Shahrzad Mojab:Artık güçlü bir kadın hareketini düşünme zamanı
08:31
Zehra Doğan-Caroline Muschck/JINHA
TORONTO - Rojava'da kadın öncülüğünde gerçekleşen devrime destek vermek amacıyla birçok eylem ve etkinliklerin düzenlendiğini belirten Toronto Üniversitesi Eğitim ve Kadın Çalışmaları Profesörü feminist yazar Shahrzad Mojab, "Rojava'daki kadınların mücadelesi şahsında uluslararası feminist koalisyonuna girmek gerek. Küresel olarak ve bölgesel olarak artık güçlü uluslararası kadın hareketini düşünme zamanı" dedi.
Toronto Üniversitesi Eğitim ve Kadın Çalışmaları Profesörü ve "Devletsiz Ulusun Kadınları Kürt Kadını Üzerine Araştırmalar" kitabının yazarı Shahrzad Mojab ile Rojava'da direnişinin öncüsü YPJ'li kadınları konuştuk. Kürt kadın hareketi üzerine 30 yıldır çalışma yürüten Shahrazad, YPJ öncülüğünde Rojava'da gerçekleşen devrim için feministlerin küresel çapta ayaklanması gerektiğini belirterek, "Çünkü Rojava'nın kazanımı, hepimizin kazanımı olacaktır" ifadesinde bulundu.
- Rojava Devrimi'ne öncülük eden YPJ'li kadınlar şuan tüm dünya tarafından tehdit unsuru haline gelen IŞİD çetelerine karşı mücadele veriyor. Kadın öncülüğünde gelişmekte olan Rojava Devrimi'ni nasıl değerlendiriyorsunuz?
Tarihte kadınların önemli tarihi hareketlere katılım gösterdiklerini biliriz. 1979 İran Devrimi'nde de İslam'ın İran'da baskın olmasından dolayı cinsiyetçi yönetim şekli topluma dizayn verdi ve kadınlar kendini devrim sahnelerinde pek gösteremedi. Fakat o sırada Kürt kadınları, Kürt bölgesinde silahlı mücadeleye katıldılar. Kadınların İran'da mücadeleye katılması ciddi bir meseleydi. Kürtler, bunu başardı. O nedenle ben, Rojava'daki kadın devrimini, İran'daki Kürt kadınların gerçekleştirdiği devrimden bağımsız görmüyorum. Rojava'daki devrimin kökleri, İran'daki Kürt kadınlarının mücadelesine dayanıyor. Üç yıldır kadınların Rojava'da toplumu yaratma ve yeniden inşa etme mücadelesi devam ediyor. Sadece IŞİD'in ortaya çıkması ile beraber dünya Rojava'nın direnişinden söz ediyor. Oysa kadınlar, üç yıldır Rojava'da tüm dünyaya örnek oluşturacak nitelikte yeni bir yaşam modeli üzerinde yoğunlaşıyor ve mücadele veriyor. IŞİD bu nedenle özelde kadınlar olmak üzere, demokrat çevrelere saldırarak katliam gerçekleştiriyor. YPJ Rojava'da savaşırken, batı medyası hala magazinsel bakış açısından hiçbir şey kaybetmeden onları magazin dergilerine taşıyor. Kadınlarının nesnelleştirilmesi devam ediyor. Batı medyası, Afganistan'da Burka ve bedenin örtüsüyle takıntı halinde. Şuan da medya, YPJ'li kıyafeti giyen Rojava'lı kadınların bedenlerine kafayı taktı. Medya böylece kadınların katılımını ve bu mücadelenin anlamından uzak bir şekilde dikkatleri Kürt kadınların bedenine çekmeye çalışıyor.
- Rojava için IŞİD'e karşı uluslar arası güçlerin yardım ve koalisyon çağrıları var. Yeteri kadar olmasa da bir yardımdan söz edebiliriz. Sizce emperyalist güçlere karşı Ortadoğu'da yeni bir yaşam modeli oluşturan Rojava'nın bundan sonraki adımları nasıl olmalı?
