Yaralanan gazeteci Esra Çiftçi saatlerce sınırda bekletildi
15:17
JINHA
RIHA – Gelişmeleri takip etmek için gittiği Kobanê’de havan topu saldırısı esnasında kolu kırılan gazeteci Esra Çiftçi, Mürşitpınar Kapısı’nda keyfi bir şekilde 3 saat tutulduktan sonra hastaneye götürüldü. “10 dakikada bir durdurup işlem yaptılar” diyen Esra, Kobanê’de yoğun çatışmaların yaşandığına dikkat çekti.
IŞİD çetecilerin saldırılarına karşı yaşanılanları yerinde görmek ve gerçekleri halka ulaştırmak için gittiği Kobanê’de çeteciler tarafından atılan havan topu patlamasının ardından kolunda çatlak oluşan gazeteci Esra Çiftçi, askerler tarafından yaklaşık 3 saat boyunca bekletildikten sonra Suruç Devlet Hastanesi’ne getirildi. Kolunda oluşan çatlağın ardından Mürşitpınar Sınır Kapısı’na getirilen Esra, burada askerler tarafından keyfi bir şekilde bekletildi. Defalarca bilgileri alınan ve gayri resmi bir şekilde sorgulanan Esra, HDP’li vekiller İbrahim Ayhan ve Faysal Sarıyıldız’ın girişimlerinin ardından yaklaşık 3 saat sonra hastaneye gelebildi. Hastanedeki tedavisinin ardından taburcu olan Esra, yaşadıklarını anlattı.
‘10 dakikada bir durdurup işlem yaptılar’
Hastanenin olmadığı ve bir evin revire dönüştürüldüğü bir yerde görev yapan doktorlarla görüşmek için gittiği sırada çetecilerin havan toplarıyla saldırı gerçekleştirdiğini söyleyen Esra Çiftçi, yaşananları şöyle aktardı: “Havan topu sonucu kendimi duvara doğru vermek istedim. Dumanların arasında duvara doğru gelirken kolumu duvara vurdum ve yere düştüm. Kolumun kimi yerlerinde ezilme ve çatlaklar var. Sonra hastane dediğim o yerde doktorlar bana yardımcı olmak istediler. Ama ellerinde hiçbir tıbbı malzeme, ultrason, rötgen çektirebilecek bir donanım yoktu. Sadece serum verebildiler bir de ağrı kesici iğneler verdiler. Sonra Türkiye sınır kapısına getirdiler. O geçiş hikâyesi uzun sürdü. Yaklaşık 3 saat hemen hemen 10 dakikada bir durdurularak, her seferinde işlem yapılarak geldim. Gazeteci olduğumu belirtmeme bir an önce hastaneye gitmek istediğimi fazla işlemlerin sonra yapılmasını istedim fakat dikkate almadılar. Askerler kaba ve sertti, alaycı idi. Bir askere ‘beni sorguluyor musunuz’ diye tepki gösterdiğimde hakarete maruz kaldım.”
‘Yoğun çatışmalar vardı’
Direnişin başladığı günden bu yana Suruç’ta olduğunu ve direnişin 41’inci gününde Kobanê’ye geçtiğini söyleyen Esra Çiftçi, şöyle devam etti: “Siviller, doktorla mümkün olduğu durumda da savaşçılarla görüşmek için gittim. Orada aralarında yüzlerce kadın çocuğun olduğunu gördüm. Kadınlar özellikle çok fazlaydı. Onlarla görüştüm. Daha sonra YPJ savaşçılarının mevzilerine giderek, onlarla görüştüm. Kobanê’nin doğusunda ve güneybatısında çok yoğun çatışmalar vardı. Güvenliğim için daha çok batı cephesinde kalmam isteniyordu. Dün de PYD Eş Başkanı Asya Abdullah ve Kobanê Kantonu Hükümet Başkanı Enver Müslim ile görüştüm. Onlar da sivillerin olduğunu teyit ettiler” diye konuştu.
Sivil var, yok tartışması
Esra, kendisini bekleten askeri yetkililerin yaklaşımına da dikkat çekerek, askerlerin tıpkı hükümet yetkilileri gibi “Kobanê’de sivil yok” yaklaşımı içinde olduğunu vurguladı. Savaşı ve sivilleri takip etmek için Kobanê’ye gittiğini belirten Esra, asker ile kendisi arasında geçen diyaloğu şöyle aktardı: “Orada sivil var. Kadınları, çocukları, yaşlıları gördüm dedim. Asker de, ‘Hayır onlar sivil değil savaşçı’ dedi. Ben de 8, 9 ve 10 yaşındaki çocuklardan savaşçı olmaz dedim. 70 yaşındakilerden de savaşçı olmaz dedim. Asker, bu kez ‘Böyle bir şey yok sakın burada anlatma’ dedi.”
‘Yaralıların bekletilmesi beni kaygılandırıyor’
Yaralıların kapıda bekletilmesiyle ilgili kaygılarını dile getiren gazeteci Esra Çiftçi, “Yaralı çatlak kolumla vekillerin çaba ve girişimlerine rağmen üç saat bekletildim. Kim bilir savaşta yaralanan Kobanêliler ne kadar bekletiliyor. Daha öncede basına yansımıştı. Beklemeden kaynaklı beyin kanamasından ve kan kaybından yaklaşık 15 kişinin yaşamını yitirdiğini biliyorum. Bu beni kaygılandırıyor” dedi.
(ekip/rp/gc)

