Azad Mohammadî: Kürtlerin direnişi filmlere konu olmalı

08:38

 


Zehra Doğan/JINHA


TAHRAN -   Kobanê için İran'ın büyük kentlerinin ayağa kalktığını belirten İranlı Kürt yönetmen Azad Mohammadî, "Bir Kürt yönetmen olarak halkımın acısını tüm dünyaya duyurmayı kendime bir görev edindim. Kürtlerin hayranlık uyandıran bu direnişi filmlere konu olmalı. Dünya çapında düzenlenen tüm film festivallerine taşınmalı ve konuşulmalı. Bir yönetmen olarak çok şey yapabileceğimi düşünüyorum. Bunun için çalışmalarıma devam edeceğim" dedi.


IŞİD'in Ortadoğu'da ilerleme amacıyla Kobanê'ye dönük gerçekleştirdiği saldırılar, YPG/YPJ direnişiyle kırılırken Bakur, Başur ve Rojhilat'ta Kürtler serhildana kalkarak, Rojava'daki halklar için tüm dünyaya insani yardım için çağrısında bulunuyor. YPG/YPJ direnişinin IŞİD çetelelerine karşı mücadelesi devam ederken, halkın dört bir yandan gösterdiği destek de tüm bedellere rağmen devam ediyor ve giderek amacına ulaşıyor. Rojhilatlı Kürtlerin Rojavalılar için İran'da ayağa kalktığını söyleyen İran'ın tanınmış yönetmenlerinden Kürt yönetmen Azad Mohammadî,  IŞİD'in saldırılarına arşı bir yönetmen olarak üzerine düşen görevi yerine getireceğini belirterek, "Tüm dünya, IŞİD terörüne karşı tarihsel direniş örneği sergileyen Kürtleri tanımalı" ifadesinde bulundu.


'IŞİD'in tanımak için Ortadoğu gerçeğini bilmek gerek'


"IŞİD gerçeğini tanımak için öncelikle Ortadoğu'nun stratejik konumunun emperyal güçler tarafından nasıl bir öneme sahip oluğunun gerçeğine bakmamız gerekiyor" diyen Azad, Ortadoğu'nun yeniliğe açık olmayan yapısına dikkat çekerek, terörizmin kendini halkın en hassas olduğu noktasından güçlendirdiğini belirtti. Azad, emperyal güçlerce var edilen terörün en önemli stratejisinin inanç olduğunun altını çizerek, "Ortadoğu'nun yeniliklere açık olmayan durumunu, inançsal bağlarının güçlülüğünü ve dünya için jeopolitik konumunun önemini göz önünde bulundurduğumuzda IŞİD'in kimler tarafından ortaya çıkarıldığı açıkça görülür. IŞİD'i Amerika ve işbirlikçileri yarattı. Ortadoğu'nun tüm özellikleri onlar için bir avantaj haline geldi. Öyle ki kendilerine duyulan halk nefretini dahi avantaj gördüler ve halkın emperyalizme karşı nefretini kullanarak, IŞİD'i yaratmayı başardılar" diye belirtti.


'Rojava kadın devrimi tüm devletler için bir tehlike'


Uzun yıllardır Ortadoğu'da sürmekte olan savaş ve halk ayaklanmalarına dikkat çeken Azad, "Tüm bu savaşlar, siyasi çıkar ve maddi kazanımlar için gerçekleşiyor. IŞİD çetesi, Rojava'nın Ortadoğu coğrafyasında demokratik yeni bir yaşam inşa etmesine karşı yaratıldı. Daha önce belirttiğim gibi, Ortadoğu yeniliklere açık bir bölge değil. Kürtlerin demokratik yaşam iddiası da Ortadoğu'nun tekçi anlayışa sahip iktidarı tarafından kabul görmeyen bir durum.  Bu durum aynı zamanda Amerika gibi emperyaller tarafından da büyük bir tehlike. Çünkü emperyal güçlerin Ortadoğu'dan çıkar elde etme amacı var. Tüm bunlara baktığımızda, IŞİD'in bu kadar güçlü olmasının şaşırtıcı bir durum olmadığını görürüz" diye belirtti. Azad,  Rojava'daki devrimin kadın öncülüğünde gerçekleşmesine de dikkat çekerek, "Devrimin kadın öncülüğünde gerçekleşmesi önemli bir nokta. Bu ayrıntıyı gözden kaçırmamız gerekiyor. Ortadoğu başta olmak üzere tüm dünya devletleri bu yeniliği bir tehlike olarak görüyor. Onlar için tehlike unsuru oluşturan bu durumdan dolayı, Rojava'ya dönük saldırıların daha fazla şiddetlenmesine neden oluyor" şeklinde konuştu.


'IŞİD şaşkına döndü'


Kobanê'deki YPG/YPJ direnişinin dünya hakları açısından hayranlık duyulacak bir durum olduğunun vurgusunu yapan Azad, "Şu an Kobanê'de tarihsel bir direniş yaşanıyor. Farklı bir ülkede böylesi bir direniş ütopya olarak görülür. Fakat Kürtlerin devrim inancı, bu direnişi gerçekleştirdi ve IŞİD saldırılarını kırdı.  Şu an IŞİD de şaşkına dönmüş durumda.  Bunu Kobanê'yi dört taraftan sarmalarına rağmen ne yapacaklarını bilmemelerinden ve taktiksel boşluklarından anlayabiliriz. IŞİD Kürtler kadar devrimde ısrar eden başka bir halk ile karşı karşıya gelmedi.  Bu şaşkınlık onun yenik düşmesini daha kolay hale getiriyor" diye konuştu.


'İran IŞİD'i düşman olarak görüyor'


İran hükümetinin IŞİD'i düşman olarak gördüğünü söyleyen Azad, "İran en başından beri IŞİD'i zaten düşman olarak görüyor. Fakat siyasi politikasını öne süren İran, Kürtlere destek de vermek istemiyor" sözlerini ifade etti. Kobanê için başta Rojhilat'ın Sîne, Kermaşan, Seqîz, Bane ve Mahabad gibi kentleri ile Tahran gibi İran'ın büyük kentlerinin ayağa kalktığını söyleyen Azad, "Şuan İran'da Kürtler başta olmak üzere tüm haklar ayakta. İran'da halkı, Şengal saldırısından bu yana sokaklara dökülmüş durumda. İran hükümeti de zaten IŞİD'e karşı düşmanlık besliyor. Rojava'da gerçekleşen IŞİD saldırılarına karşı dünya ülkelerinin gerçekleştirildiği toplantılara İran hükümeti katılıyor. Ancak, İran IŞİD'e karşı savaşma konusunda koalisyon güçlerine katılmak istemiyor. Çünkü İran, IŞİD'in koalisyon güçleri tarafından yaratıldığını düşündüğünden koalisyonun ortak mücadele çağrısını samimi bulmuyor" ifadelerini kaydetti.


'Kürt yönetmen olarak görevimi yerine getireceğim'


Azad son olarak, "Bir Kürt yönetmen olarak halkımın bu acısını tüm dünyaya duyurmayı kendime bir görev edindim. Halkım bu kadar acı çekerken ve bu kadar mücadele derken tüm dünya bu mücadeleye karşı duyarsız olamaz. Kürtlerin hayranlık uyandıran bu direnişi filmlere konu olmalı. Dünya çapında düzenlenen tüm film festivallerine taşınmalı ve konuşulmalı. Bir yönetmen olarak çok şey yapabileceğimi düşünüyorum. Bunun için çalışmalarıma devam edeceğim" diye belirtti.


(zd/mg)