Kadınlar Sincar'ın zirvesinde ilk toplantılarını gerçekleştirdi
08:35
Asiye Tekin/JINHA
ŞENGAL - Şengal'e yönelik DAİŞ saldırılarından sonra Êzidî kadınlar öncülüğünde oluşturulan Demokratik Özgür Êzidî Hareketi üyesi kadınlar, Sincar Dağı'nın zirvesinde ilk toplantılarını gerçekleştirdi. Sincar dağlarında kötü hava koşulları ve açlığa rağmen direnişi bırakmayan Êzidî kadınlar, bir daha aynı trajediyi yaşamamak için toplantılar yapıp direniş birliklerine katılıyor.
Şengal'de 3 Ağustos tarihinde başlayan ve günlerce süren DAİŞ'in saldırıları sonucu binlerce Êzidî uğradıkları tecavüz, katliam ve kölelik saldırılarından dolayı yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kaldı. Ezidîler, günlerce süren ölüm yürüyüşünün ardından Diyarbakır, Mardin, Batman, Silopi ve Rojava'da kamplara sığınarak yeni bir yaşam için zorlu mücadelenin ilk adımlarını attı. Peki ya geride kalanlar? Geride kalan 10 bin Şengalli de topraklarını geride bırakmak istemedi ve Sincar Dağı'nın zirvesinde kurdukları 10 bin kişilik 150 çadırlı Zoman kampında yeni bir dağlı yaşam kurdu. Şu an Sincan dağlarında kötü hava koşulları ve açlığa rağmen direnişi bırakmayan Êzidî kadınlar, bir daha aynı trajediyi yaşamamak için toplantılar yapıp direniş birliklerine katılıyor, kadın sorunlarını çözüyor. Olası bir tehlikeye karşı her türlü savunma birliklerini kuran bu grup, şimdi ise kadınların öncülüğünde Demokratik Özgür Êzidî Hareketi'ni (DÖEH) kurdu. DÖEH'in içinde yer alan kadınlar bu gün, Sincar'ın zirvesinde ilk konferanslarını gerçekleştirdi. Toplantıya, Zomar kampında yaşayan kadınlar katılım gösterdi. Toplantıda ilk olarak konuşan DÖEH Yönetim Kurulu Üyesi Netewî Xemgin, Şengalli kadınların Rojava'daki kadın devrimi bilinciyle Şengal direnişine katılması gerektiğini söyledi.
Kadınlar DAİŞ'e karşı yüzünü ateş ile yaktı!
Netewi Xemgin, Sincar dağlarının zirvelerinde kurulan Zoman kampında kalan on binlerce insan olduğuna dikkat çekerek, bu insanların büyük çoğunluğunu kadınların oluşturduğunu belirtti. Netewi, "Kampın büyük çoğunluğunu oluşturan kadınların örgütlülüğü ile Şengal kurtarılır. Şengal'de kadın devrimi gerçekleştirmeliyiz. Şengal'de şehit düşen kadın arkadaşlarımızın kanı var. Yüzlerce kadın bu topraklara canını feda etti. DAİŞ'in eline düşen kadınlar, kadın bedenini kullanan DAİŞ'e karşı yüzlerini ateş ile yaktı. Ölüm yürüyüşüne katılan yüzlerce kadın ve çocuk yolda susuzluktan yaşamını yitirdi. Halkın kemikleri hala yollarda. 5 Bin kadın DAİŞ tarafından kaçırıldı. Bu kadar kadın yaşamını yitirmesine rağmen inançlarını bırakmadı" şeklinde belirtti.
'Kadınlar DAİŞ'e karşı direndi'
Kadınların direnmeye devam ettiğini söyleyen Netewî, "Kadınlar kendi öz iradelerine sahip çıkmalı ve topraklarını korumalı. Destek dışarıdan gelmez. Kazanım, kadın öncülüğündeki halk direnişiyle gerçekleşir. Kadınlar, tüm dünyanın korktuğu DAİŞ'e karşı büyük bir direniş içine girdi. DAİŞ'in kaçırdığı bazı kadınlar kurtulmayı başardı. Fakat hiç erkek yok. İşte bu nedenle gücünüzün farkına varmalısınız. Sizler bu toprakları, tüm zorluklara rağmen bırakıp gitmediniz. Sizler bu kutsal toprakları imkânınız olduğu halde bırakıp gitmediniz. Sizler Êzidî halkının ve kadınlarının kahramanlarısınız" dedi.
'Bu dağları Êzidî kadınlar koruyor'
Sincar dağlarında soğuk hava koşullarına rağmen kadınların topraklarını terk etmeyerek direndiğini belirten Netewî, "Bu dağları ve Şengalli Êzidî kadınlar koruyor. Buradaki direnişi daha fazla yükselmemiz gerekiyor. Şengal gerçeği ile beraber DAİŞ kadının gücünü gördü ve kadından korktu. Bu korku Şengal'deki kadın direnişi ile başladı. Bu bir başarıdır" ifadelerinde bulundu. DAİŞ'in hala kadın bedeni üzerinde kirli politikalarına devam ettiğinin vurgusunu yapan Netewî, Êzidî kadınları seks kölesi yapmak isteyen DAİŞ'e karşı Şengali kadınların Rojava'daki devrimin öncüsü kadınlar gibi devrim anlayışını iyi okuyup mücadeleye katılmaları gerektiğini ifade eti.
