'Geleceğini topraktan yaratan tanrıçalar diyarından geliyoruz'
12:22
JINHA
WAN - Demokratik Ekonomi Konferansı'nda konferans hazırlık komisyonunun perspektifinin ardından Demokratik Özgür Kadın Hareketi'nin mesajı okundu. DÖKH mesajında, " Yiyeceğini doğadan toplayan, geleceğini topraktan yaratan tanrıçalar diyarından, geleneğinden ve kültüründen geliyoruz. Ve halen bu geleneği sürdüren bir toplumsallığa sahibiz" denildi.
Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Van Büyükşehir Belediyesi, Mardin Büyükşehir Belediyesi ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası tarafından organize edilen "Demokratik Ekonomi Konferansı" Van Büyükşehir Belediyesi Nuda Kültür Merkezi Konferans Salonu'nda 230 delegenin katılımıyla devam ederken, konferans hazırlık komisyonunun perspektifinin ardından, Demokratik Özgür Kadın Hareketi'nin (DÖKH) konferansa mesajını okumak üzere DRK Ekonomi Komisyonu Üyesi ve DÖKH Aktivisti Gülistan Balkaş kürsüye çıktı. Konuşmasına Isparta’da yaşanan trafik kazasında hayatını kaybeden 17 mevsimlik kadın işçi, Soma’da, Ermenek’te, İstanbul’da, Zonguldak’ta, Şırnak’ta hayatını kaybedenler şahsında tüm iş cinayetlerinde yaşamını yitirenleri anarak başlayan Gülistan, "Kürdistan coğrafyasında kendi ana topraklarında büyük bedellerle verilen özgürlük mücadelesinin sonucu olduğu kadar, demokratik toplum kuruluşunda bir ilk ve başlangıç olan Demokratik Ekonomi Konferansı'nın yapılmasını, tarihi bir değer olarak görüyoruz" dedi.
Gülistan Balkaş tarafından okunan DÖKH'ün Demokratik Ekonomi Konferansı'na mesajı şöyle:
"Demokratik Ekonomi Konferansı'nın yapılmasını, tarihi bir değer olarak görüyoruz. Bu değerin ortaya çıkmasında kadın özgürlük mücadelemizin, sayısız kahraman şehitlerimizin özgür bir toplumda yaşama özlemlerini paylaşma sözümüzü yeniliyoruz. Aynı zamanda toplum ekonomi ideolojisinin mimarı olan Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın kadın yoldaşlığı ve yaşam aşkıyla dolu yolunda, mücadele iddia ve kararlılığımızı bir kez daha siz konferans delege ve katılımcılarıyla paylaşmak istiyoruz. Bugüne kadar yürütmekte olduğumuz, özgür kadın öncülüğünde geliştirilen ve büyütülen mücadelemiz, demokratik ulus inşasında yaşamsal bir önemdedir. Bu temelde konferansınızı anlamlı buluyor, yeni demokratik toplum kuruculuğunda rolünü oynayacak olan konferansınızı selamlıyoruz.
'Kadın olarak kendimiz olma yürüyüşündeyiz'
Değerli Konferans Katılımcıları,
Kadın olarak kendimizi evrende, evreni kendimizde arama yürüyüşündeyiz. Bu yürüyüş, kadının kendi olma yürüyüşüdür. Şenlikli, neşeli, özgür ve demokratik bir toplumu oluşturma kararlılığındayız. Demokratik modernite uygarlığı, önce klan bebekliği, kabile çocukluk dönemi, sonra tanrıça gençlik süreci ve neolitik tarım-köy toplumsallığıyla olgunlaştı. Kadın, kendi toplumsallık seyrinde devam ederken, kendisini yetiştirirken, kendi doğurduğu erkeği de yanı başında tuttu, yetiştirdi. Kadın, ana tanrıça sistemini yeniden kurma mücadelesinde önemli bir düzeye gelmiştir. Bu düzey Kürt ve Kürdistan toplumu içinde, örgütleme iradesinden tutalım, kendi öz savunma sistemini oluşturmaya dek uzanmaktadır. Tüm bu gelişmeler büyük bedeller karşılığında gerçekleşti. Bunları gerçekleştirirken binlerce şehitlerimizin yarattığı kutsal yaşam değerlerinin ve onların özlemlerinin hakkını vermede eksik olduğumuz yanları, her defasında duyumsadık. Bu eksiklikleri, yetersiz ve yetmez yanlarımızı tamamlamak, biz Kürdistan demokratik toplumu için yaşamın anlamını yakalamada ve anlamlandırmada görev ve sorumluluk olarak önümüzde durmaktadır.
