Dağların enternasyonal kadını: Andrea Wolf

08:37

Gülşen Koçuk/JINHA


WAN - Ülkesi ve ezilen halklar için mücadele verdiği dağlara adını, umutlarını, hayallerini, yaşamını, mücadelesini miras bırakan kadın olarak hafızalara kazındı Andrea Wolf… PKK saflarındayken "Alman bir devrimci olarak ülkeme yöneleceğim" diyen Andrea, Kürt ulusal mücadelesi için Van'ın Çatak kırsalındayken, askerler tarafından arkadaşlarıyla beraber kurşuna dizilerek katledildi.


Sadece birkaç kişiyle başlayarak, hızlı bir şekilde milyonlara ulaşan Kürt ulusal mücadelesi, sadece Kürtlerin hareketi olarak kalmadı, enternasyonal bir hareket oldu. Sadece Kürt coğrafyasının ezilenleri, sosyalistleri değil, Almanı, İngilizi, Ermenisi, Asurisi, Türkü, Lazı, Çerkeziyle büyüyen PKK, Kürt kadının hareketinin doğuşuna da beşiklik etti. İşte birçok etnik kimliği buluşturan PKK'ye, "Kürt halkının haklı mücadelesine destek vermek amacıyla" katılanlardan birisi de Ronahî kod adlı Andrea Wolf oldu. Andrea, 15 Ekim 1965 yılında Almanya'nın Münih kentinde dünyaya gelen Andrea, mücadeleci ve ezilen hakların destekçisi bir ailenin ikiz çocuklarından biri olarak dünyaya geldi. 15 yaşlarından itibaren sol hareketlerle tanışmaya başlayan Andrea, Almanya'da Sosyal Demokrat Parki (SDP) çalışmalarına katılarak mücadelelerinde yer alır.


Küçük yaşlarda değerleri için mücadeleye başladı


Andrea, henüz 16 yaşındayken, inandığı değerler için yaptıkları gösteriler nedeniyle gözaltına alınır ve cezaevi ile ilk kez tanışır. Aynı zamanda kurucuları arasında yer aldığı "Özgür Zaman 81" hareketinde bulunan Andrea, 6 Ekim 1981'de Aichach Cezaevi'ne girer ve 6 ay kaldıktan sonra serbest bırakılır. Sık sık gözaltına alınan, evine baskın yapılan Andrea hakkında, yurtdışındayken ülkesinde gerçekleştirilen bir eylem için tutuklama kararı çıkarılır. 1997 yılının başında Andrea Wolf önce Lübnan'a oradan da Kürdistan'a giderek PKK'ye katılır, YAJK üyesi olur. Andrea, Kürt ulusal mücadelesiyle tanıştıktan sonra 1996 yılında PKK saflarına katılır, saflarda Ronahî adını alır. Ronahî, ismini 1994 yılında Almanya'nın Newroz kutlamalarını yasaklanmasını protesto etmek amacıyla arkadaşı Nilgün Yıldırım (Berîvan) ile Mannheim kentinde bedenini ateşe veren Bedriye Taş'tan (Ronahî) almıştır.


'Alman bir devrimci olarak ülkeme yöneleceğim'


Mücadelesi boyunca öğrendiklerini, Kürt halk gerçekliğini Almanya halkına anlatacağını söyleyen Ronahî, "Olumsuzluklardan ziyade olumlu özellikleri kendime esas alacağımı umuyorum. Diğer taraftan aldığım olumlu özellikleri, tecrübeleri Almanya'ya götüreceğime inanıyorum. Kürt halk gerçekliği, savaş gerçekliği ve partinin bunlara olan yaklaşım tarzı benim için oldukça önemliydi. Burada onu öğrendim" sözlerini ardında bırakıyordu. PKK saflarına henüz iki ay olmuştu katılalı ve Ronahî'nin PKK Lideri Abdullah Öcalan ile aralarında geçek diyalogda, Ronahî şu sözleri döküyor dilinden: "Tabii ben insanlığa inanıyorum. En azından bu kirletilen insanlıkla uzlaşmam. Gücüm yetmezse de alet olmam. Kendimi temiz tutmak benim için bir moral üstünlüğüdür. Sıkı sıkıya böyle yürümeye dikkat ediyorum. Başta benim böyle sıcak karşılanmamdan dolayı teşekkür ediyorum. Farklı kültürlerden olmamıza rağmen herhangi bir yabancılık çekmedim burada. Yapılan kıyaslama en alttakiler ve en üsttekiler benzetmesi bir egemen formasyonudur. İnsanlık kendi özünden boşaltılmıştır. Bu bir anlamda insanlık değerlerini yeniden ortaya çıkartma savaşımıdır. Buradan alacağım sorumlulukla kendimi yeniden bir değişime tabi tutarak, bir Alman devrimcisi olarak ülkeme yöneleceğim. Ve yine buradan aldığım gücü de oraya uyarlayacağım. Tüm gücümü ortaya koyacağım. Başarılı olacağıma inanıyorum."


