'Eğitim politikalarının bedelini bir nesil ödeyecek'
09:33
JINHA
AMED – Kız ve erkek çocuklarının ayrı saatlerde eğitim görmesiyle eğitimdeki cinsiyetçi ve muhafazakar uygulamalar yeniden gündeme geldi. Eğitim Sen Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Dilek Adsan, bazı öğretmenlerin 5 yaşındaki çocukların el ele oyun oynamasına bile tahammül edemediğini, okul müdürlerinin kız ve erkek çocuklarının sıralarını kendi isteğine göre ayırdığını belirterek, “Bunun bedelini bir nesil ödeyecektir. Bir neslin yok olmasına, bilincini yitirmesine müsaade etmeyeceğiz" dedi.
İstanbul Esenler’de bulunan Akşemsettin İmam Hatip Lisesi’nde karma eğitim kaldırılarak, erkek öğrencilerin sabahçı, kız öğrenciler ise öğlenci olarak eğitim görmeye başlamasıyla birlikte eğitim sistemindeki cinsiyetçi uygulamalar yeniden gündeme geldi. İmam Hatip liselerinde uygulanan haremlik selamlık eğitim anlayışı sadece İmam Hatiplerle de sınırlı kalmıyor. Öğrenciler farklı saatlerde okula gelerek eğitim alıyor, ayrı sıralarda oturuyor, hatta ayrı sınıflarda eğitim görüyor. Eğitim Sen Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Dilek Adsan’ın anlatımları eğitim sistemindeki durumu, okullardaki cinsiyetçi uygulamaların ne boyutlara geldiğini gözler önüne seriyor.
AKP'nin kendi zihniyetine uygun muhafazakar bir toplum, muhafazakar bir kadro yetiştirmeye çalıştığını, eğitim öğretimde tahribatlarına her gün bir yenisinin eklendiğini ifade eden Dilek, “Bu alanı tamamen kendi siyasal kadrosunu yarattığı ve rant olarak kendi aralarında pay ettikleri bir eğitim alanına dönüştürmeyle karşı karşıyadır. Özelleştirmenin önünü açacak şekilde okulların pay edilmesiyle karşı karşıyayız. Kendi zihniyetini, kendini anlayışını eğitim politikaları içerisine yerleştirmeye çalışmaktadır. 4'üncü sınıfla beraber ortaokulları imam hatiplere dönüştürmeyi amaçlıyor ve buna yönelik çalışmalar yürütüyor. Biz tabi ki de okullara karşı değiliz, herkes çocuğunu istediği bölümü, istediği okula gönderebilir. Biz bunu devlet eliyle yapan bir yaklaşıma ve zihniyete karşıyız. Bizim bunlarla ilgili de yaşadığımız birçok sorun var. Sosyolojik ve biyolojik olarak baktığımızda bile toplum kadın ve erkekten oluşur. Birbirine yasaklanan ve uzaklaştırılan bir toplum tamamen bölünmüş bir topluma dönüşür" diye konuştu.
‘Okul müdürü çocukları birbirinden ayırıyor’
Dilek, bakanların ve milletvekillerin kız çocuklarıyla erkek çocuklarının bir arada eğitim görmesinden rahatsız olduklarını, bu zihniyeti taşıyan okul yöneticilerinin bakanlardan ve milletvekillerinden destek alarak öğretmenlere de baskı uyguladıklarını dile getirdi. Dilek, "Okul müdürü öğretmenlerimizden birinin sınıfına giderek kızların bir tarafta erkeklerin bir tarafta oturacaklarını söylemiş. Öğretmenin çocukların üzerindeki iradesini kıran, tamamen kendi zihniyetini oraya yansıtan, demokratik olmayan ve bir kadın öğretmeni hiçleştiren yaklaşımlar sergilenmiş. Okul yöneticisine neden bu yaklaşımda bulunduğunu sorduğumuzda ise 'ben böyle istiyorum, benim düşüncem budur. Kızlar ayrı erkekler ayrı oturmalıdır hatta okullar bile ayrı olmalıdır' gibi bir yanıt aldık. Biz bu zihniyetle mücadele edeceğiz ve doğru olmadığını tüm platformlarda, alanlarda dillendireceğiz. Eğer öğrenciler oturmak istemiyorlar ise oturmazlar, oturmak istiyorlar ise otururlar. Buna öğretmen ve okul yöneticisi değil öğrencinin kendisi karar vermelidir. Biz her türlü ırk, din, dil, mezhep, cinsiyet ayrımına karşıyız" dedi.
'Çocukların el ele oyun oynaması yasaklanıyor’
Dilek, okul öncesi eğitimlerde kız ve erkek öğrencilerinin oynadıkları oyunlarda el ele oynamalarına bile tahammül edemeyen öğretmenlerin olduğunu ve 5 yaşındaki kız erkek çocuklarının el ele oynamasını yasakladıklarını belirtti. Bu yasakçı öğretmenlerin güçlerini AKP’den aldıklarına dikkat çeken Dilek, “Bu kadar pervasız olmanın bir arka yapısı var. Biz başından beri dile getiriyoruz, insanlar istedikleri gibi davranabilirler. İsterlerse örtünürler, isterlerse soyunurlar bu kendi iradeleriyle seçecekleri bir yaklaşım. Biz kadın arkadaşlara örtünmeyi, kız ve erkek öğrencilerin ayrı sınıflarda okumalarını ve okullarda din derslerini zorunlu hale getirmeyi dayatan zihniyete karşıyız. Neyin günah neyin sevap olduğunu bilmeyen beş yaşında bir kız çocuğunun örtünmesi kendi öz iradesi değildir. Beş yaşındaki bir çocuk oyun çocuğudur ve cinsleri keşfettiği çağdır. Sağlıklı bir toplum istiyorsak iki cinsin birbirini tanıması gereklidir. Kadından ya da erkekten yalıtılmış bir toplum sağlıklı değildir. Biz yıllardır kadın özgürlüğü için mücadele ediyoruz. Kadının köle gibi kullanılmasını, mal gibi satılmasını ve eve hapsedilmesini istemiyoruz. AKP Hükümetinin ve yanlılarının yaklaşımı kadını köleye çeviriyor ve insanlardaki cins bilincini kırıyor" diye konuştu.
'Bunun bedelini bir nesil ödeyecektir'
Dilek, kapalı toplumlarda hırsızlığın, madde kullanımının, fuhuşun, kadın istismarının, taciz ve tecavüzün daha fazla olduğunu belirtti. Bir şeylerin yasaklandıkça daha cezp edici hale getirildiğini ifade eden Dilek, "Kadının erkekten, erkeğin kadından saklanmadığı cins bilincinin oluşturulduğu bir toplum istiyoruz. Daha önce bu tür problemler yaşanmazken şuan hemen hemen tüm okullarda öğretmenlerimizden bu tür şikayetler almaktayız. Okul bir ibadethane değil bir eğitim alanıdır ve oraya her dinden, dilden, ırktan öğrenci gelmektedir. Kimseye zorla namaz kılmayı, örtünmeyi, hemcinsinden uzak durmayı dayatamazsınız. Bunun bedelini bir nesil ödeyecektir, bunun cezasını bizi yönetenler değil bu olayın mağduru olan gençlerimiz, çocuklarımız ve ailelerimiz çekecekler. Tüm baskılara rağmen bu durumla mücadele edeceğimizi tekrar dile getiriyorum. Bir neslin yok olmasına, bilincini yitirmesine müsaade etmeyeceğiz" dedi.
(bc-sh/gc)