'Erkekler kaçtı kadınlar savaştı'
Netewî'in ardından DÖEH üyesi Wetha konuştu. Wetha, Sincar dağında kalan tüm kadınların PKK'li kadınlarla berber Şengal savunmasına katılmak istediğini belirterek, "Genç kadınlar olarak PKK'li kadınlarla savaşa katılmak istiyoruz. Ancak erkek kardeşlerimiz ve babalarımız bize engel oluyor. Burada bulunan genç kadınlar, silah alıp bu dağlarda kutsal topraklarımızı savunmak için savaşmak istiyor. Fakat çoğu cesaret edemiyor. Biz burada günlük yaşantımızı devam ettirirken PKK'li kadınlar da canlarını ortaya koyup bizi koruyor. Bu adil değil. Hala bir erkeğin sözünün altında kalıyoruz. Şengal saldırısında bu toprakları ilk bırakıp kaçanlar erkekler değil miydi? Bizi koruması gerektiğini düşündüğümüz erkekler arkalarına dahi bakmadan kaçtı. Kızlarını ve eşlerini geride bıraktı. Fakat biz kaldık. Çünkü biz onlardan daha güçlüyüz ve savaşçı ruhuna sahibiz. Bu nedenle tüm kadınlar direnişe katılmalı" diye çağrıda bulundu.
'KDP'nin tek derdi bayrak dikmek'
Ardından Zoman kampında kalan Şirin, "Biz erkelerden daha çok bilgiliyiz. Siyaseti de onlardan daha iyi okuyabiliyor ve çözümleme yapabiliyoruz. DAİŞ'in şu an kimlerin bayraklarını kaldırarak bizleri yok etmek için üzerimize geldiğini iyi biliyoruz. KDP ve Irak hükümeti, 'biz Şengali koruruz' diyerek gelip Şengal'e bayraklarını diktiler. Fakat bu kısa sürdü. Şimdi onların bayrak diktiği yerde DAİŞ bayrağı dalgalanıyor. Bizi koruyamadılar. Bir de tüm bunlar yetmezmiş gibi DAİŞ'in saldırısı sırasında arabalarımızın önünü kapattılar ve kaçıp gitmemize izin vermediler. Şengal'i koruyamadıklarını görünce ilk kaçan onlar oldu" dedi.
'Kızımı savaşa göndereceğim'
Toplantıda konuşan Êzidî bir anne, " Kızlarımız ve gelinlerimiz DAİŞ'in eline geçti. DAİŞ'in eline geçen bütün kızlar benim gelinim ve kızlarımdır. Onları DAİŞ sattı. Tertemiz kokan narin kızlarımızı, pis kokan DAİŞ canavarları pazarlarda köle diye sattı. Benim altı kız ve altı erkek çocuğum var. Erkekler Şengal'in her tarafında savaşmaya gitti. Beş kızım evlendi bir kızım kaldı. Onu da Şengal direnişine katılması için direnişçi evlatlarıma teslim edeceğim. Şuan burada bizi koruyan PKK'liler annelerini ve babalarını bıraktı ve buraya geldi. Biz ise bencilik yapıyoruz ve kendi evlatlarımızın katılmasına izin vermiyoruz. Bu haksızlıktır. PKK olmasaydı DAİŞ çoktan bayrağını Çılmeran'a dikmiş olacaktı. Bazı yerlerde KDP'nin bayrağı hala dikiliyse, bu PKK sayesindedir. Bu emeği görmezden gelemeyiz. Bu nedenle açlıktan ölse de buraları terk etmeyeceğiz." diye konuştu.
DAİŞ'ten kurtulan mücadeleci kadınlar…
Şengal'de direnişinde yaşamını yitiren 3 YJA Star savaşçısı kadını saygıyla anan kadınlar, "Bu başımıza gelen bir ferman değil bir tufandır. Sebep ise bizim Êzidî olmamızdır. DAİŞ'in eline geçen kızlarımız bileklerini keserek intihar ediyorlar. Onların kölesi olmamak için yüzlerini ve boyunlarını kesiyorlar. DAİŞ'in elinden kaçan kızlarımız yine bizim kızlarımızdır. Onların gelip içimizde yaşamaları onurdur. Şuan kampta kalanların birçoğu erkek. Yan gelip yatıyorlar. Her şeyi kadınlardan bekliyorlar. Onlar da gidip savaşsın. Oturmakla devrim olmaz" dedi.
Konuşmaların ardından toplantı soru ve cevaplarla son buldu.
(at/zd/mg)

