Kadın tutsaklar: Gün zulme karşı dayanışma günüdür
12:25
JINHA
İZMİR - IŞİD çetelerinin Kobanâ'ye yönelik saldırılarına karşı cezaevlerinde açlık grevleri sürerken, hala Kobanê için bir koridor açılmamasına kadın tutsaklardan tepki geldi. Kamuoyuna açık mektup yazan Şakran Cezaevi'ndeki siyasi kadın tutsaklar, IŞİD çetelerinin sadece Kürt halkının başına bela olmakla yetinmeyeceğine, bu coğrafyadaki tüm halklar için tehdit olacağına dikkat çekerek, “Gün zulme karşı dayanışma günüdür” dedi.
Şakran Cezaevi'ndeki siyasi kadın tutsaklar, IŞİD çetelerinin Kobanê'ye yönelik saldırılarına ilişkin kamuoyuna açık mektup yazdı. Kadın tutsaklar mektuplarında, Şengal'de Kobanê'de yaşananlara ses verebilmek, kadın yüreğinin çığlığını duyurabilmek için bu mektubu kaleme aldıklarını belirterek, şunları kaydetti: "Bu mektubu kaleme alıyoruz çünkü kadınız, Şengal'de kaçırılıp, köle pazarlarında satılan, tecavüz edilen, yerinden yurdundan edilen insanların, kadınların bir parçasıyız. Aynı şeyleri yaşamamak için, özgürlüğe olan inançlarıyla Kobanê'de erkek yoldaşlarıyla omur omuza direnen kadınlar gibi öfke doluyuz. Aç-susuz yollarda ölen yaşlıların, çaresizliklerinde boğulan erkeklerin yürek acısını duyumsuyoruz. Sahipsiz kalan ya da yollarda açlıktan ölen çocukları yüreğimizde saklamak istiyoruz. Tüm bunlar için yazıyoruz. Öfke doluyuz iktidarların körelen vicdanlarına karşı, sessiz kalanlara karşı, durup izleyenlere karşı öfke doluyuz."
'IŞİD'e sessiz kalmak kabul edilemez'
Kadın tutsaklar, IŞİD çetelerinin katliamlarına karşı sessiz kalanlara tepki göstererek, bu katliamların bir gün sessiz kalanlar için de geçerli olabileceğine dikkat çekti. Bu nedenle, sadece Kürtlerin değil tüm insanlığın insanlık dışı çetelere karşı mücadele etmesi çağrısında bulunan kadınlar mektuplarına şöyle devam etti:
"Tüm barbarlıklarıyla tarihe karşı işlenen suçlara yenilerini eklemeye devam eden, kapitalist modernitenin çöplüğünden beslenip büyüyen IŞİD çetelerine karşı sessiz kalmak insanlık adına kabul edilebilecek bir durum değildir. Girdikleri her yeri talan eden, insanlarını kırımdan geçiren, kadınlarını kaçıran, mabetleri, türbeleri, tarihsel miras adına ne varsa yakıp yıkan bu pervasız çete, aynı zamanda insanların belleklerini de yok etmeye dönük bir savaş vermektedir. Görmek isteyenler için, görülmesi gerekenler uzak bir zaman dililminde ve coğrafyada değil herkesin yanı başındadır. Bir çığlık, bir feryattır, duyurulmak istenen sestir tüm bu yaşatılanlar. Bunu duymamak buna ses vermemektir asıl cehennem olan. Hallac-ı Mansur'un 'Cehennem acı çektiğimiz yer değildir acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir' cümlesi yüzyıllar öncesinde söylenmişse de yapılması gerekenleri bir kez daha hatırlatmaktadır."
Kobanê'de haftalardır destansı bir direniş sürmesinin Kürtlerin çaresiz olmadığının, onurluca kendi toprağını savunabileceğinin bütün dünyaya kanıtı olduğunu dikkat çekilen mektup şöyle devam etti: "Kobanê'ye doğru açılacak bir insani yardım koridoru IŞİD çeteleri tarafından yapılmak istenen bir katliamın önüne geçecektir ve bu durum iktidarların vicdanına terk edilebilecek bir şey değildir. Unutmamak gerekiyor, IŞİD denilen çete sadece Kürt halkının başına bela olmakla yetinmeyecektir. Bu anlamda halkların dayanışmasına her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Çünkü Kürt'ü, Türk'ü, Arap'ı Süryani'si vb. birçok halkla beraber bu topraklarda yaşadık ve yaşamaya, birlikte nefes almaya devam edeceğiz. Unutmamak gerekiyor, yapılabileceklerin gecikilmeden yapılması, binlerce masum insanın yaşamını kurtaracaktır. Gün dayanışma ve bu coğrafyada daha fazla zulme izin vermeme, buna karşı yek vücut olma günüdür."
(sa/gc/mg)

