Gönüllü doktordan çadırkentler için uyarı!

10:08

 


JINHA


RIHA – Kobanêlilerin kaldığı çadırkentlerde gönüllü olarak çalışan Dr. Selçuk Fidan, “Temel ihtiyaç hijyen ve ısınma sorunudur. Yine çadırların olduğu alan çok sağlıklı değil. Zemini olsun, ısınma sistemi olsun. Bunların hepsi uzun vadede büyük sorunlara yol açacak şeyler.  Çok fazla bir beklentisi yok insanların ve bizlerin; ama temel hizmetlerin yürütülmesi iyi olur. Suların klorlanması ve zemin düzenlemesinin sağlıklı ve ivedi şekilde yapılması gerekiyor” dedi. 


Kobanê’ye yönelik IŞİD saldırıları nedeniyle evlerini ve topraklarını terk eden onbinlerce Kobanêli, Urfa merkez ve ilçelerine geldi. 200 bine yakın Kobanêliden sadece 6 bin 100 kişinin ihtiyacı devlet tarafından karşılanırken, geriye kalan Kobanêlilerin tüm ihtiyaçları ise DBP’li belediyer, sivil toplum kuruluşları ve yardım yapan yurttaşlar tarafından karşılanıyor. Suruç’ta kurulan 5 çadır kentte de onbinlerce Kobanêli’nin ihtiyaçları karşılanıyor. Çadırkentlerde önem verilmesi gereken temel hizmetlerden biri ise sağlık hizmeti. Suruç’taki çadırkentlerde ise sınırlı sayıdaki gönüllü sağlık emekçisi tarafından hizmet veriliyor. Çadırkentlerde gönüllü sağlık hizmeti veren Dr. Selçuk Fidan, çadırkentlerdeki sağlık hizmeti, eksiklikler ve yapılması gerekenlere ilişkin ajansımıza açıklamalarda bulundu.


‘Temel sağlık hizmetleri ile ilgili sorunlar var’


Sınırlı bir alanda çok sayıda insanın barındırılmaya çalışıldığını belirten Selçuk, “Yakın zamana kadar temiz su sorunu vardı. Sivil toplum kuruluşları ve gönüllü yurttaşlar burada çalışmalara yardımcı oluyor. Burada temel sağlık hizmetleri ile ilgili sorunlar var. Hamile kadınların, çocukların temel sağlık hizmetlerinde yararlanmaları için göçmen kayıtlarını yapmaya çalışıyoruz. Ancak hala Kobanêli göçmenlerin büyük bir kısmı resmi kayıtlarını yapamadıkları için bu hizmetlerden yararlanamıyorlar. Bir taraftan bunu teşvik ederken, diğer taraftan ise küçük bir revirde muayene ederek durumu biraz ivedi olan göçmenlere müdahale ediyoruz” dedi. 


‘Profesyonel arkadaşların sahada çalışması gerekiyor’


Söz konusu çalışmaların uzun vadede sürdürülebilir olamayacağına işaret eden Selçuk, “Profesyonel, bu işi daha önce yapmış arkadaşların sahada çalışması gerekiyor. Suruç civarında köylerle beraber 100 bine yakın göçmenin olduğu söyleniyor. Buradaki çadırkentlerde de yaklaşık 20 bin civarında bir nüfus var.  Aslında nüfusun büyük bir kısmı köylerde, açık arazilerde, kentteki bitmemiş binalarda, bazı yerlerde kendilerinin kurdukları çadırlarda yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Bunlarında hizmetlerini görmek, onlara ulaşmak ve onlara yardımcı olmak çok zor” diye ifade etti.


‘Uzun vadede büyük sorunlara yol açacak şeyler’


Çadırkentlerdeki temel ihtiyacın hijyen ve ısınma sorunu olduğuna dikkat çeken Selçuk, “Yine çadırların olduğu alan çok sağlıklı değil. Zemini olsun, ısınma sistemi olsun. Bunların hepsi uzun vadede büyük sorunlara yol açacak şeyler. Bir çadırda bazen 20 kişi filan kalıyor. 20 kişi için çok az bir alan. Temizlik sorunları, konteynerlerle sağlanıyor ama 4 bin kişinin 6 tane duş ya da 4 tane tuvaletle ne derece hizmet alabileceğini ben de bilmiyorum. Diğer temel sorun bebekler ve gebeler. Bunların kayıtlarını biz yapmaya çalışıyoruz fakat çok hızlı nüfus hareketleri oluyor. Buradan çok sık göç oluyor. Yani köylere göçmeye çalışıyorlar, daha fazla belki imkanlara kavuşmaya çalışıyorlar. Bazen orada umduklarını bulamıyorlar tekrar geri geliyorlar. O yüzden kamplarda nüfus hareketli, sabit değil.  Buradaki insanlar iki aydır, üç aydır burada değiller. Bir kısmı sürekli yer değiştiriyor. Bunların getirdiği birçok sorun var” diye konuştu. 


‘Malzeme ve ilaç sıkıntısı yaşıyoruz’


Aşılama hizmetlerinin sınırdan girerken yapıldığı belirten Selçuk, “Ama o binlerce insanın geçtiği büyük göçte çok sağlıklı olmamış. Bir aşı kartları yok. Biz neyin yapıldığını neyin yapılmadığını birebir sorarak öğrenmeye çalışıyoruz. Yine gebelere, gebelik boyunca hem bebeği hem anneyi korumak için demir ve vitamin vermeye çalışıyoruz. Bunlar bizim yapmaya çalıştığımız şeyler arasında ama malzeme ve ilaç sıkıntısı yaşıyoruz” dedi.  Çocuklarda ve bazı erişkinlerde ishalli hastalıkların görülmeye başladığını dile getiren Selçuk, “İshalli hastalar için kullanabileceğimiz ilaçlara ihtiyacımız var. Kısa sürede bütün çadırkent halkını etkileyen soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyon salgını var. O yüzden buna yönelik, gebeler için demire, vitamine ihtiyacımız var. Bunlar bazen sivil toplum kuruluşlarının ya da yurttaşların yaptığı ilaç bağışlarında kolilerin içinde çıkıyor. Onları tasnif edip, tarihlerine bakarak, buradaki revirlere dağıtıp idare etmeye çalışıyoruz. Ama bu çok sağlıklı ve yeterli değil” diye ifade etti.


‘Sular klorlanmalı’


Çadırkentlerde birçok şeyin nizami ve kurallara uygun olmadığını ifade eden Selçuk, “Çok fazla bir beklentisi yok insanların ve bizlerin; ama temel hizmetlerin yürütülmesi iyi olur. Yani suların klorlanması olsun, zemin düzenlemesi olsun. Bunların sağlıklı ve ivedi şekilde yapılması gerekiyor. Bundan önceki afetlerde Kızılay’ın veya AFAD’ın çok hızlı bir şekilde hareket ettiğini biliyoruz. Bence bütün insanları AFAD kaydıyla sisteme dahil edip, buradaki diğer sivil sağlık kuruluşlarından yararlandırmak bir artı olur. Bunu kısa sürede yapmak sağlık hizmetleri açısından iyi olur” dedi.


(ekip/rp/mg)