Darp edilen kadınlar polis şiddetini yargıya taşıyacak

10:15

Mizgin Tabu - Eylem Daş /JINHA


İSTANBUL - IŞİD çetelerinin Kobanê'ye yönelik saldırılarını dünyanın farklı ülkelerinden gelen insanlara duyurmak için Atatürk Havalimanı'nda eylem yapan kadınlar kendilerine yönelik polis şiddetini yargıya taşıyacak. Hem eylem sırasında hem de gözaltında darp ve tacize maruz kalan kadınlar, "Eyleme katılan bazı kadın arkadaşlarımız da polis tarafından cinsel şiddete maruz kaldığını ifade ettiler. Bütün bunların hepsi de suç duyurusunda ve gereken hukuki süreçlerde beyan edilecek" dedi.


Geçtiğimiz günlerde Kobané'deki kadınlarla dayanışmak için Atatürk Havaalanı'nda eylem gerçekleştiren kadınlar, polisin ve çevredekilerin yoğun şiddetine maruz kaldılar. Gözaltına alınış biçimleri ve gördükleri şiddete ilişkin konuşan "Savaşa Karşı Kadın İnisiyatifi" üyesi Avukat Deniz Bayram, "Kadınlar, fiziksel, cinsel ve sözlü tacize maruz kaldılar. Kadınların hepsi darp edildi" dedi. Avukat Meriç Eyüboğlu ise polis şiddeti sonucu bir arkadaşarının ayağından ameliyat olduğunu kaydetti.


IŞİD'in, Rojava'daki saldırılarına karşı yurttaşlar Türkiye ve bölge kentlerinde sokaklara çıkarak eylemler düzenledi. Kadınlar da bu eylemlerin önemli parçası olarak çeşitli protesto eylemleri düzenledi. Savaşa Karşı Kadın İnisiyatifi de 9 Ekim'de Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali'nde Kobanê ile dayanışma eylemi gerçekleştirmiş ve bu eyleme polisler sert müdahalede bulunarak kadınları gözaltına almıştı. Yaptıkları eylemde polis şiddetine maruz kalan kadınlar, gözaltı sürecinde de polisin cinsel, fiziksel ve sözlü tacizine uğradı. Kadınlar, önümüzdeki günlerde, polisler, özel güvenlik ekipleri ve havalimanında kendilerine saldırıda bulunan yolcularla ilgili suç duyurusunda bulunacak. Yaşadıkları şiddette anlatan Savaşa Karşı Kadın İnisiyatifi'nden avukatlar Deniz Bayram ve Meriç Eyüboğlu yaşadıkları süreci JINHA ile paylaştı.


'Mesajımız Türkiye'ye gelen yabancılara idi'


Deniz, IŞİD'in saldırıları sonucu tecavüze uğrayan ve köleleştirilen kadınlarla dayanışmak ve IŞİD'in Kobanê' deki saldırılarını bütün dünyaya duyurmak için özellikle Atatürk Havaalanında eylem gerçekleştirdiklerini vurgulayarak, "Yurtdışından gelen yabancı turistlere siz bu ülkeyi gezmeye ve iyi vakit geçirmeye geldiniz. Ancak bilmeniz gerekir ki Rojava'da bir katliam var. IŞİD'in Rojava'daki saldırıları devam ediyor ve Türkiye bu katliama sessiz kalıyor demek istedik" şeklinde konuştu.


'Kadınların bedeni savaş haline getiriliyor'


Havalimanı eyleminden önce de Kobanê'de başlayan savaşa karşı tepkilerini dile getirmek için Boğaziçi Köprüsü'nde de bir eylem gerçekleştirdiklerini hatırlatan Deniz, "Çünkü bu açık şekilde erkek ve devlet şiddetidir. Arasındaki bağ açıktır. Şu anda Kobane'de kadınların bedeni savaş haline getiriliyor. Savaştan en çok zarar gören yine kadınlar ve çocuklar oluyor" dedi.


'Kadınlar fiziksel, cinsel ve sözlü tacize maruz kaldılar'


Eylem sırasında, kadınların sadece basın açıklaması yapmak istediklerini ancak polislerin, özel güvenlik ekiplerinin ve çevredeki yolcuların anında müdahale ettiğini söyleyen Deniz, "Kadınlar, fiziksel, cinsel ve sözlü tacize maruz kaldılar. Kadınların hepsi darp edildi. Özellikle polis ve güvenlik ekipleri 'gidin Kobanê'de savaşın' dedi" diye konuştu.


'Kadınların uğradığı fiziksel şiddet belgelendi'


"Kadınlar şiddetli bir saldırı sonrasında gözaltına alındılar. Aynı şekilde gözaltı otobüsüne fiziksel şiddet uygulanarak alındılar" şeklinde konuşan Deniz, kadınların, sağlık kontrolleri için Bakırköy Sağlık Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldüğünü ve buradaki kontrollerin ardından kadınların tamamının maruz kaldığı darp ve fiziksel şiddetin belgelendiğini dile getirdi. Deniz, Savaşa Karşı Kadın İnisiyatifi olarak, polisler, güvenlik ekibi ve havaalanındaki insanlar tarafından maruz kalınan sözlü taciz ve fiziksel şiddete karşı gerekli hukuki başvuru ve suç duyurusunda bulunacaklarını kaydederek sürecin takipçisi olacaklarını sözlerine ekledi.


'Polisin cinsel tacizi de hukuki süreçte beyan edilecek'


Eylemde bulunan kadınların, maruz kaldığı şiddeti belgelemeye çalışan avukatların da aynı şiddetle karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Deniz, "Avukat olduğumuzu söylediğimiz halde polisler bizi darp etmeye devam ettiler.  Eyleme katılan bazı kadın arkadaşlarımız da polis tarafından cinsel şiddete maruz kaldığını ifade ettiler. Bütün bunların hepsi de suç duyurusunda ve gereken hukuki süreçlerde beyan edilecek" dedi.


'Eyleme katılan bir arkadaşımız ameliyat oldu'


Eyleme izleyen Avukat Meriç Eyüboğlu ise avukat olduğunu beyan ettiği halde polis şiddetine maruz kaldığını, aldığı darp sonucu sağ kolunda yumuşak doku zedelenmesi teşhisi konulduğunu ve bir aylık süre ile kolunun askıya alındığını belirtti. Eyleme katılan arkadaşları Gülşen'in ise aldığı tekme sonucu ayağının üzerine hiç basamadığını kaydeden Meriç, "Gülşen, hem menisküs olmuş hem de ön çapraz bağlardan biri kopmuş, menisküs ameliyatı oldu. Biraz iyileşince bağlar için de ameliyat olacak ama doktorlar zor bir ameliyat olduğunu dile getirmiş. Mecburen onu da olacak, olmazsa ayağı yamulurmuş" dedi.


(mt-ed/gc)