'El koyma, toplumu sapmaya uğrattı'
Kadın kölelik tarihinde, ekonominin her defasında yeni anlamlar kazanması, kadının doğrudan komünal ekonomi içindeki belirleyici rolündendi. Bu rol kendinden olan ve toprak sürmesini, süt sağmasını, peynir yapmasını, buğday başaklarını derlemesini öğrettiği oğlunun, tüm bu değerlere el koyduğu zamana kadar devam etti. El koyma, üretilene ve üretene el atma ile ekonomisi elinden, ambarından, deposundan, çeyizinden, bohçasından, ninelerimizin sandığından çalındı. Üretilene el atma ahlaksızlığı, el koyma zorbalığı kadın sistemini parçaladığı gibi, toplumu da sapmaya uğrattı.
Tarihin her akış hızında, ekonomik faaliyetin biçimi ve modeli yaratılmış, anlam verilmiştir. Anlam kazanma, özgür olma ile bağlantılıdır. Özgür kadının varlığı ile anlam kazanan ekonomi, kapitalist eril sistemin erkek akıl ve zihniyetinin işgali altında bulunmaktadır. Bu anlamıyla ekonomi günümüze kadar, insan düşüncesinde ve yaşamında “temel ihtiyacı giderme özünü” asla yitirmedi. İhtiyacının fazlasını gördüğünde, diğer topluluklara ya armağan etti, ya doğaya teşekkürlerini sunma amaçlı fazlasını yeniden doğa Ana’ya bıraktı, ya da ihtiyacı dışındakini bayram coşkusuyla yaktı. Fakat asla hiyerarşik veya diğerine üstünlük kurma amaçlı kullanmadı, köleleştirme amaçlı yapmadı, sömürü amaçlı üretmedi. Başka bir insan topluluğunu kendisine muhtaç etmeden, demokratik özünü koruma ahlakının ve adaletin sahipliğini komünal ekonomi düzeninde her defasında yapmaktan çekinmedi.
Tanrıçalar diyarından ve geleneğinden geliyoruz
Değerli Dostlar;
Yiyeceğini doğadan toplayan, geleceğini topraktan yaratan tanrıçalar diyarından, geleneğinden ve kültüründen geliyoruz. Ve halen bu geleneği sürdüren bir toplumsallığa sahibiz. Ataerkil maddi uygarlığın kapitalizm versiyonu, bu geleneği ters yüz etme mahareti ile kadının tüm yaratım değerlerini çalma sistemidir. Bu gün de para aracının amaç ve tüm değerlerin ölçüsü, yöneticisi haline getirilmesinin büyük bunalımı ve sorunları yaşanmaktadır. İnsanlık, yaşam değerlerine yabancılaştırılmış, kadın ekonomi bilincine sahip olmama gibi bir durumu yaşamaktadır.
Bunalım, kriz, buhran, sürekli kaos, yıkımlar, açlık, yoksulluk, toprak erozyonu, kadın katliamları, kadın cinayetleri, çocuk ölümleri, yaşlıların ölüme terk edilmesi, hormonlu ve GDO’lu yiyecekler, aşırı üretim çılgınlığı, tüketimin obez hastalıkları, kanserojen yaşam, vb. erkek analitik zihniyetin yıkıcı sonuçlarıdır. Eril zihniyetin insanlığı uçurumun kenarına getirdiği bir zamandayız. Komünal yaşam ve komünal ekonomi çalışmalarının tüm bu olumsuz sonuçların ötesinde ve uzağında örgütlenmesi, özellikle Kürdistan kadınlarının ve Mezopotamya toprakları gibi bereketli mekanında devrim yaratması için hiçbir engel bulunmamaktadır.
