Kadınlar: İdamlara karşı hepimiz birleşmeliyiz
08:32
Beritan Elyakut/JINHA
AMED - Tecavüzcüsünü öldüren Reyhaneh Jabbari'nin tüm kadınların ve uluslararası kamuoyunun tepkilerine rağmen İran rejimi tarafından idam edildi. Reyhaneh'in katledilmesine yönelik tepkilerini dile getiren kadınlar, İran'da ve dünyanın tüm ülkelerinde bu yaklaşımlarla kadının hiçleştirilmeye çalışıldığını belirterek, tüm dünya kadınların birlemeleri çağrısında bulundu. "IŞİD'in kadınlara özgü cins kırımı derdi varken, İran'da da tecavüzcüsünü kendini korumak maksadıyla öldüren kadını idam ederek tecavüzcüyü aklama derdi vardır" diyen Gökkuşağı Kadın Derneği Aktivisti Deniz Göksel, IŞİD'in yaklaşımının da İran'ın yaklaşımının da tamamen kadını hiçleştirmek ve yok etmek üzerinden oluştuğunu dile getirdi.
Eski istihbaratçı Murtaza Abdülali tarafından tecavüz saldırısına uğrayan Reyhaneh Jabbari, tecavüzcüsünü öldürdüğü gerekçesiyle İran rejiminin mahkemeleri tarafından idama mahkum edildi. Reyhaneh, uluslararası tepkilere rağmen, 25 Ekim günü idam edildi. Türkiye'deki kadınlar da Reyhaneh'in idam edilmesine karşı tepkilerini dile getirdi. Barış İçin Kadın Girişimi (BİKG) üyesi Ayşe Toksöz, Türkiye'nin İran'dan farklı olduğunu düşünmediğini dile getirerek, "Burada da tecavüzcülere, katillere haksız tahrik indirimi verilirken, mahkemeler tecavüze uğrayan kadının rızası vardı deyip beraat ettirilirken, tecavüzcüsünü öldüren kadınlara cezaların hemen uygulandığını görebiliyoruz. Bu yaklaşımlar kadınların öz savunmasını kırmak için yapılıyor, bizim açımızdan da artık böyle okunuyor" dedi.
'Türkiye'deki katliamları İran'ın devamı olarak görüyoruz'
Ayşe, kadınlara yönelik katliam politikalarına karşı artık tüm kadınların bir araya gelip güçlenmesi gerektiğini söyleyerek, "Belki İran bunu en açık şekilde uygulayan bir ülke" dedi. Ayşe, Türkiye'de her gün kadınların katledildiğini, bunu İran'ın bir devamı olarak gördüklerini ifade ederek, "Dikkat çeken bir diğer durum ise tecavüzcüsünün devletin içerisinden, görevlilerinden birinin olmasıdır. Devlet şiddetinin kadın bedenleri üzerinden erkek eliyle nasıl yapıldığı çok net görülüyor. Artık kadınların güçlerini ve renklerini ortaya koymaları için birleşmeleri gerekiyor" şeklinde konuştu.
'İkinci bir İran'ı yaşatmamak için birleşmeliyiz'
Dünya üzerinde demokratik olarak değerlendirilecek bir hükümetin olmadığını kaydeden Ayşe, "Amerika en fazla kadın katliamlarının yaşandığı yerlerden biri olmayı da elden bırakmıyor. Buna karşı çok büyük bir hareket var. Ancak halen uygulanıyor. İdam burada politik bir madde olarak karşımızda duruyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın söylemlerinden de bu tarz yaklaşımların ortaya çıktığını görebiliyoruz. Bu sebeple yarın kadınlar açısından ne tür kararlar ortaya çıkacağı belli olmaz. Biz kadınlar bu söylemlerin önünü almalı ve ikinci bir İran'ı yaşatmamak için birleşmeliyiz" dedi.
'Kadınlar katliamlara karşı sessiz kalmayacak'
İnsan hakları kapsamında idam cezalarının olmaması gerektiğini dile getiren Gökkuşağı Kadın Derneğin Aktivisti Deniz Göksel, İran'da bugüne kadar 250 kadının idam edildiğini hatırlatarak, "Reyhaneh tecavüzcüsünü öldürdüğü gerekçesiyle idam edildi. Dünya üzerindeki tüm insan hakları savunucuları ve platformlar 2007 yılından beri tutuklu bulunan Reyhaneh için eylemler yaptı ancak İran bu yöntemden vazgeçmedi. Hem halkını hem kadınlarını elinde idam ipiyle hiçselleştirmekte ve yok etmeye devam ediyor. Ancak kadınlar bu katliamlara karşı sessiz kalmayacak" diye belirtti.
'Tüm dünya kadınları sesini yükseltmeli'
"IŞİD'in kadınlara özgü cins kırımı derdi varken, İran'da da tecavüzcüsünü kendini korumak maksadıyla öldüren kadını idam ederek tecavüzcüyü aklama derdi vardır" diyen Deniz, IŞİD'in yaklaşımının da İran'ın yaklaşımının da tamamen kadını hiçleştirmek ve yok etmek üzerine kurgulandığını vurguladı. Deniz, dünya kadınlarının sesini yükseltmesi gerektiğini ifade ederek, "Bu sebeple tüm dünya kadınlarının tekrar ayaklanması ve İran'ı kınadığını bu politikalarından bir an önce vazgeçmesi gerektiğini haykırmalıdır. Bu haykırış idamlardan vazgeçiriş düzeyinde olmalı ve cezaların şeriat düzeninden geçirilme durumunu düzene sokmaları noktasında olmalıdır" dedi.
(be/dc/gc)

