Güney Kürdistan'ın ilk kadın kitapçısı…
08:37
Zeynep Dicle/JINHA
SÜLEYMANİYE - Federal Kürdistan Bölgesi'nin Süleymaniye kentinde Med Kitap Evi'ni açarak bir ilki gerçekleştiren Awat Hüsamettin Tayip, kadınların örgütlü, iradeli bir yapıya dönüşmesi gerektiğini belirtti. Kobanê direnişinin öncülüğünü yapan kadınlara dikkat çeken Awat, "Bu direniş bize cesaret kazandırmıştır" dedi.
Başta siyaset ve ekonomik alan olmak üzere birçok alanın dışında tutulan Güney Kürdistanlı kadınlar, kendilerine çalışma alanı açmaya ve toplumsal yapı içerisinde daha etkin rol üstlenmeye doğru adımlar atıyorlar. Bu girişimci kadınlardan biri de Awat Hüsammettin Tayip… Mayıs ayında açmış olduğu kitap eviyle, Güney Kürdistan açısından bir ilki gerçekleştiren Awat, kadınların örgütlü, iradeli bir yapıya dönüşmesi gerektiğini belirterek, eşit, özgür ve demokratik bir yaşamın önünün açılması gerektiğini ifade etti. Güney Kürdistan'ın Hewler kentine bağlı Koye kasabasında dünya gelen Awat, Baas rejiminin baskı ortamında doğup büyüyen, zorla göçertilmeye, sürgüne ve katliamlara da tanıklık eden bir Kürt kadını… Awat, Saddam rejiminin yaratmış olduğu baskı ortamından dolayı 1990 yılının sonunda Avrupa'ya çıkmak zorunda kalarak, 14 yıl boyunca ülkesinden uzak yaşamak zorunda kalmış.
'Kadınlar sınırları aşmalı'
Federal Kürdistan Bölgesi'nin Süleymaniye kentinin en işlek caddelerinden biri olan Sevaleka'de Med ismindeki kitap evini kuran Awat, 1995 yılında Kürtçe yayına başlayan ilk Kürt televizyonu olan Med TV'den yola çıkarak kitap evinin ismini Med yaptığını belirti. Awat, Med Kitap Evi'ni açmadan önce kitap ve kırtasiye işleriyle sadece erkeklerin uğraştığını ancak artık bir kadın işletmeci tarafından işletilen bir kitap evinin olduğunu kaydetti. Aradığı kitapları bulmak konusunda büyük zorluklar çektiğini ve kitap sevgisini, okuma istemini tüm topluma yayma amacı taşıyarak, böyle bir kitap evi açtığını belirten Awat, Irak ve Güney Kürdistan'da yaşayan kadınların maruz kaldığı toplumsal baskıya da dikkat çekti. Awat, toplumsal cinsiyetçi kalıplarla form kazanan toplumun kadını ev hayatıyla sınırlandırdığını belirterek, kadının bu sınırları aşabilecek örgütlülük düzeyini de kazanması gerektiğini ortaya koydu.
'Kobanê direnişi mücadele ışığımızdır'
Kobanê direnişinin öncülüğünü yapan kadınlara dikkat çeken Awat, "Benim anlayışımda erkeğin yapıp da kadının yapamayacağı hiçbir iş yoktur. Kobanê'de direnen kadınlar bunu çok somut bir biçimde ortaya koymuşlardır. Bu direniş, toplumsal alanda yürütülecek mücadele konusunda da bize cesaret kazandırmıştır. Kadına yasaklanan bir sürü alan var. Erkeğin yapmak isteyebileceği her şeyi kadınlar da yapmak isteyebilir. Neden kadınların da kendilerine ait bir iş yeri, bir çalışma ofisi olmasın? Kadın da özgürce seyahat etmek isteyebilir, dolaşmak isteyebilir, okumak isteyebilir" diyerek, kadınların özgür iradelerini geliştirmeleri gerektiğini belirtti.
'Erkeğe hapis cezası kadına ölüm cezası!'
Kadının yaşamış olduğu toplumsal baskıların gittikçe yoğunlaştığını ve bundan dolayı da kadın katliamlarının gittikçe arttığına da dikkat çeken Awat, "Kadın katliamları çok basit nedenlerden kaynaklı oluyor. Ya bir erkeği sevdiği için, ya bir erkekle konuştuğu için, ya da pantolon giydiği için öldürülüyor. Kadın katliamları gittikçe artıyor, çok basit nedenlerden kaynaklı da oluyor. Yine zina yapan bir erkek en fazla 1 ya da 2 yıl hapis cezasına çarptırılıp daha sonra serbest bırakılıyor. Ancak kadınlara yönelik bu tür suçlamalarda ise ölüm cezası veriliyor" sözlerini ifade etti.
'Merkezi ve bölgesel hükümet yasası değişmeli'
"Toplumsal yapıda eşit haklara ve özgürlük düzeyine sahip olmayan kadın, kamusal ve yargı alanında da eşit haklara sahip değildir" diyen Awat, "Bin dört yüzyıldır Irak ve Güney Kürdistan' da oluşturulan yasalar, erkeğe göre düzenlenmiştir. Bu yasalarda kadına hiçbir biçimde yer verilmemektedir. Erkeğin birden fazla kadınla evlenme hakkı hala mevcuttur. Yine kadınlar baba mirasından eşit düzeyde pay sahibi olamamaktadır. Mirasın üçte ikisini erkekler alırken, üçte birini kadınlar almaktadır. Kadınlar olarak bu yasalara mahkum edilmişiz" diye konuştu.
'Birden fazla evlilik yasalardan kaldırılmalı'
Kadın ve erkek arasındaki eşitliğin her düzeyde sağlanması gerektiğinin altını çizen Awat, "Birden fazla evliliğin resmi olarak yasalardan kaldırılması lazım" dedi. Güney Kürdistan Bölgesel hükümetine de yasalarda değişiklik yapması çağırısında bulunan Awat, bu yasalar değişmezse kadına yönelik şiddetin dozajının gittikçe artacağını ifade etti. Awat, sistemsel değişikliğe mutlaka gidilmesi gerektiğini söyleyerek, kadınlara daha fazla iş olanağının sağlanması gerektiğini de ortaya koydu.
(zd/mg)

