Eren Keskin: Kadınların sesi kesilmek isteniyor

08:32

 


MİZGİN TABU/JINHA


İSTANBUL - Diyarbakır 3. İdare Mahkemesi'nin eşbaşkanlık kararını değerlendiren İnsan Hakları Savunucusu Avukat Eren Keskin, kadınların sesinin kısılmak istendiğine dikkat çekerek, "Türkiye'de hiçbir zaman hukuk bağımsız değil, bugünde değil. Mahkemelerin vermiş olduğu tüm kararlar aslında siyasi karaların hukuktaki yansımasıdır. Bu mahkeme kararını da öyle değerlendirmek gerekiyor" dedi.


Diyarbakır 3'üncü İdare Mahkemesi tarafından Diyarbakır'daki 7 ilçede uygulanan eşbaşkanlık sistemiyle ilgili mahkeme tarafından durdurulma kararı alınmasına yönelik tepkiler devam ediyor. İnsan Hakları Savunucusu Eren Keskin, kadının en fazla siyasete girdiği kesimlerin Kürt partileri olduğunun altını çizerek, "Siyasette en çok katılım gösterenler kadınlar, doğal olarak siyasetin değişmesini ve demokratikleşmesini, kadının toplum içindeki yerini ve çoğalmasını sağlayacak bir durum olduğundan devlet bunu istemiyor" dedi.


'Türkiye'de erkek egemen sistem kadını istemiyor'


Türkiye'de gerek yazılı, gerekse de pratik uygulamanın son derece erkek egemenlikli olduğunu belirten Eren, bu nedenle mahkemenin eş başkanlık sistemiyle ilgili vermiş olduğu kararı bu açıdan değerlendirmek gerektiğini söyleyerek, "Neden erkek egemen sistem diye sorduğumuz da siyasette ve yargıda egemen olanın erkek olduğunu görüyoruz. Siyasetin demokratikleşmesi içinse kadının siyasete girmesi gerekiyor. Kadınların en fazla siyasete girdiği kesimlerse Kürt partileri ve Kürdistandır. Siyasette en çok katılımı kadınlar gösteriyor ve kadının toplum içerisindeki yerini çoğalmasını sağlayacak bu durumu da devlet istemiyor" diye konuştu.


'Kadınların sesi kesilmek isteniyor'


Toplumu demokratikleştirecek kesimlere siyasetin kapatılmak istendiğini kaydeden Eren, "Kürdistan'da bundan yıllar önceki feodal yapı ve erkek egemen sistem dikkate alınıp bugün Kürt hareketinin güçlendiği zamandaki durumu birlikte değerlendirirsek aradaki farkın ne kadar büyük olduğunu görebiliriz ve Kürdistan'ı eskisi gibi yönetmek istiyorlar. Ama bu olamayacak. Çünkü bugün Kürt hareketinin güçlenmesinin nedeni kadınların en değerli varlıklarını hareketine vermiş olmalarıdır. Harekete ivme kazandırmasından dolayı da kadınların sesini kesmek istiyorlar" şeklinde konuştu.


'Türkiye kesinlikle mahkum olur!'


Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin uluslararası sözleşmelere aykırı davrandığını kaydeden Eren, sözleşmede kadına karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi kararına rağmen eş başkanlık sistemini ile durdurma verilmesinin kural ihlali olduğunu belirtti. Eren, "Kadın ve erkek siyasette kesinlikle eşit değil ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti bunu eşitlemek üzere uluslararası bir karara imza attı. Mahkeme ise, buna aykırı bir karar vermiş durumda. Böyle bir karar eminim ki başkanlar tarafından üst mahkemelere ve uluslararası hukuka taşınacaktır. Türkiye böyle bir mahkeme kararı nedeniyle kesinlikle mahkum olur" diye belirtti.


'Kürt kadını her açıdan eşitlik istiyor'


AKP tarafından daha önceki dönemlerde eş başkanlık sistemine karşı bir durum olmadığına değinen Eren, "AKP içerisinde siyaset yapan kadınlarla Kürt hareketi içerisinde siyaset yapan kadınlar arasında büyük bir fark var. AKP'de her zaman son sözü Erdoğan söylüyor. AKP'deki kadınlar bu sebepten kaynaklı bağımsız kimlik taşımıyorlar. Kürt kadını için bu geçerli bir durum değil. Kürt kadını hem eş başkanlığı, hem de siyaset içerisinde her açıdan eşitlik istiyor" dedi.


'Kürdistan'da kadın demek direniş demek'


Eş başkanlık sistemi içerisindeki asıl korkunun Kürt hareketi içerisinde kadının daha fazla rol almasından kaynaklı oluşan taleplerin ve demokratikleşmenin artmasının olduğunu belirten Eren, "Bugün Kobanê direnişine baktığımızda dahi kadınların orada da ne kadar söz sahibi olduklarını görebiliyoruz. Kürdistan'da kadın demek aynı zamanda direniş demek. Çünkü Türkiye'de hiçbir zaman hukuk bağımsız değil, bugünde değil. Mahkemelerin vermiş olduğu tüm kararlar aslında siyasi karaların hukuktaki yerin yansıması. Bu mahkeme kararını da bence öyle değerlendirmek gerekiyor" açıklamalarında bulundu. 


(mt-dk/mg)