YPJ'li Seyran Er'in annesi: Kızım erkek egemen yaşama karşıydı

09:07

 


Nurcan Yalçın / JINHA


MÊRDÎN- Kobanê Kantonu'na yönelik IŞİD çetelerinin saldırıları sonucu yaşamını yitiren YPJ'li Seyran Er'in annesi Pero Er, Kobanê'yi savunmanın herkesin boyun borcu olduğuna dikkat çekerek, "İradeli duruşuyla kızım tam bir moral kaynağıydı. Erkek egemen yaşama hep karşıydı ve 'Kadınların bu kadar kölelik çektikleri yeter' diyordu. Kızımın hiçbir zaman önünde engel olmadım o kendi düşüncelerine ses verip ve gitti" dedi.


IŞİD'in Kobanê'ye yönelik saldırılarında yaşamını yitiren YPJ savaşçısı Seyran Er'in (Zerga Zuhal) naaşı 17 Ekim'de Mardin'in Kızıltepe ilçesinde binlerin katılımıyla toprağa verildi. Kızını zılgıtlarla uğurlayan 55 yaşındaki annesi Pero Er, kızının yaşam hikayesini anlattı. 7 çocuk annesi olduğunu belirten Pero Anne, "Kızım Zerga 1982'de Mardin'in Derik ilçesinde doğdu. Maddi sıkıntımız olduğu için Zerga'yı okutamadık. 1990'lı yıllarda hem devletin baskılarından, hem de yoksulluktan dolayı Manisa'ya göç etmek zorunda kaldık ve çok büyük sıkıntılar yaşadık. Kızım Zerga okumamasına rağmen çok bilinçliydi ve çevresini de bilinçlendiriyordu. Kızım Zerga 2007 yılında gençlik çalışmalarında yer aldı bunun yanı sıra gazete dağıtımı yapıyordu. 2008 yılında cezaevine girdi ve 2009'da yönünü dağlara çevirdi" diye belirtti.


'İradeli duruşuyla tam bir moral kaynağıydı'


Kızı Zerga'nın ailenin üçüncü çocuğu olduğunu ve iradeli duruşuyla tam bir moral kaynağı olduğunu aktaran Anne Pero, "Zerga hiç okula gitmedi ama çok zeki bir kadındı. Kadın bilincinin farkındaydı. Zerga kadın bilinci ile kadınları savunurdu. Okumayı kendi kendine öğrendi. Çok çalışkandı ve işinde çok başarılıydı. Çok iradeliydi kafasına koyduğunu yapardı" diye konuştu.


'Erkek egemen yaşama karşıydı'


Pero, "Göç ettiğimiz batı metropollerinde pamuk, sebze, meyve işlerinde çalışırdık. Batı illerinde çadır kurmadığımız bir dağ kalmadı. Çevremizdeki insanların evleri betondu ancak bizim evimiz brandaydı. Sabah erken kalkıyordum çocuklarımın yastıkları toz içindeydi. Kızım Zerga fabrikalarda çalışmaya tahammül edemiyordu, bir erkeğin kendi üzerinde baskı kurmasına tahammül edemiyordu. Erkek egemen yaşama çok karşıydı. O yıllarda bir kuzeni şehit düştü ve bundan çok etkilendi. Günlerce yerde döşek ve yastık kullanmadan yatıyordu. Kafasının altına onun fotoğrafını koyup yatıyordu" ifadelerini kullandı.


'Yaşadığı toplumda kendini fark ettirebiliyordu'


Zerga'nın yalnız kalıp okumayı çok sevdiğini belirten Pero Anne, "Sürekli okuyordu ve çocukları çok seviyordu. Bir çocukla günlerce oynayabiliyordu. Doğaya karşı çok duyarlıydı. Yaşadığı toplumda kendini fark ettirebiliyordu. Kadınlığından gurur duyuyordu. Bir gün tarlada çalışıyorduk ve kızım kot pantolon giymişti. Kadınlar ona 'Sen erkeklere benziyorsun' diyorlardı o da 'Ben kadın olduğum için çok mutluyum. Bende kadınım, sizde kadınsınız ama siz kölesiniz. Kadınların bu kadar kölelik çektikleri yeter' diyordu" dedi. 


'Kendi duygularına ses verip gitti'


İnsanların kızı Zerga'nın okumadan nasıl böyle bir bilince sahip olduğunu merak ettiklerini dile getiren Pero Anne, "Kızım her zaman 'Gözlerinizi açıp bir etrafınıza bakın' derdi. Bende kızım neden böyle konuşuyorsun ben senin annen değil miyim bana karşı böyle konuşuyorsun dedim. Bana 'Sen belki bana süt vermiş olabilirsin ama bütün Kürdistan anaları benim annemdir' diyordu.  Ama ben bir gün olsun ona engel olmaya çalışmadım. O kendi düşüncelerine ses verdi ve gitti" diye belirtti.


Kobanê'ye savunmak herkesin boyun borcudur'


Kızının doğru yolu seçtiğini ve Kobanê'yi savunmak herkesin boyun borcu olduğunu dile getiren Pero Anne, "Zerga'nın şahadetiyle başım diktir. Kızımın onurlu bir yolda şehit olması beni çok gururlandırdı. Kızım halkının ve ülkesinin özgürlüğü için gidip canını verdi. Bu gün Tayyip Erdoğan Müslüman olduğunu söylüyor ama bu gün yaptıklarını tüm dünya görüyor. Zerga benim kızım değildi. Eğer benim kızım olsaydı benim evimde olurdu. O tüm Kürt halkının kızıydı. Bu gurur da bir tek benim gururum değil. Böyle evlatlar doğurduğumuz için tabi kendimizle gurur duyuyoruz ama halkının özgürlüğü için ben onu büyüttüm onu" diye belirtti.


 


(ny/mg)