Devlet politikaları tarlada çalışan kadınları da sömürüyor
08:46
Vildan Atmaca / JINHA
WAN - Devletin yanlış tarım politikaları nedeni ile iflasın eşiğine gelen Ercişli çiftçiler işçi tutamadıkları için, tarlanın bütün yükünü kadının omzuna bırakıyor. Aile boyu tüm gün tarlalarda çalışan kadınlar, gösterdikleri yoğun çabalara rağmen emeklerinin karşılığını alamamaktan yakınıyor.
Devletin tarıma yönelik yanlış politikalarının acısını Ercişli kadınlar çekiyor. Her yıl ekinde biraz daha gerilediklerini ifade eden Ercişli çiftçiler, elde ettikleri hasılatın masraflarını bile karşılamadığını belirterek, zarar etmemek için ailece tarlada çalışmak zorunda kaldıklarını ifade ediyor. Erciş'e bağlı Kozluca (Qozulcî) Mahallesi'nde, bahar aylarında tarlalarda sebzelerin ekiminden, çapalamasına ve toplanmasına kadar bütün işleri yapan kadınlar, bütün gün boyunca tarlada güneşin altında çalışıyor, hava karardığında ise evlerine gidip ev işlerini yapıyorlar.
'İşçiye verecek para yok'
Tarla sahibi ve çalışanı olan 55 yaşındaki Vesile Yıldız, hayatlarının büyük kısmının tarlada ve evde çalışmakla geçtiğini söyleyerek, kadınların emeklerinin her alanda sömürüldüğüne değindi. Vesile, "Gün ağarmadan tarlaya geçiyoruz, sosyal hayatla hiç bir bağımız kalmadı. İlkbaharın başlangıcı, sonbaharın sonu ve kış aylarının başına kadar çalışıyoruz. Hiç bir sosyal güvencemiz ve gelirimiz yok. Tek gelirimiz mevsimine göre tarlamızı ekip biçmek" sözlerine yer verdi. Vesile, işçiye verecekleri bir gelirleri olmadığı için küçük yaştaki çocukları ve gelinleriyle tarlada çalıştığını ifade ederken, maddi sıkıntılar nedeniyle tek gözlü bir barakada 9 kişi kaldıklarını kaydetti.
'Devletin yanlış politikaları bizleri mağdur ediyor'
Eşinin hasta ve yaşlı olduğunu, çocuklarını ise maddi sıkıntılar nedeniyle okutamadığına değinen Vesile, Aşağı Kozluca'da (Qozulcî) çok zor şartlarda çalıştıklarını, özellikle yaz aylarında havanın çok sıcak olmasına rağmen çalışmak zorunda olduklarını, bu yüzden evlerine ancak akşam zaman ayırabildiklerini söyledi. Vesile, "Hem maddi durumumuz iyi olmadığı için, hem de tarlaca çalışacak kimse olmadığı için çocuklarım eğitimden yoksun kaldı. Devletin uygulamış olduğu yanlış tarım politikası bizim gibi bir sürü insanı da mağdur etmiştir" dedi.
'Yaşamın en ağır bedelini yine kadınlar ödüyor'
Yaşadıklarını "eziyet" olarak nitelendiren Vesile, "Yaşamın en ağır bedelini ise her zamanki gibi kadınlar ödemekte. Tarlada 10-12 saat çalıştıktan sonra evimize dönüp, tandırda ekmek pişiriyor, yemek yapıyor, çamaşır yıkıyor ve temizlikle uğraşıyorum" ifadelerine yer verdi. Tarladan büyük bir emekle topladıkları ürünleri satışa çıkardıklarında ise müşterilerin kendileri ile pazarlık yapmasına kızan Vesile, ellerini kameralarımıza göstererek, "Bakın şu ellerime susuz toprak gibi çatlamış. Sabahtan akşama kadar burada ürünleri toplayarak sırtımıza verip müşterilerin ayağına getiriyoruz. Bizden beşe aldıklarını ona satan müşterilerimiz fiyatlarımızın yüksek olduğunu söylüyor" dedi. Vesile, önümüzdeki yıl artık çiftçilik yapmayacaklarını ifade ederek, emeklerinin bu kadar sömürülmesine tahammül edemediklerini belirtti.
'En büyük sömürü kadın işçiler üzerinden yapılan sömürüdür'
Vesile Yıldız'ın kızı 21 yaşındaki Kader Yıldız ise, devletin uyguladığı sistematik ekonomik sömürü nedeniyle çocukluğundan beri tarlada çalıştığını kaydetti. Tarım işçilerinin çilesinin kangrene dönüştüğüne dikkat çeken Kader, tarlalarda en büyük sömürünün kadın işçiler üzerinden yürüdüğüne vurgu yaptı. Kader, liseye kadar zor şartlarda okuduğunu, Qozulcî Köyü'nün Büyükşehir yasasıyla beraber mahalle olduğunu, okula gidip gelmekte zorluk çektiğini dile getirirken, şehir merkezinde kalacak yerinin olmamasından dolayı liseyi bitirmek için bütün imkanlarını zorladığını söyledi. En büyük hayalinin üniversite okumak olduğunu söyleyen Kader, üniversite sınavlarına çalışmak için zamanının olmadığını belirterek, "Her insan gibi bizim de insanca yaşama hakkımız var. Fakat ne yazık ki ne yaşadığımız ev eve benziyor, ne de yaşantımız yaşama benziyor" sözlerine yer verdi.
'Tarım ve iş alanlarında iyileştirme yapılmalı'
Kader, bölgedeki insanların okumadığını söyleyenlerin, imkansızlıkları bilmediğine dikkat çekerken, "Halka istihdam alanı yaratılsın, tarım politikalarında iyileştirme yapılsın, bakalım o zaman doğu insanı okuyor mu okumuyor mu" ifadelerinde bulundu. Daha sonra annesi, yengesi ve kardeşleriyle tarlada çalışmaya giden Kader, okumak istediğine, bir kadın olarak emeğinin sömürülmesini istemediğine vurgu yaptı.
(va/gk/mg)

