Saddam'dan IŞİD'e Êzidî olmak

09:55

 


Zehra Doğan-Şirin Hiso/JINHA


AMED -  Küçüklüğünden bu yana sürgün hayatı yaşadığını ve kimlik mücadelesi nedeniyle hayatının yarısını mülteci olarak geçirdiğini belirten Şengalli Fewzi Heci, "Babam Êzidî olduğu için Saddam döneminde idama çarptırıldı. Amcam idam edildi, ancak babam bizimle beraber Rojava'ya kaçtı. Yıllar sonra hasretini çektiğimiz Şengal'e döndük ancak burada da IŞİD çeteleri bize saldırdı" dedi.


IŞİD çetelerinin Şengal'e saldırıları yüzünden yüz binlerce yurttaş evinden ve topraklarından oldu. Birçok kadın ve çocuğun yollarda susuzluktan yaşamını yitirdiği ölüm yürüyüşünün ardından, Silopi, Midyat, Diyarbakır ve Rojava başta olmak üzere kamp ve yerleşim alanlarına sığınan Şengallileri burada da yeni zorlu bir yaşam mücadelesi karşıladı. Birçoğu yolda yaşadıkları vahşeti üzerinden atamazken, birçok çocuk ise anne ve babalarının gözlerinin önünde katledildiği sahneyi aklından bir türlü atamıyor. Diyarbakır Yenişehir Belediyesi Fidanlık alanında Şengalliler için belediye tarafından tahsis edilen kampta, her çadırın farklı bir hikâyesi var. 4 bin 600 kişilik kampta, küçük bir çadırda yaşam mücadelesi veren Fewzi Heci de bir hikayesi olan Êzidîlerden biri…


'Saddam amcamı Êzidî olduğu için idam etti'


Yaşamı boyunca Şengal'de güzel bir hayat sürdürmek için mücadele verdiğini söyleyen Fewzi, son yaşadığı IŞİD katliamı nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadığını ve yaşadığı travmayı henüz atlatamadığını dile getirdi. "Artık tüm bunlar bana ağır geliyor" diyen Fewzi, doğduğu günden bu yana göçebe bir şekilde sürüp giden hayatını şöyle anlattı: "Ben daha çok küçükken, babam ve amcam Êzidî olduğu için tutuklandı ve idam cezasına çarptırıldı. Babam bir şekilde kurtulup, bizi de alıp Rojava'ya kaçtık. Amcam ise kurtulamadı, idam edildi. Rojava'nın Qamişlo kentine göç ettik. Yıllarca Şengal'den uzak hasret çekerek yaşadık."


'Tek hayalim Şengal'de bir evimizin olmasıydı'


Şengal'den uzak yaşadığı dönemlerde ailece en zor şartlar altında çalıştığını belirten Fewzi, "Aile olarak en zor işlerde çalıştık. Elektrik, tamirat, inşaat, tesisat işi ne varsa yaptık. Hiçbir işe yok demedik. Ben 14 yaşımdan bu yana çalışıyorum. Tek amacımız yıllar sonra Şengal'de güzel bir ev yapmaktı. Bu yüzden durmadan çalıştık. Her pes ettiğimde, Şengal'de evimin damında yataktan uzanıp yıldızları seyredeceğim hayalleri kuruyor ve çalışmaya devam ediyorduk. Saddam'ın devrilmesiyle Federal Kürdistan'ın otonomisini ilan etmesinin ardından büyük bir sevinç yaşadık. Hasretini duyduğumuz topraklara geri döndük. Mesut Barzani'ye çok güveniyorduk. Onun bizi her şeyden koruyacağına inanmıştık. Fakat öyle olmadı. IŞİD, saldırdı, peşmerge kaçtı, hayalini kurduğumuz evimiz ise daha inşaat halindeyken yıkıldı" dedi.


'Bizi Önder Apo kurtardı'


"Tüm dünya duysun, bizi kurtaran PKK oldu. Bu yüzden tek isteğim, Önder Apo'nun özgür olmasıdır. Bir lider ki, kendisi dört duvar arasında fakat onun izinden giden milyonlarca halkı var. Biz onun sayesinde kurtulduk" diyen Fewzi, PKK'lilerin Şengal'de oluşturduğu güvenlik koridoru sayesinde kaçabildiklerini söyledi. Fewzi yolda yaşadıkları vahşeti şu şekilde anlattı: "O günleri hiçbir zaman unutmayacağım. Çocuklar gözlerimin önünde susuzluktan yaşamını yitirdi. Yaşlılar daha fazla yürüyemedi ve bedenlerini ölüme terk etti. Kadınlar ise ölen çocuklarını görmeye dayanamadı, kendilerini hançerleyip öldürdü. Yaşadığımız tam bir vahşetti. Bunları asla unutmayacağım. Tüm akrabalarım şu an PKK ile beraber Şengal'de savaşıyor. Ben ise buradayım. Kendimi affedemiyorum. Köle pazarında satılan kadınlar aklımdan gitmiyor. Her gece rüyamda Şengal'i görüyorum. Ama artık Rojava'da kurduğum hayalleri kurmuyorum. Şengal'in artık yaşanabilir olduğuna inanmıyorum" diye belirtti.


'O yıldızların altında güzel rüyalar kuracağım'


IŞİD'in Irak ve Suriye'de Arapları kandırıp çeteleştirdiğini söyleyen Fewzi, IŞİD'in fakir Arapları talan kültürüne alıştırdığını dile getirdi. Fewzi, "Bu yüzden Şengal'in artık yaşanılır bir yer olabileceğine inanmıyorum. Çünkü dört tarafı Araplarla kaplı. Bizim işimiz ticaret ve kaçakçılık. Sınırların IŞİD tarafından istila edilmesi söz konusuyken, Şengal'de açlıktan ölürüz. Kaçakçılık mesleğimiz. Onu da yapamazsak yaşayamayız. Araplar artık bizi yaşatmaz. Çünkü İŞİD, onların kafasına saldırdıkları her toprağın onların olması hakkı fikrini soktu. Bu nedenle artık biz Êzidîlerin oralarda yaşayabileceğine inanmıyorum. Ama bir gün gelecek ve ben yine o yıldızların altında güzel rüyalar kuracağım. O gün belki çok uzaklarda. Fakat ben bunun olması için elimden geleni yapacağım" dedi.


(şh-zd/mg)