‘Çözüm sürecinde en fazla Abdullah Öcalan’a güveniliyor’

14:27

 


JINHA


AMED – Siyasal ve Sosyal Araştırma Merkezi (SAMER) Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı 2 bölgedeki 22 il kent merkezinde çözüm süreci, Kobanê ve IŞİD saldırılarına ilişkin algı ve tutumları tespit etmek amacıyla yaptığı araştırmanın sonuçlarını açıkladı. SAMER Genel Koordinatörü Welat Ay, 3 bin 380 kişi ile yapılan görüşmelerde önemli sonuçların ortaya çıktığını ifade ederek, çözüm sürecinde en fazla güvenilen aktörün PKK Lideri Abdullah Öcalan olduğunu söyledi.


Siyasal ve Sosyal Araştırma Merkezi (SAMER), 25-28 Ekim 2014 tarihleri arasında, Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı 2 bölgedeki 22 il kent merkezinde, çözüm süreci, Kobanê ve İŞİD saldırılarına ilişkin algı ve tutumları tespit etmek amacıyla yapılan araştırma sonuçlarına ilişkin Cigerxwin Gençlik ve Kültür Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan SAMER Genel Koordinatörü Welat Ay, 3 bin 380 kişi ile yüz yüze görüşmeler sonucunda yapılan anketlerde, çarpıcı oranların ortaya çıktığını belirtti. Welat, yapılan araştırmalarda elde edilen bulgulara göre, Türkiye'de en önemli olayın Kobanê olduğunu ifade ederek, "Ankete katılanların yüzde 16.4'ü çözüm sürecini, yüzde 6.6'sı IŞİD terörünü, yüzde 2.7'si Kobanê için yapılan eylemleri, yüzde 2'si dış politikaları, yüzde 1.4'ü askerlerin yaşamını yitirmesini, yüzde 0.7'si işsizliği, yüzde 0.5'i ekonomik istikrarsızlığı ve yüzde 0.5'i yolsuzluğu, Türkiye'nin en önemli sorunları olarak gördüğünü belirtmiştir" dedi.


‘Türkiye’nin yüzde 84’ü çözüm sürecini destekliyor’


Çözüm sürecinin desteklenip desteklenmediğinin önemine dikkat çeken Welat, "Buna göre araştırmaya katılanların yüzde 84.7'si çözüm sürecini desteklediğini belirtmiştir. Çözüm sürecine olan yüksek orandaki destek, Türkiye'de son dönemde Kürt sorununun çözümüne ilişkin olumlu bir gelişme yaşanıp yaşanmadığı sorusunu gündeme getirmektedir. Bu nedenle araştırma grubunun yüzde 26.3'ü son dönemde Kürt sorununun çözümüne ilişkin bir takım olumlu gelişmeler yaşandığını düşünmektedir" şeklinde konuştu.


‘Hükümet sorumluluklarını yerine getirmiyor’


Çözüm sürecinin tıkandığına ve çözüm sürecinden sorumlu kişilerin görevlerini yerine getirmediklerine yönelik tartışmaların da söz konusu olduğuna işaret eden Welat, "Araştırma grubunun yüzde 17'si hükümetin çözüm sürecinde sorumluluklarını yerine getirdiğini düşünürken, yüzde 64'ü ise hükümetin sorumluluklarını yerine getirmediğini düşünüyor. Aynı sürecin bir diğer tarafı olan PKK/KCK açısından sorulduğunda ise, araştırma grubunun yüzde 51'inin PKK/KCK'nin sorumluluklarını yerine getirdiğini düşünmekteyken, yüzde 29'u ise sorumluluklarının yerine getirmediği düşünmektedir" ifadelerini kullandı.


