'Hükümet güvenlik yasası yerine sürece dönük yasalar çıkarsın'
08:33
Beritan Elyakut/JINHA
AMED - TBMM'ye sunulan 'Güvenlik Paketi'nin hukuksuzluklara yol açacağını belirten HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, hükümetin yargı paketini geri çekmesinin hem kendisi, hem de toplum ve ülke için en isabetli karar olacağını belirtti. Mezopotamya Hukukçular Derneği Eş Başkanı Gülşen Özbek ise, hükümettin güvenlik yasası yerine sürece dönük yasalar çıkarmasını istedi.
Kobanê'ye destek eylemleri ve yaşanan olayların ardından hükümetin "kamu güvenliği" iddiasıyla gündemine alarak Meclis'e sevk ettiği ve AKP grup toplantısında Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından ayrıntıları açıklanan "güvenlik paketine" tepkiler yükselmeye devam ediyor. Güvenlik Paketi'ni değerlendiren HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, "Hükümet, yargıyı ele geçirmiş olmanın güveniyle, söz konusu hükmün artık kendisine karşı kullanılamayacağından emin olarak, düzenlemeyi hiçbir demokratik ülkede görülmesi mümkün olmayan biçimde muhaliflere karşı acımasız bir silah olarak devreye sokmayı hedefliyor" dedi.
'Oluşacak yeni rejimin adı demokrasi olmayacaktır'
Meral, polis, savcı ve yargıçlara egemen olan zihniyet yapısının, yargıçların bağımsız ve tarafsızlık ilkelerinin içselleştirilememesi gibi nedenlerle soyut suç kategorilerinin içinin keyfi biçimde doldurulacağına dikkat çekti. Meral, "Düşüncelerini özgürce ifade eden, demokratik gösteri haklarını kullanan, iktidardan farklı düşünen tüm muhaliflere karşı acımasızca bu yasanın kullanılacağını öngörmek yanlış olmaz. Hükümet açıktır ki, bu düzenleme ile düşüncelerin özgürce açıklanmasını, hukuksuzluk ve adaletsizliğe karşı itirazları kriminalize etme amacını güdüyor. Başarması halinde oluşacak yeni rejimin adı şüphesiz artık demokrasi olmayacaktır" diye belirtti.
'İletişimin tespitine sulh ceza karar verecek'
Yapılan 17 Aralık Operasyonu ile hükümetin ve bakanların kendisini ve çocuklarını kurtarmak amaçlı bir dizi değişiklik yaptığını belirten Meral, "İletişim tespit kararlarını Ağır Ceza Mahkemeleri'nin alması gerekiyor ve hatta bu kararların oy birliği ile olması noktasında kararlar alındı. Şuan sunulan tasarıyla bunların tümü ortadan kaldırılmak isteniyor. İletişimin tespitinde ve dinlenmesinde sınır tanımadan Sulh Ceza Mahkemeleri tarafından karar verilebilen bir düzenleme getiriliyor. Bu düzenin işleyişine dair suçların eklenmesiyle pratikte iktidarla aynı siyasal düşüncede olmayan ve hükümete muhalif olan herkesin dinlenmesinin 'kanuni ' ve 'doğal' hale getirilmesi hedefleniyor" ifadelerine yer verdi.
'Tüm temel hak ve özgürlükler özünden boşaltılacak'
Paketle amaçlanan bir başka sonucun ise, iktidar ya da parti yargısının bir an önce hayata geçirilmesi hedefine uygun olarak kadrolaşmaya hız verilmesi olduğuna değinen Meral, "Yeni paketin yasallaşması durumunda, Türkiye, yaşam hakkı, düşünceyi açıklama özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, adil yargılama hakkı dahil tüm temel hak ve özgürlüklerin özünden boşaltılarak askıya alındığı, keyfilik ve cezasızlığın hükmünü yürüttüğü yepyeni bir rejime uyanacaktır" dedi. Meral, bu yasanın hayata geçirilmesi halinde ülkeyi büyük karışıklıklara sürükleyeceğini ifade ederek, hükümetin yargı paketini geri çekmesinin hem kendisi, hem de toplum ve ülke için en isabetli karar olacağını söyledi.
