Kadınlar 'Kadına yönelik şiddetin dört yönü'nü konuştu

16:08

 


JINHA


İZMİR - KESK İzmir Kadın Platformu "Kadına yönelik şiddetin dört yönü" konulu paneli 'Muhafazakarlığın kadın emeği üzerinde etkileri', 'Kadının istihdam politikaları', 'Zaman yoksulluğu', 'Çalışma yaşamında kadına yönelik psikolojik şiddet' başlıklarıyla konuştu.


KESK İzmir Kadın Platformu,  Selahattin Kültür Merkezi'nde "Kadına yönelik şiddetin dört yönü" konulu panel düzenlendi. Çok sayıda kadının katıldığı panel 4 başlık halinde ilerledi. Panelin yapıldığı salona "Jin jiyan azadi", "Kadına yönelik şiddet politiktir", "Özgürlüğümüz namusumuzdur" pankartları asıldı. Konuşmalar öncesinde dünyada ve Türkiye'de savaşın kadınları nasıl etkilediğinin anlatıldığı sinevizyon gösterimi düzenlendi.


Sinevizyon gösteriminin ardından "Muhafazakarlığın kadın emeği üzerinde etkileri" başlıklı bölümde İzmir Ekonomisi Üniversitesi'nden Yrd. Doç. Dr. İdil Göksel sunum yaptı. Türkiye'de 50 yıldır kadınların işgücüne katılımında bir düşüş yaşandığını ifade eden İdil, Türkiye'nin eşitsizlik konusunda dünyanın en kötü 20 ülkesi arasında olduğunu belirtti. Türkiye'de kadınların işgücüne katılmamasının nedeninin muhafazakar politikalardan kaynaklandığını söyleyen İdil, yaptığı araştırmaları aktardı. Araştırmalarında kadınların eşlerinden görüş aldığını dile getiren İdil, "Çünkü kadınların yaşamlarını en çok etkileyen en çok kararı veren eşleridir. Muhafazakarlık Ankara, İzmir ve Ankara gibi şehirlerde çok daha belirgindir.  Doğudaki artış daha fazladır. Köyde tarlada eşini çalıştıran erkek, büyük şehirde çalıştırmıyor. Muhafazakarlık nedeniyle iş gücüne katılım da az oluyor. Bu durum eğitimle aşılacak. Çünkü eğitimli kadın hem iş gücüne katılımı belirgin bir şekilde görünüyor" dedi. İdil'in sunumunun ardında salonda bulunan kadınlar "doğuda muhafazakarlığın daha fazla olduğu" söylemine itiraz ederek, muhafazakarlığın Türkiye genelinde kadının yaşamını etkilediğini dile getirdi.


'AKP piyasayı esnekleştirerek kadın istihdamı sorunun üzerini kapatıyor'


İdil'in aktarımlarının ardından , "Kadının istihdam politikaları" başlığıyla Muğla Üniversitesi'nden Doç. Dr. Saniye Dedeoğlu bir sunum yaptı. Cumhuriyetten günümüze kadar kadın sorunun modernleşme içerisinde eritildiğini belirten Saniye, kadına sürekli annelik misyonun biçildiğini ve bu misyona uyan yasaların oluşturulduğunu dile getirdi. Türkiye'de 1960'lı ve 1970'li yıllarda sanayileşmenin oluştuğunu ve sanayileşmede emek ihtiyacının da kırdan kente göç eden erkeklerden oluşturulduğunu anlatan Saniye, diğer dönemlerde de kadın emeğinin hiçe sayıldığını aktardı. AKP iktidarının kadın emeği politikalarına da değinen Saniye, AKP'nin iş gücü piyasasını esnekleştirerek, kadın istihdamını arttıracağını düşünerek sorunun üstünü kapatmaya çalıştığını dile getirdi.


'Kadınlar zamanların üç dört katını hane içinde harcıyor'


"Zaman yoksulluğu" başlığıyla sunum yapan Ankara Üniversitesi'nden Yrd. Doç. Dr. Emel Memiş ise kadın istihdamını değerlendirdi. Kadınların eşitsizliğinin çocukluklarında başladığını ve yaşamlarının tümünü etkilediğini dile getiren Emel, kadınlar ve erkekler arasında eğitim ve istihdam eşitsizliğinin var olduğunu hatırlattı. Emel, "İktisadi büyümeye rağmen Türkiye yüzde 48 oranla OECD ülkeleri arasında en düşük istihdam oranına sahip. Türkiye kadınların işsizlik oranı tüm dünya genelinde 15 ülke arasında" dedi. Kadın ve erkek arasındaki yoksulluk farkına değinen Emel, "Yoksulluğun kadın ve erkek arasındaki eşitsizliği derinleştiriyor. Kadınların hane içi emeği ayrıldığı zaman, kadınların emeği erkeklere göre çok yüksek. Kadın ve erkeğin ücretli ve karşılıksız oranları birbirinden çok farklıdır. Kadınlar zamanların üç dört katını hane içinde harcıyorlar" diye belirtti.


'Psikolojik şiddet görünmüyor'


Panelde son olarak "Çalışma yaşamında kadına yönelik psikolojik şiddet" konusunda Muğla Üniversitesi'nden Doç. Dr. Serap Özen sunum yaptı. Toplumda şiddetle bir artışın olduğunu dile getiren Serap, sokakta, evde bu şiddete maruz kalanların iş yerlerinde de bu şiddetten kaçamadıklarını belirtti. Fiziksel şiddetin görünür olduğunu belirten Serap, psikolojik şiddetin görünmediğine dikkat çekti. Psikolojik şiddetin yeni fark edildiğini dile getiren Serap, "Psikolojik şiddet çok geniş bir tanım. Oldukça ağır ama bunları yaşadığımızı fark ettiğimizde içinden çıkılmaz hale geliyor. Psikolojik şiddetin yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Davranışın 6 ay boyunca haftada bir kez uygulanıyorsa psikolojik şiddet oluyor. En önemli unsurlardan biride mağdurun kendini zaman içinde çaresiz hissetmesidir" şeklinde konuştu.


Panel, kadınların oluşturduğu  Melodika grubunun seslendirdiği şarkılarla sona erdi.


(ht/dc/gc)