Ankette müzakere süreci ve Kobanê eylemleri soruldu


Son günlerde Abdullah Öcalan'ın çözüm sürecinde baş müzakereci olacağı ve sekretarya heyetinin kurulacağı yönünde tartışmaların yaşandığını anımsatan Welat, "Bu konuda görüşleri sorulan araştırma grubunun yüzde 66'sı Abdullah Öcalan'ın baş müzakereci olması tartışmalarını olumlu buluyorken, yüzde 67'si de sekretarya heyeti kurulmasının müzakere sürecine katkı sağlayacağı fikrine sahiptir" dedi. 6-7 Ekim günlerinde Türkiye'nin birçok Kobanê için yapılan eylemleri hatırlatan Welat, "Kobanê için yapılan eylemler farklı kesimlerce farklı şekilde algılandı. Bu noktada, araştırma grubuna bu eylemleri nasıl değerlendireceği soruldu. Araştırma grubunun yüzde 62'si Kobanê'ye destek için yapılan eylemleri halk ayaklanması olarak değerlendirmişken, yüzde 17'si provokasyon, yüzde 7'si çözüm sürecini sabote etmek için yapılan eylem ve yüzde 3’ü ise Vandalizm olarak değerlendirmiştir" diye konuştu.


'Yüzde 91’i IŞİD'i terör örgütü olarak görüyor'


Welat, IŞİD'in dünyanın gündeminde olduğunu dile getirerek, IŞİD'in dünya genelinde ne olarak algılandığı sorusuna dikkat çekti. Welat, araştırma grubunun yüzde 91'inin IŞİD'i terör örgütü olarak göründüğünü kaydederek, yüzde 4'ünün ise IŞİD'i terör örgütü olarak görmediğini ifade etti. Araştırma grubunun yüzde 80’ninin IŞİD'i Türkiye için ilerde bir tehdit unsuru olarak ifade edildiğini dile getiren Welat, yüzde 69'unun ise IŞİD'in Türkiye tarafından desteklendiğini belirttiğini söyledi. 6-7 Ekim günlerinde Kobanê için yapılan eylemlerin ardından polis yetkilerinin artırıldığını söyleyen Welat, "Bu bağlamda hükümet, yeni güvenlik yasası diye tanıtılan 'İç Güvenlik Reformu Yasa Tasarısı'nı gündeme getirmiştir. Araştırma grubunun yüzde 65'i bu tasarının yasalaşması durumunda özgürlüklerin kısıtlanacağını düşünmektedir" dedi.


'Çatışma ortamının başlayacağına dair endişe oranı yüzde 58'


"Silahlı çatışma ortamının tekrar başlayacağına dair endişeleriniz var mı?" sorusuna karşılık çıkan sonuçların endişe verici olduğunu söyleyen Welat, "Alınan yanıtlara göre, araştırma grubunun yüzde 58'inin silahlı çatışma ortamının tekrar başlayacağına dair endişe taşıyorken, yüzde 41'i ise bu tarz bir endişe taşımadığı görülmektedir" diye konuştu.


Abdullah Öcalan’a güven yüzde 71


Kürt sorunun çözümüne yönelik siyasetçilere olan güvenin ne derecede olduğunun sorulduğunu belirten Welat, "Bu kapsamda ‘Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sorunun çözümü için ne oranda güveniyorsunuz?' sorusu yöneltilmiştir. Alınan yanıtlara göre, Recep Tayyip Erdoğan'a farklı derecelerde olan güven yüzde 23, Başbakan Ahmet Davutoğlu'na olan güven yüzde 20, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'e olan güven yüzde 16'dır" dedi. Çözüm sürecinin diğer aktörlerine yönelik güven sorularında HDP eş genel başkanlarına olan güvenin yüzde 66 olduğuna dikkat çeken Welat, DTK eş başkanlarına yüzde 61, Abdullah Öcalan'a ise yüzde 71 oranında bir güvenin olduğunu dile getirdi.  Welat, Türklerle Kürtlerin ortak yaşam imkanlarına dair yöneltilen soruya karşılık ortaya çıkan orana göre,  araştırma grubunun yüzde 76'sı Türklerin ve Kürtlerin ortak yaşam imkanı olduğunu düşündüğünü sözlerine ekledi.


(dc/mg)