Mardin Gençlik ve Kültür Evi birçok gence ev sahipliği yapıyor
08:42
Beritan Elyakut-Şehriban Aslan/JINHA
MÊRDİN - Gençlerin sosyal yaşamda daha etkin olabilmeleri ve yoz yaşama doğru adım atmamaları için kurulan Mardin Gençlik ve Kültür Evi birçok gence ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Kadınlara yönelik özgün çalışmalarında olduğu gençlik evinde Genç Kampüs Projesi, sivil itaatsizlik, temel yurttaşlık hakkı ve kadın hakları konusunda eğitimler veriliyor.
Mardin'de yoz yaşama karşı oluşturulan gençlik evi birçok gencin uğrak noktası haline gelmeyi başarmış durumda. Gençlik evinin "Merkez" olarak kurulmamasının en büyük sebeplerinden birinin de gelen gençlerin kendilerini evlerindeymiş gibi hissetmesinden kaynaklanıyor. Mardin Gençlik ve Kültür Evi Yönetim Kurulu Üyesi Gültekin Çelik, gençlik evinin 1999 yılında kurulduğunu belirterek, "Burada çalışma yürüten arkadaşların hiçbiri devlet personeli değildir. Onun dışında geri kalan herkes gönüllü çalışmaktadır. Gönüllü çalışmalar yapıyoruz çünkü gençlik evleri imkansızlık içindeki imkanlarımızdır" dedi.
'Çok büyük zorluklarla bugünlere geldik'
Gençlik evine ilk geldiklerinde Mardin'de gençlik açısından hiçbir şeyin olmadığına dikkat çeken Gültekin, "Biz ilk yurt dışına genç gönderme ve genç getirme projemizi yaparken her gün gözaltına alınıyorduk. Litvanya'lılar duvarlara bayraklarını çiziyorlardı. Rengi sarı, kırmızı, yeşil diye hemen gözaltına alınıyordu. Geceyi gözaltında geçiriyorduk. Bize Kürdistan bayrağını çiziyorsunuz deniliyordu. Çok büyük zorluklarla bu günlere geldik. Kadın ve erkeğin bir arada oturup yapabileceği çalışma alanları da yoktu" ifadelerini kullandı.
'Komünal yaşam burada ortaya çıktı'
Gültekin, yurt dışı ve il dışından gelen gençlerin olduğunu bu sebepten kaynaklı çok göze battıklarını dile getirerek, yoz bir yaşamın temsilcisi olarak adlandırıldıklarını bunu sebebinin de kadın ve erkeklerin birlikte çalışma yürütmesinden kaynaklandığını ifade etti. Gültekin, "Kadınlarla birlikte mücadele ettiğiniz zaman başarılı olabilirsin. Bizde yılmadık devam ettik fakat yoz bir yaşama yürümeden. Sadece kültür sanat ve edebiyat alanında kendini geliştiren ve aynı zamanda ne olduğunu nerede olduğunun bilincinde olan ve bulunduğu yerin imkanlarının hangi amaca yönelik kullanılması gerektiğini bilen bireyler yetiştirdik. Komünal yaşam dediğimiz şey bizim için burada ortaya çıktı" sözlerini ifade etti.
'Burada kurs görenler geri gelip ders veriyor'
Gültekin, gençlik evine gelen gençlere daha çok, kişisel gelişim, sosyal sorumluluk, toplumsal duyarlılık, sinema, senaryo yazımı, kısa film, fotoğrafçılık, dil kursları, medya okuryazarlığı, maket uçağı yapımı, resim, gitar, bağlama ve erbane gibi kurslar verdiklerini dile getirdi. Tüm kursların ücretsiz olarak verildiğine değinen Gültekin, "Buradan kurslara katılan gençler üniversiteye yerleşiyor. Üniversiteden mezun olduktan sonra bir nevi vefa borcu olarak gelip ders veriyorlar" dedi. Uyuşturucu kullananların toplumda ötekileştirildiğini belirten Gültekin, "Zaten toplumsal olarak ötekileştirilmişiz, bir de kendi içimizdekileri ötekileştiriyoruz. Yargısız infazlara tabi tutuyoruz onları. Biz bütün bireylerin, ötekileşmişlerin ötekileştirilmemesi için burada duruyoruz" diye konuştu.
'Bir kadın olarak çok şey yapabildiğimi gördüm'
Mardin Gençlik Evi Yürütme Kurulu gönüllü üyesi Ebru Aygüler ise, erbane dersleriyle başladığı gençlik evinde bir yıldır çalışmaya başladığını ifade ederek, "Mardin'de sirk ve sokak festivali yaptık. Bir buçuk ay boyunca çalışmalar yaptık. Mesela sokak festivalinde bir sirk çadırı açıldı. Sadece erkekler çalışmadı, kadınlarda çalıştı. Ben buraya geldikten sonra çok şeyi yapabildiğimi gördüm. Bu yüzden buradaki çalışmalara aktif katılmam gerektiğine karar verdim" dedi.
'Kadın-erkek dengesine dikkat ediyoruz'
Kadınlara yönelik özgün çalışmalarının olduğuna değinen Ebru, genç kampüs projesi, sivil itaatsizlik, temel yurttaşlık hakkı ve kadın haklarına kadar sadece kadın eğitimleri yaptıklarını dile getirdi. Ebru, "Spesifik olarak sadece kadın çalışması olmuyor. Fakat yaptığımız her işte kadın kotasına ve kadın erkek eşitliğine dikkat ediyoruz. Yaptığımız çalışmalarda kadın erkek dengesini göz önünde bulunduruyoruz. Buna önem vermekle beraber zorunluluk haline de getirdik" diye belirtti.
(be-şa/mg)

