Eğitim-Senli kadınlar IŞİD'i kara peçe ile protesto etti

16:15

JINHA


AMED- Eğitim-Sen Diyarbakır Şubesi Kadın Meclisi üyeleri, İŞİD'in kadınları pazarlarda bir eşya gibi görüp satmasına yönelik kara peçeli ve ellerini zincirleyerek protesto yürüyüşü gerçekleştirdi. Yürüyüşün ardından konuşan Eğitim-Sen Kadın Sekreteri Müesser Gülcemal, “Tüm ezilen sömürülen dünya kadınları yürütülen bu vahşice saldırılara sessiz kalmayacaklardır. Biz emekçi kadınlar olarak her yerde geri faşist saldırılara karşı en yüksek düzeyde direneceğimizi beyan ediyoruz" dedi.


IŞİD'in kadınları pazarlarda bir eşya gibi görüp satmasına yönelik Eğitim-Sen Diyarbakır Şubesi Kadın Meclisi üyeleri, Eğitim-Sen binası önünden AZC Plaza'ya kadar bir yürüyüş gerçekleştirdi. “Gelin birlikte sesimizi çıkaralım, “Yapılan bu vahşete sessiz kalma” dövizlerinin taşındığı yürüyüşte kadınlar, kara peçe taktıkları ve ellerini zincirledikleri gerekçesiyle polis tarafından durduruldu. Ancak kadınlar, yürüyüşlerine devam ederek, “Biji berxwedana YPJ”, “Jin jiyan azadi”, “Katil IŞİD Kürdistan’dan defol”, “Kadınlar buraya mücadeleye” ve “Kobanêli ve Şengalli kadınlar onurumuzdur” sloganları eşliğinde AZC Plaza önüne kadar yürüdü. Yürüyüşün ardından, Eğitim-Sen’li kadınlar adına basın açıklamasını yapan Eğitim-Sen Kadın Sekreteri Müesser Gülcemal, IŞİD’in kadınlar üzerinde uyguladığı vahşete dikkat çekerek, bu duruma sessiz kalmayacaklarını belirtti.


Müesser, 30 milyondan fazla kadın ve çocuğun cinsel köle aracı haline getirildiğini ifade ederek, "İçinde yaşadığımız çağda kapitalist sömürü kölelik kurumunun maddi biçimini değiştirmiş, işçi ve işsiz köleliğini kurumsallaştırmıştı. Büyük insan yığınları emek üzerinden köleleştirilirken, iyimser rakamlarla 30 milyondan fazla kadın ve çocuk cinsel köleleştirmenin aracı haline getirilmiştir" dedi.


'Zor zamanlar geçirmekteyiz'


Köle pazarlarının radikal İslami gruplar vasıtasıyla tarih sahnesine çıkarıldığını dile getiren Müesser, "Tarihin direnmeyi önümüze tek seçenek olarak koyduğu zor zamanlar geçirmekteyiz. Emperyalist kapitalizm, yarattığı savaşlar, katliamlar, yoksulluk, zorunlu göçlerle kadınları ortak sömürü alanına dönüştürmüştür" diye konuştu.


'4000 e yakın Kürt Kadını genel evlerde satıldı'


Ortadoğu’da ve bölgede dini-mezhepçi, milliyetçi ve ekonomik bir savaşın yürütüldüğünü kaydeden Müesser, bu savaşın kirli yüzünün kadınlara yönelik olduğunu vurguladı. Müesser, “Kadınlar savaşın sonuçlarını bizzat yaşamakla kalmayıp çocuklarının açlığına, yoksunluğuna ve hatta ölümüne katlanmak zorunda bırakılmaktalar. 1986-1989 yılları arasında Irak Baas rejiminin güney Kürdistan da yürüttüğü Enfal operasyonlarında sayısı tam bilinmemekle birlikte 4000 e yakın olduğu tahmin edilen Kürt kadınının Kuzey Afrika’nın genel evlerine satıldığı bilinmektedir" diyerek, kadınların yaşadığı duruma işaret etti.  


'IŞİD kadın düşmanı bir zihniyetin savaş gücüdür'


Dünyanın her yerinde kadınlara ve çocuklara yönelik baskı şiddet, taciz ve tecavüzlerin halen devam ettiğini ifade eden Müesser, bunu yapan örgütlerden, El Kaide, Boko Haram, El Şabab ve son olarak IŞİD’i işaret etti. Müesser, kaçırılan kadın ve çocukların ganimet ya da cariye yapıldığını belirterek, "IŞİD ismiyle gördüğümüz bu zihniyet kadın düşmanı bir zihniyetin savaş gücüdür. En vahşi uygulamalarıyla bir erkek terörüdür. Sadece Şengal saldırılarında 1500 e yakın kadın ve çocuk kaçırılmışlar pazarlarda ganimet olarak satılmışlardır. Birçoğu bu zulme başörtüleri ile kendilerini boğarak cevap vermiş, böylece aslında IŞİD zulmünü boğmuşlardır" diye konuştu.  


“Kazanım kadın öncülüğündeki halk mücadeleleriyle olur” diyen Müesser, "Tüm ezilen sömürülen dünya kadınları yürütülen bu vahşice saldırılara sessiz kalmayacaklardır. Her an her yer direnişin mekanına çevrilecektir. Biz emekçi kadınlar olarak her yerde geri faşist saldırılara karşı en yüksek düzeyde direneceğimizi beyan ediyoruz" dedi.


Açıklamanın ardından 10 dakikalık oturma eylemi gerçekleştiren kadınlar taktıkları kara peçeleri ve elerindeki zincirleri kırarak dağıldı.


(ny-rt/dc)