Herşeyini kaybeden Xanif yeni yaşamını özgür dağlarda arıyor

09:09

 


JINHA


RIHA  - IŞİD çetelerinin saldırıları sonucunda bütün ailesini kaybeden ve geriye "tutunabileceği bir tek özgür yaşam" umudu kalan Xanif Dedilî, şimdi umut ettiği yeni yaşamı yaratmak için gözlerini dağlara çevirmiş durumda. "Xanîf" Türkiye'ye de IŞİD çetelerinden kurtardığı bir aileyi “güvenli bölgeye” ulaştırma görevi nedeniyle geliyor. Bulunduğu yerde güvenlik sorumluluğunu üstlenen Xanîf, en kısa sürede yeniden mücadele edebileceği mekanlara gözlerini dikmiş durumda.


Yaklaşık 2 yıl önce büyük bir direnişin sonucunda ilan edilen Rojava Devrimi'ni yaşayan Kobanêliler, çadır kentlerde de artık içselleştirdikleri demokratik, özgür yaşamın gerekliliklerini doğalında yaşıyor ve yaşatıyorlar. Suruç'ta kurulan çadır kentleri gezdiğimizde ilk olarak gözümüze çarpan,  muhtaçlık duygusundan tamamen arınmış Kobanêliler, tüm ihtiyaçların karşılanmasında çocuğundan yaşlısına kadar herkesin seferber olması oldu. Kobanêliler yıllardır Rojava'da halk meclisleri öncülüğünde kendilerine yeni yaşam alanı kurmanın getirdiği sorumluluk bilinci gereği çadır kentlerin kurulumunda görev alıp, yeni "ev"lerini kendileri kuruyor ve güvenliklerini sağlıyor. Arîn Mîrkan Çadır Kenti’nde görüştüğümüz ve çadır kentin yönetiminde yer alan DBP PM üyesi Cihat İnco'nun Kobanêlilerin yaşam reflekslerine yönelik "Çadır kente aileleri yerleştirmeye başladığımız gece 21 sokağın tümünde tüm Kobanêliler kendi aralarında nöbet sistemi oluşturmuşlar ve her sokağa gece bir nöbetçi görevlendirerek, öz savunmaları oluşturmanın ilk adımını atmışlar" ifadelerinde belirttiği gibi, Rojava devriminde alternatif bir yaşamı örgütleyen Kobanêliler, devrimin yaşam öğretilerini gittikleri her yere taşımasını biliyor.


Küçük bir kulübe içinde Xanif ve arkadaşı Brûsk


Çadır kentlerin "güvenliği" üzerine bir haber yapmak için yaklaşık 2 bin kişinin yaşadığı Kobanê Çadır Kenti’ne vardığımızda, kentin güvenliğinden sorumlu Xanif Dedilî ile karşılaşıyoruz. Xanif’in umut dolu gözlerinin yanı sıra var olan koşulları küçük bir çocuk heyecanıyla anlatıyor olması gözlemlenen ilk durum oluyor. Kendi içinde birçok acıya karşı mücadele verdiğini her halinden hissettiğimiz Xanif, orada inşa edilen yaşama dört kolla sarılarak, yaşamaya olan inancını daha da sağlamlaştırıyor.


Xanif ile çadır kentin girişinde bulunan kiremitten yapılan kulübede konuşmaya başlıyoruz. Çocuk ruhunun gereği Xanif'in en yakın arkadaşı olan 13 yaşındaki Kobanêli Brûsk ise, Xanif'in Arapçasını bize tercüme ediyor. Xanif'in sahip olduğu tek şey olan küçük kulübesinde öğrendiğimiz hikâyesinde, vermek zorunda kaldığı büyük bedelleri her çocuğun ruhunda bulunan haksızlığa karşı direnme duygusundan geldiğini anlıyor insan.