PKK saflarında mücadele ederken kurşuna dizildi


Ronahî 33 yaşındayken, 23 Ekim 1998'de Van'ın Çatak ilçesi kırsalında çıkan çatışmada sağ yakalanıp hunharca kurşuna dizilerek infaz edildi. Yıllar sonra konuşan görgü tanıklarının ifadelerine göre Andrea 40 PKK'li ile birlikte Keleh mıntıkası yakınlarında topluca gömüldü.


'Kızım için kaygılanıyordum ama haklıydı'


Andrea Wolf, 15 yaşındayken siyasetle tanıştı. Sosyal Demokrat Parti SPD'nin gençlik kollarına üye olmasıyla hızlı bir değişim sürecine girdi. Annesi Tilo Wolf, kızının o günlerini şöyle anlatıyor: "Bir gün çocukluğuna ait ne varsa odasından çıkarıp attı. Politik bilinci giderek daha da gelişiyordu. Münih'teki boş evlerin işgaline karışmış ve tutuklanmıştı. Haberi alır almaz koşup gittim. Kızım Cezaevinde. Kızım için kaygı ve korku hissediyorum. Ama haklıydı. Evler bomboş dururken insanlar sokakta. Ertesi gün serbest bırakıldı. Derken Andrea evden ayrıldı. İki arkadaşıyla birlikte bir ev tuttular. Bu arada kardeşi Tom fotoğrafçı olmak için meslek eğitimine başladı. Andrea'nın çevresi giderek büyüyordu. Bilinci daha da büyüdü. Sonra bir yürüyüşte Andrea, Tom ve çok sayıda arkadaşları gözaltına alındı. 4 gün sürdü gözaltı."


Ronahî'den annesine son mektup…


Tilo, Andrea'nın son mektubunu ve ondan gelen acı haberi aldığı anları ise şu sözlerle anlatıyor: "Eylül 1998'de Andrea'nın bir kadın arkadaşı ziyaretime geldi. Bana bir de Andrea'dan mektup getirdi. Son mektubu olacağını nereden bilirdim... Saklayıp gece yalnız kaldığımda okuyorum; 'Beni merak etme ben iyiyim. Arkadaşlar bana iyi bakıyorlar. Gelecek yıl dönüyorum. 'Yazdıklarına çok seviniyorum. Birkaç gün sonra Andrea'nın arkadaşı bir yere gitmek üzere yola çıkıp iki gün sonra geri dönüyor. Beraberinde Almanya'dan gelen başka bir arkadaş var. Yüzlerine bakıp anlıyorum. Konuşuyorum, durmadan konuşuyorum. Ne diyeceklerini biliyorum. Onlar konuşmasın diye konuşuyorum. Ama eninde sonunda susmak zorunda kalacağımı da biliyorum: Andrea öldü, kızım Andrea öldü. Onun doğum sancıları, onu yitirmenin acısı yanında hiç bir şey. Günlerce birlikte yasını tutuyoruz. Mumlar yakıyoruz, çiçekler, müzik ve meditasyon. Acım dinmiyor. Alışamıyorum. Artık bütün ailemi kaybettim"


Ronahî'nin ardından…


Ronahî yaşamını yitirdikten sonra annesi, kızının mezarını görebilmek için hukuki mücadele başlatır. Yıllarca Ronahî'nin katledilmesine sessiz kalan Alman makamları ancak 2005'te ölüm nedeninin araştırılmasına yönelik dava açılmasını istedi. 2010'da ise AİHM Türkiye'yi 12 yıldır kızının akıbetini soran, fakat hiçbir yanıt alamayan Tilo Wolf'a tazminat ödemeye mahkum etti. Çatak'taki katliama ilişkin yeni görgü tanıkların çıkması ve toplu mezarın yerine ilişkin bilgilerin basında çıkmasının ardından dünyanın değişik ülkelerinden insan hakları savunucuları 2011 yılında bir araya gelerek "Andrea Wolf ve Diğer Savaşçıların Ölümünün Aydınlatılması İçin Uluslararası Bağımsız İnceleme Komisyonu" kurdu. Fakat komisyonun incelemeleri birçok kez engellendi. Yıllarca kızının cenazesini toplu mezardan çıkartıp Münih'e, oğlunun ve eşinin yanına gömmeyi hayal eden Tilo Wolf ise, geçirdiği ağır hastalığın ardından tedavi gördüğü Guatemala City Hastanesi'nde 23 Nisan 2013 günü yaşama gözlerini yumdu.


Ronahî'nin adı ise, 13 Eylül 2013 tarihinde açılan anıt mezarda, onun mücadelesini duyan annelerin çocuklarında yaşatıldı.


(ba-gk/mg)