Mesut Yeğen: Kürtler ortak paydada buluşmalı

10:50

 


Eylem Daş/JINHA


İSTANBUL -IŞİD'in Kürtlerin yaşadığı bölgelere saldırmasıyla birlikte, bölgede önemli olan iki aktör olan KDP ile PKK'nin birbirleriyle yakınlaşmasına sebep olduğuna dikkat çeken Şehir Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Mesut Yeğen,bu yakınlaşma olurken Türkiye Kürtlerinin, Suriye Kürtlerinin ve Irak Kürtlerinin 100 yıllık hem ortak, hem de ayrı tarihlerinin olduğu gerçeğinin unutulmaması gerektiğinin altını çizdi. Mesut, hesaba katılması gereken en önemli noktanın siyasi güçlerin tüm bu farklı sosyolojik, ideolojik farklılıkları tanıyarak ortak paydada buluşmayı sağlaması gerektiğini vurguladı.


Şehir Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Mesut Yeğen, Türkiye'nin Suriye politikasını ve Rojava Devrimi'ni değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Türkiye'nin Suriye ve Irak'ı kapsayan bin 295 kilometrelik sınırında büyük bir oyun oynanıyor ve bu tezgahı kuran muhtemelen daha üst bir akıl var" sözlerine dikkat çeken Mesut, Recep Tayyip Erdoğan'ın bu açıklamayı Türkiye siyasetinin dışarıda yaşadığı çöküşü telafi etmek için yaptığını dile getirdi.  Cumhurbaşkanı'nın kabul edilmesi çok kolay görülmeyen açıklamalara başvurduğunu söyleyen Mesut, "Türkiye'de bu lafı ettiğinizde standart muhafazakar milliyetçi kamuoyu ilk etapta İsrail, ikinci etapta Amerika'yı anlar. Milliyetçi muhafazakar kesimleri alarmda tutmak ve esrarengiz aktörleri perde arkasında iş çeviriyorlarmış gibi gösteriyor olmak yabancısı olduğumuz bir söylem değil. Cumhurbaşkanı bu açıklamalardan bunun anlaşılması için böyle konuşuyor. Cumhurbaşkanı'nın bu açıklamaları yapmasının sebebini Türkiye'nin, Kürdistan ve Suriye siyasetinin çöküşüne bağlıyorum" dedi. Mesut, bu söylemlere başvuran aktörün yüz yüze kaldığı meseleyi açıklamakta zorlandığını gösterdiğini ifade etti.


'Kürtlerin ortak paydada buluşması sağlanmalı'


IŞİD'in Kürt bölgelerine saldırması ile birlikte Kürtlerin tehdit altında olmasının, bölgede önemli olan iki aktör olan KDP ile PKK'nin birbirleriyle yakınlaşmasına sebep olduğuna dikkat çeken Mesut, tüm bu saldırılar sonucunda bu iki gücün birbirlerinin farklılıklarını göz ardı edip ortak hareket ettiğini dile getirdi. Bu yakınlaşma olurken Türkiye Kürtlerinin, Suriye Kürtlerinin ve Irak Kürtlerinin 100 yıllık hem ortak, hem de ayrı tarihlerinin olduğu gerçeğinin unutulmaması gerektiğinin altını çizen Mesut, hesaba katılması gereken en önemli noktanın siyasi güçlerin tüm bu farklı sosyolojik, ideolojik farklılıkları tanıyarak ortak paydada buluşmayı sağlaması gerektiğini vurguladı.


'Kürtler zorluklar karşısında en fazla birbirine güvenebilecektir'


Kürtlerin yarattığı kamuoyunun, bu farklılıkların giderilmesinde daha fazla dayatıcı olacağına işaret eden Mesut, Suriye, Irak ve Türkiye Kürtlerinin arasındaki iletişim ağının daha güçlü olduğunu belirterek, Suriye'deki bir Kürt'ün başına bir şey geldiğinde bundan Türkiye'deki Kürt'ün hemen haberinin olduğunu söyledi. Önümüzdeki sürecin bu üç bölgedeki Kürtler için zor geçeceğini kaydeden Mesut, bu zorluğa rağmen yine de en fazla birbirlerine ve bölge dışı bir aktör olan Amerika'ya güvenecekleri sözlerine yer verdi.


'Rojava Devrimi Ortadoğu siyasetine büyük katkı sağlamıştır'


Rojava Devrimi'ne ilişkin de konuşan Mesut, Rojava Devrimi'nin Ortadoğu siyasetine çok büyük katkıları olduğunu belirterek,"Doğrudan demokrasi ve katılımcı demokrasi deneyimini Ortadoğu uzun zamandır unutmuş durumdaydı. Lakin tüm sempatime rağmen Rojava deneyimini bu biçimi ile kalıcı ve yaygınlaştırılabilir olduğunu düşünmüyorum. Bu çizginin daha dengelenmesi gereken bir çizgi olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu. Mesut, özetle kantonlarda gerçekleştirilen demokratik özerklik deneyiminin, PKK sempatizanı Kürtlerin dışında, Irak'ta,  Suriye'de ve Türkiye'de çok büyük alıcılarının olduğunu düşünmediğini de dile getirerek bu deneyimin kendisinin tümden bırakılması gerektiğini de düşünmediğini sözlerine ekledi. "Suriye, Irak ve Türkiye Kürtleri, komşuları ile huzur içinde yaşayacaklarsa kendi projeleriyle komşuları ve dostları arasındaki aşırı farklılıkları gidermenin yollarını bulacaktır" diyen Mesut, bunun ilk işaretinin ise Kobané yönetiminin paylaşılan bir yönetim  haline gelmesi olduğunu ifade etti.


'Kürt Kadın Hareketi dünya siyasi kataloğuna büyük katkı yaptı'


Son olarak YPJ'ye selam gönderen Mesut, YPJ'li kadınların inanılmaz bir mücadele sergilediğine dikkat çekerek, "Kürt Özgürlük Hareketi'nin genel olarak dünya siyasi hareketler kataloğuna yapmış olduğu en büyük katkının bu olduğunu düşünüyorum. Kürtler gibi geleneksel bir toplumda, kadınları bu kadar öne çıkaran bir hareket çok rastlanan bir durum değil" diyerek, Kürt Kadın Hareketi'nin tüm dünyanın ilgiyle ve hayranlıkla izlediği bir harekete dönüşmüş olduğunu sözlerine ekledi.


(ed/mg/gc)