Melek Özman: Kadının tarihi Kobanê'de yeniden yazılıyor

08:42

 


Eylem Daş/JINHA


İSTANBUL -  YPJ'li kadınların ünlü moda dergilerine kapak olmasının ana akımlaşma olmayacağını ve popüler kültürün bu direnişin içini boşaltamayacağını belirten Filmmor'dan Melek Özman, "YPJ'li kadınlar 21. yüzyılın amazonları. Üstelik mit de değiller, varlar ve direniyorlar. Hem sadece bir bölgeyi savunmak için değil, özgür bir yaşam için direniyorlar" dedi.


Resmi ideolojinin ürettiği tarih anlayışında kadınlar da tüm ötekiler gibi yer almıyor. Ancak şimdi kadınların tarihi, Rojava'da, Kobané'de yeniden yazılıyor. Çeşitli dergilere, makalelere, dosya haberlere konu oluyorlar ve tüm dünya bu direnişe tanık olmanın haklı gururunu yaşıyor. Çünkü binyıllardır kadına dayatılan köleleşmenin, itaat etmenin ve boyun eğmenin derisinden sıyrılıyor kadınlar… Onlar, Melek Özman'ın da dediği gibi 21. yüzyılın amazonları olarak çıkıyor karşımıza. Bize ve hatta bizden sonraki kuşaklara direnen kadının özgürlük mücadelesini miras bırakıyorlar. Moda dergilerine kapak olan hatta dünyaca ünlü markaların kreasyonlarına ilham veren YPJ'li (Yekitiya Parastina Jin) kadınlarla ilgili konuşan Flimmor'dan Melek Özman, "Kadınlar iyi ki tüm dergilere, gazetelere kapak oldular" diyerek, YPJ'li kadınların direnişini her yerde görmek istediğini belirtti.


'YPJ'li kadınlar özgür bir yaşam için direniyorlar'


Kadınların emeğine, bedenine, kimliğine, düşüncelerine hatta hayallerine el konulduğunu dile getiren Melek, "Daha iyi bir hayat düşleyemiyoruz ve o yüzden bin yıllardır bu sömürü ve ezilme sürüp gidiyor. Bizim başka türlüsünü düşlemek için de başka türlüsünü düşüneceğimiz imgelere ihtiyacımız var" ifadesini kullandı. Melek, eğer Elle ve Marıe Claire gibi moda dergileri okuyan kadınlar isek onların kapağında başka türlü bir hayat düşleyebileceğimiz kadınların imgelerini görmek isterim diyerek, "Çünkü bizim sadece bir amazon mitimiz var ve varlığı deformasyona uğramış bir mit. Ama YPJ'li kadınlar 21'inci yüzyılın amazonları. Üstelik mit de değiller, varlar ve direniyorlar. Hem sadece bir bölgeyi savunmak için değil, özgür bir yaşam için direniyorlar" dedi.


'Umudun büyümesine ihtiyaç var'


YPJ'li kadınların 21. yüzyıla çok uzak olan bir hikayeyi yazdıklarını vurgulayan Melek, bu hikayenin Ortadoğu coğrafyasında yazılmış olmasının daha da anlamlı olduğuna işaret ederek, "Bütün dünya Ortadoğu'da recm edilen kadınları izliyor, köle kamplarında tecavüze uğramış kadınları izliyor ve o coğrafyanın kız çocukları bu hikayeleri dinleyerek büyüyor, onlar için çok umutsuz bir tablo" ifadesini kullandı. Melek, kız çocuklarının bütün bu korkunç gerçekliğin içinde ellerine geçen dergilerde direnen kadınları görmesini istediğini belirterek, umudun büyümesine ihtiyaç olduğuna değindi. Bu umudun ana akım medyada da büyütülmesi gerektiğinin altını çizen Melek, söz konusu kadınlar olunca ana akımlaşmadan korkulduğunu söyleyerek, erkekler için ana akımlaşmaktan söz edilmediğini, ana akımlaşma eleştirisinin ezilenler ve ötekileştirilenler için yapıldığını ifade etti.


'Pirinç ayıklayan kadınların yerine artık direnen kadınlar var'


YPJ'li kadınların ana akımda yer almasının onların direnişlerinin içinin boşaltılacağı anlamına gelmediğini söyleyen Melek, "Popüler kültür her şeyin içini boşaltıp tüketim objesi haline getiriyor. Ancak YPJ için durum farklı. Bizim direnen kadınların imgelerini o dergilerde görmemizin önemli olduğunu düşünüyorum. Bugüne kadar gerek sinemada, gerek hayat bilgisi kitaplarında pirinç ayıklayan, erkeğin iki dudağı arasına bakan, biat eden kadın figürleri ile büyüdük. Bizim rol modelimiz düğünlerinde, arkalarından eteklerini tutuşturup koşturduğumuz kabarık gelinlikli ablalarımızdı" dedi. Melek, şu an başka bir resmin var olduğunu ve özgürlüğü için her türlü riski göze alan kadınların rol model alındığını kaydetti.


(ed/mg)