Sınır nöbetindeki Filistinliler: Kobanê’nin zaferi Ortadoğu’nun zaferidir

13:46

 


JINHA


RIHA – Kobanê direnişine destek için her inanç, dil ve kültürden yurttaşın katıldığı sınırdaki nöbet eylemcileri arasında yıllardır İsrail’in katliamcı saldırılarına maruz kalan iki Filistinli genç de yer alıyor. Filistinli gençler, İsrail’in Filistin’e dönük saldırıları ile IŞİD’in Kobanê’ye dönük saldırılarının aynı olduğuna dikkat çekerken, Kobanê’deki zaferin aynı zamanda Filistin ve tüm Ortadoğu’nun zulme karşı zaferi olacağına vurgu yaptı. 


Kobanê’ye dönük IŞİD çetecilerinin saldırılarının ardından YPG ve YPJ savaşçılarının direnişiyle eş zamanda başlayan sınır hattındaki nöbet eylemi birçok farklı kesim ve halktan yurttaşların katılımıyla devam ediyor. Kobanê’de farklılıkların bir arada eşit yaşadığı sisteme dönük bu saldırıları insanlığa dönük saldırı olarak değerlendiren birçok çevreden yurttaş, bu saldırılara karşı nöbet eyleminde yerini alarak, Kobanê direnişinin bir parçası oluyor. Sınır hattında Mehser ve Miseynter köyleri başta olmak üzere yaklaşık 30 kilometrelik alanda devam eden nöbet eyleminde Ortadoğu’da Kürt halkı gibi yıllardır ezilen ve yok sayılmak istenen Filistinli iki yurttaş da yer alıyor. İsrail’in Filistin’e dönük saldırılarından sonra göç etmek zorunda kalan ve ailesinin diğer bireyleri Filistin Kurtuluş Örgütü’nde olduğundan dolayı Filistin’e gidemeyen Muhanned Safin ile Siyaset Bilimi öğrencisi olan Zeki Ehmed iki halkın ortak kaderine karşı ortak direnişte buluştu.


‘Filistin ve Kürt halkının kaderi aynı’


Ajansımıza konuşan Muhanned ve Zeki, Kobanê ile Filistin’deki direnişin ortak yönlerine dikkat çektiler. Elinde Filistin bayrağı ve puşisiyle Mehser köyü sınırına gelen Muhanned, nöbete katılma amacını “Filistin ve Kürt halkının kaderi aynı” sözleriyle özetleyerek, Filistin’e gidemediği için buradaki direnişte yer aldığını söyledi. Filistin’deki zulümden yola çıkarak, Kürt halkının maruz kaldığı zulmü çok iyi hissettiğini belirten Muhanned, yaşanılan bu acıları ortaklaştırıp, bunlara karşı ortak bir tavır geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.


‘Sizin zaferiniz bizim zaferimiz, direnişiniz direnişimizdir’


Filistin halkı gibi Kürt halkının da yaşadığı her yerde zulme maruz kaldığını ifade eden Muhanned, Kobanê’deki YPG ve YPJ savaşçılarının direnişinin çok tarihi bir direniş olduğunu kaydetti. Kobanê’de kazanılacak zaferle bu zulmü gerçekleştirenlerin kaybedeceğini söyleyen Muhanned, “Sizin zaferiniz bizim zaferimiz, direnişiniz bizim direnişimizdir” diyerek, Kobanê’deki zaferin aynı zamanda Filistin’in de zaferi olacağını söyledi. IŞİD ve İsrail’in birbirinden farkı olmadığını dile getiren Muhanned, buna karşı Kürt ve Filistin halkının da aynı olduğunu kaydetti.


Kendisinin de bir mülteci olduğunu söyleyen Muhanned, çetecilerinin saldırılarından dolayı göç etmek zorunda kalan binlerce Kobanêli yaşadığı durumu çok iyi aldığını ve bu nedenle Suruç’ta bulunan Kobanêlilerin yaralarını sarmak için de gönüllü çalışmalarına dahil olacağını belirtti. 


‘İsrail neyse IŞİD de odur’


PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın IŞİD çetecilerinin saldırılarının ardından kullandığı “Gazze neyse Şengal de odur” söylemini de hatırlatan Muhanned, şu an Kobanê’ye dönük saldırılarla Gazze’ye dönük saldırıların da aynı güçler tarafından gerçekleştirildiğini ve IŞİD’i destekleyenlerin İsrail’i de Filistin’e karşı desteklediğini ifade etti.


‘Direnenler zaferle barışı getirecek’


Safin ile birlikte gelen Zeki Ehmed ise, Kobanê direnişiyle dayanışmak amacıyla nöbet eylemine geldiğini söyleyerek, direniş nöbetinin yanı sıra ilçe merkezinde Kobanêlilere destek elini uzatmak için buraya geldiklerini kaydetti. Dünya üzerinde halkların halen egemenlerin kendi çıkarları uğruna katledildiğini belirten Zeki, kendisine insanım diyen herkesin Kobanê direnişin yanında yer alması gerektiğini dile getirdi. “Kobanê yalnız değildir” diyerek sözlerini sürdüren Zeki, Ortadoğu’nun bir kan gölüne dönüştüğünü ancak zulme karşı direnenlerin bu kanı durdurup barışı getireceğini söyledi.


(ekip/rp/dc)