Tedavisini engellediği yaralı ve hasta Rojavalıların annelerine aynı şeyleri söyleyebilir mi, kapısını açmadığı için kan kaybından ölenlerin akrabalarına ne der" diye sordu.


'Hükümet, Kürtler'de telafisi olmayan kırılmalara yol açtı'


Hükümetin Kobanê'deki savaşa sessiz kalırken Kobanê halkı ile dayanışmak ve katliama dur demek için sokağa çıkan yurttaşlara aynı sessiz duruşu göstermediğini dile getiren Hüda, "Hükümet, sokağa çıkan halka ateş açarak, tutuklayarak ve iki yılda küçük küçük adımlarla gelinen barış sürecine bu şekilde nokta koyarak Kürtler'de telafisi mümkün olmayan kırılmalara yol açmıştır" dedi. Son günlerde çıkan olayların faturasının HDP'ye çıkarıldığını söyleyen Hüda, HDP'nin, IŞİD'in saldırılarına karşı dünyanın dikkatini çekmek, sokak inisiyatifi oluşturmak ve Kobanê halkı ile dayanışmak için çağrı yaptığını, bu çağrıya uyarak Avrupa'nın birçok şehrinde de benzer eylemler olduğunu ancak Türkiye'deki gibi bir şiddet ortamının doğmadığını aktardı.


'Devlet, Kürtlerden bir Ogün Samast bulamaz mı?'


Türkiye'de hala derin devlet yapısının varlığına işaret eden Hüda, Türkiye'de "Ulus-derin devlet" yapısıyla karşı karşıya olunduğunu dile getirdi. Başbakanın katliamı ve vahşeti sistematik hale getirmiş bir yapıya karşı "öfkeli çocuklar" ifadesini kullandığını belirten Hüda, "Bunu hesaba katarsak Türkiye'de son gelişen olaylara baktığımızda bilinçli olarak gerilimin en son noktasına getirilmiş, canları yanmış bir gençlik var karşımızda. Devlet, Karadeniz'den nasıl bir Ogün Samast çıkarıyorsa, Kürtler'den de bir Ogün Samast bulamaz mı? 30 yıldır yaşanan savaş içerisinde devlet Kürdü Kürde kırdırmadı mı" diye konuştu.


'Bazı çevrelere katil damgası vurmak hiçbir vicdana sığmaz'


Son olarak Bingöl'de 9 Ekim tarihinde Bingöl Emniyet Müdürü ve ekibine yönelik yapılan silahlı saldırıda Emniyet Müdür yardımcısı ve bir komiserin yaşamını yitirmesi ve ardından 4 yurttaşın infaz edilmesine ilişkin olayı değerlendiren Hüda, yapılan resmi görüşmeler belirli bir noktaya gelmişken, insani yardım koridoru açılması kararı alınmışken hemen akabinde böyle bir olayın gerçekleşmenini manidar olduğunun altını çizdi. Bu olayın kendisine Gaffar Okan suikastını hatırlattığını dile getiren Hüda, "Geçmişte de tam barışa bir adım kala, tam da görüşmelerin yapılacağı saatlerde katledilen askerleri de hatırlattı. Biz bunu hep yaşadık. Yeniden bu senaryolar ortaya konuluyor, devletin kendisi de derin yapılar da bunu çok iyi biliyor. Ama bunu siyasi bir malzeme yaparak, bir kitleyi hedef haline getirmek bazı çevrelere katil damgası vurmak hiçbir vicdana sığmaz" dedi.


(mt-ed/gc)