'Faizler, borsa ana sütü gibi doyuramamıştır'
Günümüzde kapitalist modernitenin sahte liberal söylemlerinin kadını, duygu dolu yalanlarla evrensel işleyişin dışına atarak, metalaştırıcı ve ekonomiyi araçlaştırıcı yaklaşımları, hakim ve egemen söylem düzeyindedir. Erkek analitik zekanın zaman ve mekanın duygusal zekasından kopuk, gölgeyi gerçeğin yerine ve önüne koyma kandırmacası ekonomiye, erkek aklı ile önce madeni sonra kağıt giydirmeye çalışması, evrenin kadın özünü ve işleyişini değiştirmemektedir. Ne madeni paralar, ne kağıt paralar, ne borsa, ne faiz, ne bankalar, ne hisse senetleri, ne tahviller insanlığı Ana sütü gibi helal bir şekilde doyuramamıştır. Doyuramamaktadır.
Bizim için en fazla dikkate alınması gereken ekonomi yaklaşımı şudur; kadının doğrudan içinde olduğu, içinde yer aldığı bir faaliyet daha derin, kapsamlı ve yaşamsal anlam taşır. Ekonomi, bu anlamda kadınla öz kazandığı gibi, kadının ekonomi ile topluma anlam kazandırması gibi bir iç içelik açığa çıkarmaktadır.
Komünler en demokratik yaşam örgütlenmesidir
Unutulmaması gereken bir noktayı belirtmekte yarar görüyoruz. Geçmişte erkek, egemenliğini kadının birikimine el koyarak sağladı. Bu tarihten çıkaracağımız ders birikimlerin kadın, çocuk, yaşlı ve özgürlük için kendi öz ve özgün örgütlülüğünü yaratmak, yaratılanı da korumak zorunluluğudur. Bunu yaparken esas almamız gereken yöntemin, kapitalist modernite dışı olması önemli olacaktır. Ekonomi örgütlemesinde komün zihniyeti ile yaklaşım esas olmalıdır. Her bir üretim, dağıtım, vb. kooperatifleri, komünalliği esas almalıdır. Ahlaki ilkeler çerçevesinde yardımcı, üretimci, kazanımcı, dayanışmacı ve gönüllü katılımı olmalıdır. Komünler, en demokratik yaşam örgütlenmesidir. Dayanışmanın, paylaşımın, ortaklaşmanın geliştiği en temel politik örgütlenme modelidir. “hem herkesin, hem hiç kimsenin” zihniyetinin hakim olduğu ortak üretim tarzı hakimdir. Arz veya talebe göre değil, ihtiyaçlar kapsamında kullanım ekonomisini ve eko-ekonomiyi esas almayı hedeflemelidir.
Ekonominin yeniden topluma iade edilmesi için uygulanacak yöntem konusunda, kendi mücadelemizden çıkardığımız sonucu paylaşmak isteriz. Kadın özgürlük hareketimizin de devlet dışı özgürlük mücadelesi olduğu bilinmektedir. O halde devlet dışı ekonomi örgütlenmesinin her alanda yaratılması, en doğru ekonomi politika olarak ele alınabilir. Ayrıca yeni ve alternatif bir ekonomi anlayışını açığa çıkarmada, en öncelikli konu akademi yapılanmasının öneminin tartışılmazlığıdır.
