'Kadriye'nin mesajını doğru anlamak gerekiyor'
08:40
Derya Ceylan / JINHA
AMED - Kobanê direnişine destek olmak için 25 gündür Urfa'nın Suruç ilçesinde sınır köylerinde direniş nöbeti tutan ve sınırı geçmeye çalışırken askerler tarafından hedef gözetilerek katledilen Toplumsal Özgürlük Platformu üyesi Kadriye Ortakaya'yı onu tanıyan kadınlar anlattı. 2012 yılında Diyarbakır'da DÖKH'e bağlı kadın kurumlarında çalışan Kadriye'nin verdiği mücadeleye anlam biçtiklerini söyleyen Diyarbakır Kadın Akademisi üyesi Figen Aras, "Kadriye'nin mesajını doğru anlamak gerekiyor. Şunu gördük ki bu hareket evrensel bir harekettir. Buna sahip çıkmak için Kadriye'nin anılarını yaşatacağız. Bizim onunla paylaştığımız eğitimler, seminerler, tartışmalar ve yoldaşlığımız tarih olmuştur. Biz bu tarihi hep canlandıracağız" dedi.
IŞİD'in Kobanê'ye dönük saldırılarına karşı Urfa'nın Suruç ilçesinde bulunan sınır köylerinde 25 gündür nöbet eyleminde olan Toplumsal Özgürlük Platformu üyesi Kadriye Ortakaya, 6 Kasım günü bir grup yurttaşla sınırı geçmeye çalıştığı sırada, askerlerin uzun namlulu silahlarla ateş açması sonucu başından vurularak yaşamını yitirdi. 1986 Siverek doğumlu Kadriye, açıköğretim lisesini okuduktan sonra üniversiteye girerek Sosyoloji bölümünü bitirdi. Üniversiteyi bitirdikten sonra yüksek lisansa başlayan Kadriye halen Marmara Üniversitesi'nde Sosyoloji bölümünde yüksek lisans öğrencisiydi.
2012 yılında Diyarbakır'a gelerek DÖKH'e bağlı kadın kurumlarında çalışmalar yürüten Kadriye ile kadın mücadelesinde tanıştığını söyleyen Diyarbakır Kadın Akademisi'nde çalışmalar yürüten Figen Aras ve Ekin Ceren Kadın Danışmanlık Merkezi çalışanı Berivan Süleymanoğlu Kadriye'yi anlattı.
'Görevimiz Kadriye'nin hayalini gerçekleştirmek'
Kadriye'nin güçlü bir karaktere sahip olduğunu ifade eden Figen, Kadriye'nin en büyük hayalinin Türkiye sol, sosyalist kesimleri ile Kürt hareketinin ortak zeminlerde buluşması olduğunu kaydetti. Figen, Kadriye'nin verdiği mücadelenin evrensel boyutlarda ve meşru olduğunu dile getirerek, "Kadriye'nin şahadeti kadın öncülüğünde bu mücadelenin nasıl sahiplenildiğini gösterdi. Onun en büyük hayali bütün çevrelerin bir araya gelip faşizme karşı mücadele etmesiydi. Kendisi aynı zamanda HDP içerisinde de çalışıyordu. Bize düşen görev Kadriye'nin hayalini gerçekleştirmektir. Onun şahsında kadın dayanışmasını, cins bilincini ve yoldaşlığı gördük. Çok güzel anlarımız oldu. Kadriye, çok güzel bir tarih yazdı. Onun şahadetiyle birlikte Türkiye'de çok ciddi bir bilinç uyanacak ve Kobanê şahsında çok daha büyük bir buluşma yaşanacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu.
'Kadriye'nin sosyalist bir yaşam tarzı vardı'
Kadriye'nin sosyalist bir yaşam tarzı olduğunu dile getiren Figen, Kadriye'nin aynı zamanda paylaşımcı bir yapıda olduğunu belirtti. Figen, Kadriye'nin yaşam içerisinde maddi açıdan hiçbir beklentisinin olmadığını söyleyerek, "Kadriye, her şeyi anlamlandırmaya çalışıyordu. Kürdistan'dan çok uzak yaşamıştı. Bu yüzden Kürdistan'ı tanımak ve anlamak istiyordu. 'Uzaktan Kürdistan hakkında konuşmak kolaydır, asıl yaşamak gerekir' diyordu. Bizim çalışmalarımıza katılıyordu. Kadriye ile özelikle toplumsal cinsiyet tartışmalarını yürütüyorduk. Her bir tartışmamız bizi güçlendiriyordu, yoldaşlığımızı artırıyordu. Kendisi çok heyecanlı, çok inançlı, çok bağlı bir arkadaştı" dedi.
'Kadriye'nin anılarını yaşatacağız'
Figen, Kadriye'nin sınıf mücadelesine dönük yoğunlaştığını ifade ederek, "Bizimle buluştuktan sonra cins bilinci noktasında ciddi okumaları oldu. Bu okumaları her gün bizimle paylaşıyordu. Kadriye'nin hiçbir zaman sıradan bir sohbeti olmadı. O yüzden onun şahadetini tüm kadınlar şahsında anlam biçmek gerekiyor, yaşatmak gerekiyor. Mesajını doğru anlamak gerekiyor. Şunu gördük ki bu hareket evrensel harekettir. Buna sahip çıkmak için Kadriye'nin anılarını yaşatacağız. Bizim onunla paylaştığımız eğitimler, seminerler, tartışmalar ve yoldaşlığımız tarih olmuştur. Bu tarihi biz hep canlandıracağız. Kendisine de burada söz veriyoruz. Hem Kadın Akademisi'nde hem de diğer derneklerimizde ortak çalışma alanlarımızda kısa da olsa birlikteliğimiz oldu. Ama hayatımızda hiç silinmeyecek izler bıraktı" diye konuştu.
'İkna edici bir özelliği vardı'
Kadriye ile 2012 yılının Haziran ayında tanıştıklarını söyleyen Ekin Ceren Kadın Danışmanlık Merkezi çalışanı Berivan Süleymanoğlu da, Kadriye ile yaklaşık 9 ay beraber çalıştıklarını dile getirdi. Berivan, Kadriye'nin gönüllü olarak kadın çalışmalarında yer aldığını dile getirerek, "Kadriye'nin kadınlara olan yaklaşımı çok farklıydı. Konuşunca ikna edici bir özelliğe sahipti. Kendini hem kadın çalışmalarında hem de toplumsal olaylarda en önde bulunuyordu. Ayrıca var olan diğer çalışmalarda aktif olarak yer alıyordu. Kadriye aynı zamanda toplumsal cinsiyet eğitimlerine de katılmıştı. O eğitimleri veren kendini o düzeyde geliştirmiş, eğitimci bir arkadaştı. Bütün eylem ve etkinliklerde her zaman en önde olan duyarlı bir arkadaştı" şeklinde konuştu.
'O bizim için Kürdistan şehididir'
Kadriye'nin yaşamını yitirmesine hala inanamadığını söyleyen Berivan, "İlk duyduğumda inanamadım. Çok acı bir durum, 25 gündür sınırdaydı, katılım yapmak isterken vurulmuş. Kobanê'de yaşanan savaşta yer almak istemiş. Türk solundan gelen bir arkadaştı, bu duyarlılığı gösterip katılım yapacaktı. Ailesine ve bütün yoldaşlarına başsağlığı diliyorum. O, bizim için Kürdistan şehididir" diye konuştu.
(ia-dc/gc)