Gülşen Özbek: Hak ihlallerini doğuracak bir yasa teklifi
Mezopotamya Hukukçular Derneği Eş Başkanı Gülşen Özbek, "Güvenlik Yasası" olarak bilinen ve Meclis'e sunulan teklifin birçok yönleriyle hak ihlallerini doğuracak bir yasa olduğunun altını çizdi. Gülşen, "21 Şubat'ta bir yasa çıkarılmıştı ve bu yasa insanların çok rahat dinlenmesinin, teknik yöntemlerle takibinin, tutuklama ve gözaltıların önüne geçebilecek daha zorlayıcı hükümler getirildi. Ancak 4-5 ay sonrasında bu yasayla aynı şekilde makul şüphe aranarak dinlemeyi kolaylaştıran, teknik yöntemlerle takip ve tutuklamaları kolaylaştıran bir yasayı getirmeyi hedefliyorlar" ifadelerini kullandı.
'Adil savunma hakkını zedeleyen bir yasa teklifidir'
Yeni yasa tasarısı ile birlikte avukatlarında belli sınırlara hapis edilmek istendiğine dikkat çeken Gülşen, "Bizler savunma başladığı süreçten itibaren savunduğumuz kişinin ne ile yargılandığını bilmek zorundayız. Ancak bu yasa teklifiyle kişi dahi neyle suçlandığını bilmeksizin çok rahat bir şekilde tutuklanmasının önü açılacak ve yargılama başlayana kadar neyle yargılandığını bilmeksizin tutuklu kalabilecektir. Adil savunma hakkını zedeleyen bir yasa teklifidir. Bizler bunu kabul edecek durumda değiliz ve etmeyeceğiz" dedi.
'Mantık daha fazla ceza daha az olay'
Gülşen, yeni yasa paketinin 'Güvenlik paketi' olarak anılmasının en büyük sebebini dile getirerek, "Kürdistan'daki halkın demokratik bir şekilde taleplerini dışa vurmasının önünü almaya dönük hazırlanmış bir yasadır. Çünkü bu yasada şu ön görülüyor; toplumun gösteri hakkını ve toplanma kararını zorlaştırıyor. Mantık şu; 'daha fazla ceza daha az olay' ancak bunun meşru bir zemini yok. Çünkü var olan yasalar sadece ceza miktarlarını arttırmayı düşünülerek devam ediyor" diye belirtti.
'Kimse polis devleti istemiyor'
Gülşen, "Bu kadar insanı sokağa döken ve ısrarla haklarını isteme noktasındaki nedenlerin araştırılması gerekirken ve eylemlere daha demokratik yasalarla cevap verilmesi gerekiyorken, güvenlik paketleriyle cevap vermek hukuk devletine aykırı bir durumdur" dedi. Bu yasa teklifiyle birlikte polis devleti olmanın yasal çerçevesinin oluşacağına vurgu yapan Gülşen, kimsenin polis devletini istemediğini aksine hukuk devleti istediğini vurguladı.
'Sürecin ruhuna dönük yasalar çıkarılmalı'
Güvenlik yasasının sürecin ruhuna aykırı bir yasa olduğunu ifade eden Gülşen, "Sayın Öcalan'la başlamış bir çözüm süreci söz konusu. Bu sürecin ilk anından itibaren 9 başlıklı ana hatlardan söz edilmişti ve bu başlıkların anayasal zemine oturtulması aynı zamanda TMK'nın kaldırılması, cezaevlerinde kalma koşulları olamayan hasta tutsakların bir an önce serbest bırakılması talepleri söz konusuydu. Demokratik hukuk devleti bunları gerektiriyor. Bizler hükümetten güvenlik yasası yerine sürece dönük yasalar çıkarmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.
(be/mg)