Öz üretim yerine biçimsiz, cinsiyetçi işler özendirilmektedir
Değerli Konferans delegasyonu;
Bir önemli konuyu daha belirtmekte fayda var. Tarım-köy Ana Tanrıça ekonomi bilincine dayanmadan yapılacak bir komün, kooperatif, meclis veya sendika çalışmasının, erkeğin liberal, kapitalist politikalarını aşamayacağı ortadadır. Aşmak bir yana, taklitçiliğinin bile öz üretim kültürüne yabancılığı, dıştan bir aşı niteliğinde olacağı bellidir. Liberal sahte özgürlükçü politikalarının küresel hegemonyalı açılımlarının farkında olmak gerekmektedir. Özünde kendi olmaktan çıkarıcı politikalar, kadını da palyaço durumlarına sokmaktadır. Açılım adı altında öz üretim kültürü yerine “ hangi iş, para getiriyorsa o işi veya üretimi yapma” şeklinde şekilsiz, biçimsiz ve cinsiyetçi işler özendirilmektedir. Sistemin yedek gücü olmayı meşrulaştırmakta, ücretli ve tavizci işçi üretilmektedir.
Erkek sistemine eklemlenmeyecek, kadını sisteme entegre etmeyecek her karma örgütlenme içinde özgün kadın ekonomi komün, meclis ve ocaklarını kurma hedefi olmalıdır. Özellikle köylerde ekonomi komün, meclis ve ocakları kurmak başlangıç için güçlü bir adım olacaktır. Bugüne kadar kent merkezli, elit yaklaşımın, özeleştiri konusu olduğunun belirtilmesi gerekmektedir.
30 yılda öz ana topraklardan göç yaşanmıştır
Değerli konferans delegasyonu,
Konferansta tartışmaların ve çözümün ortaya konulması gereken bir konu da, göçtür. Otuz yılı aşkın süren savaş ortamında binlerce köyün boşaltılması sonucu, öz ana topraktan göçler yaşanmıştır. Köye dönüş projelerini gerçekleştirecek zeminin yaratılmasında, komünal ekonomi yaklaşımının günümüzde tek çözüm yolu olarak benimsenmesi kaçınılmazdır.
Kent içi ekonomi örgütlenmesi için çeşitli somut projelere ihtiyaç vardır. Zozanlar da peynirini, yağını üreten halkımızın pazar sorununu , yerel yönetim kurumlarımızın sahiplenmesi, sağlıklı bir toplum için önemli olacağı gözler önündedir. Tüccar ve aracıların aradan çıkarılmasını sağlayacak olan, kooperatif örgütlenmeleri, tefeci-tüccar ağlarını işlevsizleştirme hedefini açığa çıkaracak tartışmalar, demokratik yaklaşım düzeyi için kaçınılmazdır.
Demokratik uluslaşmanın bir boyutu olan ekonomik özerkliğin kadın ekonomi örgütlenmesi olarak ele alınması, ekonomi topluluklarını oluşturma hedefine daha da yakınlaştıracaktır. Kadının her alanda ekonomik faaliyetler içinde doğrudan yer alması, gerçek ekonomiye sahiplik etmesi ile değere gerçek anlamını kazandıracaktır.
Komünal ekonominin dili demokratik eylemdir
Komünal ekonominin dili, demokratik eylemdir. Ekonomi örgütlenmesinin eylemden bağımsız ele alınamayacağı, kapitalist modernitenin her türlü saldırı, işgal ve sömürü uygulamalarından biliyoruz. Kapitalist sistemin sömürgeci ve işgalci piyasa sistemine karşı, yerel sosyal Pazar ekonomisini özendiren ve geliştiren eylemsellikler, küresel kapitalizmin saldırılarına karşı öz savunma olarak değerlendirilmelidir. Komünal ekonominin ekolojik ilkesi gereği, endüstriyalizmi güçlendiren üretimlere karşı sürekli eylem politikasına sahip olunması önemli olacaktır.
Bu temelde 'Toprağımızı, Suyumuzu, Enerjimizi Komünleştirelim, Demokratik Özgür Yaşamı İnşa Edelim' şiarıyla yapacağınız 'Demokratik Ekonomi Konferansınızı' yeniden selamlıyor, özgür demokratik ulus inşa sürecinin temeli olan böylesi tarihi bir çalışmada önemli kararlaşmaların açığa çıkacağına olan inancımızı belirtiyor, konferans çalışmalarınızda başarılar diliyoruz."
1. oturum, DÖKH mesajı ile sona ererken, konferans basına kapalı olarak devam ediyor.
(ekip/gk/dc)