Kapitalist emperyalist ataerkil güçler, kadınlar dahil herhangi bir nüfusun özgürleşmesi için çalışmaz. Ben görüşümü açıkça söylemek zorundayım. Amerika öncülüğünde bir koalisyonun oluşturulması demek, halkın devrim uğruna kendilerini kahramanca feda etmelerinin boşa gitmesi demektir. Çünkü ABD, Ortadoğu'da yeni bir Vietnam savaşı yaratmak istiyor. ABD, yeni bir savaş taktiği uygulamak istiyor. ABD, Ortadoğu'daki Arap, Kürt, Ermeni gibi halkları kara kuvvetleri olarak kullanarak kendi çıkarları için savaşı sürdürmek istiyor. Ataerkil emperyalist güçlerin bölgede müdahalesi, IŞİD gibi aşırı ataerkil şiddet güçlerini daha da güçlendiriyor. IŞİD, emperyallerin oluşumudur. Emperyalist güçler IŞİD'i, Esad rejimini devirmeye çalışmak için Suriye'de de konumlandırdı. Dolaysıyla emperyalist güçlerin, 'rejim değiştirme politikası' halkın başkaldırma ve devrimci örgütleme adı altında ayaklanmasını gerektirdi. Suriye ayaklanması da bu şekilde oldu. Devrim, askeri müdahale ve bombardımanla olmaz. Devlet başkanı değiştirmek için (Irak'ta olduğu gibi) bu tarz örgütler amaca hizmet edebilir. Ama buna devrim diyemeyiz. Bölgede askeri müdahalenin bir neticesi de geleneksel, aşırı, kabile ve ataerkil güçlerin güçlenmesi oldu. Bu güçler de sık sık demokratik ve ilerici güçlere eziyet ediyor. IŞİD, böyle bir süreçte oluşturuldu. Bence, Rojava'nın iki seçeneği var. Ya Federal Kürdistan gibi tamamen Amerika'ya bağlı kalarak, yolsuzluk, kadına karşı şiddetinin her gün arttığı ve kadın hareketinin yok denecek kadar silik bir şekilde kendini sürdürdüğü özerk bir yer olur, ya da yıllardır uğruna savaştığı devrimi yaşatır ve Ortadoğu'da yeni bir model oluşturma iddiasının peşinden gider. Çünkü şimdiki haliyle Rojava Ortadoğu için yeni bir umut haline geldi. Çok önemli bir dönemden geçiyor. Kararı verecek yine devrimin öncüleri olacaktır. Onların kararı bahsini ettiğim bu iki yolun sonuçlarını bize gösterecek.
'Kapitalizme hizmet eden Türkiye'de özerklik zor'
Rojava şu anda üç yıllık aşama ve mücadele ile büyük bir başarı kazandı. Bu çizgisini göz ardı edemeyiz. Bu nedenle yine en iyisini onların yapacağını düşünüyorum. Rojava'da Kürtler olağanüstü bir başarı kazandı. Her alanda eşit katılımı sağlayacak bir sistem oluşturdu. Buna belediye ve kurumlarda eş başkanlık, toplumda eşit katılım, yarışma değil dayanışmayı esas alma, kolektif yaşam, ekolojik yaşam temelinde bir toplum inşa etme çabaları örnek verilebilir. Peki bu başarı sürdürülebilir mi? Önemli olan o… Bu yine PYD ve PKK'ye bağlı. PYD, Abdullah Öcalan'ın Lideri olduğu PKK'ye yakın. Bun nedenle, PKK siyasetini iyi okumak gerek. PKK'nin, Türkiye gibi bir yerde demokratik özerklik istemesini yanlış buluyorum. Özerklik dahilinde Kürtler, yine Türkiye hükümeti ile aynı çatı altında kalacak. Oysa Türkiye kapitalizme hizmet eden bir yer. Türkiye, Ortadoğu'da kapitalist ulus-devlet mantığını en iyi şekilde sürdürülmesi için emperyaller tarafından çok önemli. Bu nedenle, Kürtlerin Türkiye'de demokratik özerk bir yaşam inşa etmesine izin verileceğini sanmıyorum.