Yaşadığı yoksulluğa karşı ilk savaşı


Esad rejimi döneminde Halep'in Mijmar kasabasında yoksul, kendi halinde, annesi, babası, eşi ve bir çocuğuyla yaşayan Xanif, Esad rejimine karşı muhalefetin yükseldiği dönemlerde, "Bunca zulüm gördüm artık savaştan başka çare yok" diyerek, kimin ne için savaştığına bakmadan sadece kendi ve ailesinin içinde bulunduğu yoksulluğu bir haksızlık olarak nitelendirerek, çocuksu ruhu ve yetişkin bedeniyle ÖSO ile birlikte Esad'a karşı savaşmaya başlıyor.  Aradan belli bir süre geçtikten sonra ÖSO'nun bölgedeki diğer halkalara yapmış olduğu zulme defalarca şahitlik ediyor Xanif. İçinde bulunduğu durumu daha fazla görmezden gelemeyen Xanif, kuzeydeki devrimden haberdar olup, Kobanê Kantonu’nda ailesiyle birlikte yaşayıp aynı zamanda da YPG saflarında savaşabileceğine inanarak, YPG'ye katılma kararı alıyor.


Ailesini yitirdi, çetelerinden elinden bir aileyi kurtardı...


İlk savaşında yaşadıklarının sonucu olarak ruhu ve zihninde yaşadığı büyük kırılmanın ardından ailesini de yanına alarak Kobanê Kantonu’na gitme kararı alan Xanif, yaşadığı kasabaya bir gece yarısı IŞİD çeteleri tarafından yapılan havan saldırısında, tüm ailesini kaybediyor. Çeteler tarafından katledilen ailesinin yasını tutmaya bile fırsat bulamayan Xanif, Kobanê'ye gelerek, yaşadıklarını YPG'lilere anlatıyor ve YPG'liler, Xanif'e, doğu bölgesinde bir mahallede asayiş görevini veriyor. Ailesinin katledilmesinin ardından, "Asıl savaşım" dediği Kobanê direnişinin içine giren Xanif, Kobanê’nin doğu mahallelerinde IŞİD çeteleri arasında bir evde mahsur kalan iki kadın ve iki çocuğu, tek başına 3 çeteciyi vurarak, kurtarmasıyla birlikte Xanif’in yolu Suruç'a dönüyor.


Kaçmadım!


Şimdi de Kobanê Çadır Kenti’nin güvenliğinden sorumlu olan Xanif, heyecanla Kobanê'den kaçmadığını bastıra bastıra defalarca söylüyor ve ekliyor:  "Arkadaşlar, kurtardığım aileyi Türkiye'ye götürüp güvenli bir bölgeye yerleştirmemi istediler. Bunun için geldim!"  Xanif, Kobanê halkı tarafından çok sevilmiş. Kobanê Çadır Kenti’nde kendisine duyulan sevgi ve güvene, sorunu olan tüm Kobanêlilerin ilk adresi olarak Hanif'in kulübesini tercih etmelerinden şahit oluyoruz...


Yeni yaşamı: Menekşeli özgür dağlar...


Xanif'e hikâyesini anlatan kısa bir belgesel teklifi ettiğimizde ise reddediyor. Görüntüsünün çekilmesine "sakıncalı" deyip kurnazca bir gülüş atıyor Xanif. Kendisine ait her şeyini özgür bir yaşamın bedeli olarak veren Xanif, her şeyini alan bu savaşın ona tek verdiği kendi yeni yaşamını kurduğu kulübesinden gökyüzüne bir dağ çiziyor, tetik çeken parmağıyla. Suruç Ovası'nın ucu bucağı bulunmayan düzlüklerinde zihninde yarattığı dağı bize yarı Kürtçe yarı Arapça, “destanlar, yoldaşlar, mücadele, akademiler...” kelimeleriyle anlatmaya çalışıyor Xanif. İlk bakışta insanda çocuk duygusu uyandıran 40 yaşındaki büyümemiş Xanif, yeni yaşamını heybetinin içinde özgür yaşamı saklayan menekşeli yeşil dağlarda buluyor ve çocuk ruhunun derinliklerinde yola koyuluyor...


(ekip/iya/rp/gc)