'Çocuklarımın mücadelesine layık bir yaşam sürdürdüm'
08:32
Şehriban Aslan - Zehra Tunç / JINHA
ÊLIH - Bölgede 1990'lı yıllarda yaşanan baskılardan dolayı iki oğlunun yönünü PKK'ye çevirdiğini belirten Feleknas Batur, "Gazeteci olan büyük oğlumun silahını, elbisesini kendi ellerimle hazırladım ve gönderdim. Öğretmen olan diğer oğlum ise nişanlısıyla beraber PKK'ye katıldı. Bende çocuklarımın mücadelesine layık bir yaşam sürdürdüm" dedi.
Bölgede özellikle 1990'lı yıllarda yaşanan faili meçhul cinayetler, işkenceler, kayıplar, katliamlar, köy yakmalar, yerinden yurdundan zorla göç ettirmeler, taciz ve tecavüzler gibi birçok karanlık olay yaşandı. Özellikle faili meçhul cinayetlerin yaşandığı kentlerin başında Batman geliyor. 1990'lı yılların karanlık günlerini anlatan Batman'ın Girbêreşkê köyünde yaşayan Feleknaz Batur, PKK'ye katılan iki oğlunu bir gün görebilme umuduyla yaşıyor. Girbêrêşkê köyünde 1990'lı yıllarda Hizbil-Kontra faaliyetlerinin yoğunluklu yaşandığını kaydeden Feleknas, "Yurtsever olduğumuz için bize 'teröristsiniz' deniliyordu. Kapımızın üzerine haç işareti çizmişlerdi ve gelen misafirlerimizin önü kesiliyordu" dedi. Yaşadığı bir olayı anlatan Feleknas, "Bize gelen misafirlerin önünü ellerinde bıçak ve silahlarla kestiler. O sırada hemen bağırmaya başladım. Ben bağırınca eşim evden çıkıp geldi. Onlarda bana taş atmaya başladılar. Sonra misafirimizi bırakıp kaçtılar. Ben o sırada bağırmasaydım, belki de evime gelen misafirleri öldüreceklerdi" diye belirtti.
'İki oğlum baskılar nedeniyle yönünü PKK'ye çevirdi'
Newroz Bayramı'nın 1990'lı yıllarda çok zor koşullarda kutlandığını kaydeden Feleknas, "Newroz Bayramı geldiğinde tekerlek yakıyordum, her yere sarı kırmızı yeşil flamalar asıyordum. Newroz Bayramı'nı kutlamaya gittiğimde ise arkamdan 'koca aramaya gidiyor' diye hakaretlerde bulunuyorlardı. Ama ben söylenenlere aldırmıyor duymazlıktan geliyordum" sözlerine yer verdi. Feleknaz, biri öğretmen diğeri gazeteci olan iki oğlunun da cezaevinde beş yıl kaldığını belirterek, "Oğullarım cezaevinde sürekli sürgün ediliyordu. Bende her iki oğlumu görebilmek için farklı ilerdeki cezaevlerine giderek, oğullarımı ziyaret ediyordum. Oğullarım bana cezaevinden çıktıklarında burada kalmayacaklarını söylüyorlardı. Gazeteci olan büyük oğlumun silahını, elbisesini, kendi ellerimle hazırladım ve gönderdim. Öğretmen olan diğer oğlum ise nişanlısıyla beraber PKK'ye katıldı. İki oğlumda baskılar nedeniyle yönünü PKK'ye çevirdi" diye konuştu.
Kimin gönlü yaralıysa…
Oğullarından uzun zamandır haber alamadığını söyleyen Feleknaz, "Çok uzun yıllardır haber alamadığımdan dolayı oğullarımın şehit düştüğünü tahmin ediyorum. Ne mezarlarının, ne de kemiklerinin nerede olduğunu bile bilmiyorum. Ben ve eşim kendimizi bildik bileli bu mücadelede yer alıyoruz. Bu mücadelede olduğumuz içinde asla pişmanlık duymadık" diyerek, oğullarının kendisini onurlandırdığını belirtti. Feleknaz son olarak, "Şu an köyde tek başıma yaşıyorum. Her iki ayağımda da platin var. Geceleri kızım yanıma gelip kalıyor. Sürekli yolların üstündeyim, kimin gönlü yaralıysa onların yanına gidiyorum. Benim yüreğim çok yandı. Anneler artık ağlamasın, yüreklerinin yandığı yeter. Bir an önce barış olsun" diye belirtti.
(şa-zt/dc/mg)