- Feminizmin şu anda geldiği aşamayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Feminizmin uluslar arası düzeyde ilerlemesi için neler yapılması gerekiyor?
Uluslararası olarak Ortadoğu'da ne oluyor?, Kadın hareketinde ne oluyor? konusunda büyük bir kafa karışıklığını görüyorum. Gel gör ki Afrika ve Ortadoğu'nun ezilen halklardan gelen kadınların çoğu seslerini yükseltiyorlar ve ayaklanma yapıyorlar. Avrupalı kadınlarda aynı şeyi yapıyor. Ama artık farklı bir boyuta geçmenin zamanı olduğunu düşünüyorum. Rojavalı kadınlara destek olan bir sürü sokak eylemleri ve değişik sosyal medya aktivizmi yapıldı. Fakat bu yeterli değil. Orada bir savaş var ve daha fazlasının yapılması gerekiyor. Ortadoğu başta olmak üzere tüm dünyada sokaklara dökülmek, kadınları ve erkekleri örgütlemek gerekiyor. Rojava'daki kadınların mücadelesi şahsında uluslararası feminist koalisyonuna girmek gerek. Küresel olarak ve bölgesel olarak artık güçlü bir uluslararası kadın hareketini düşünme zamanı.
'Sine Kuşatması'nda Kürtlerin yanında yer aldım'
İran'da Kürdistan şehri Sine'de bağımsızlığını ilan ettiği sırada İran rejimi 25 gün boyunca kenti kuşattı. Kürtlerin direnişine ben de katıldım. Tıpkı bu gün Rojava'da gelişen örgütlenme, Sine'de de yaşandı. Bu pek bilinmiyor. Oysa tüm dünya, İran'da Sine'de yaşananlar için ayaklanmalıydı. Çünkü devrimi gerçekleştirenler için destek, çok önemli moral kaynağı oluyor. Bazen düşünüyorum, 25 gün boyunca Sine'de direndiğimi ve o yıllarda neler yaşandığını anlayacak birileri var mı diye düşünüyorum. Tüm bu yaşadığım ve Sine'de Kürtlerin yaşadıkları, hiç kimsenin umurunda olur mu, bilmiyorum. Bu nedenle özellikle feministlerin, Rojava için ciddi destekte bulunması gerektiğini vurguluyorum. Çünkü Rojava kazanımı, hepimizin kazanımı olacak. Bunun için dikkatli dayanışma ve bağlantı kurmak önemli. Dikkatli dayanışma diyorum, çünkü tarihi bilimimize dayanarak, bu kritik ve önemli anda PYD'nin stratejilerini yakından takip etmemiz gerekiyor.
- Shahrzad Mojab kimdir?
Toronto Üniversitesi'nde Eğitim ve Kadın Çalışmaları Bölümü Profesörü Shahrzad Mojab, Kürt kadın hareketi ve mücadelesi üzerine 30 yıldır araştırma yapıyor. İran'da Sine kentinin kuşatması sırasında Kürtlerle beraber direnişte olan Shahrzad, aynı zamanda Kürt kadınların mücadele biçimi üzerine sayısız makale kaleme aldı. Şu an Ortadoğu'da ve özellikle İran, Türkiye ve Filistin'de kadın siyasi tutsaklarla ilgili çalışmalar yürüten Shahrzad, anı zamanda 2015 yılında dağıtıma sunulacak Marksizm ve feminizm üzerine kitap yazıyor ve Toronto Üniversitesi'ndeki kadın çalışmalarına akademik çerçevede sürdürüyor.
(zd/mg)

