'Cennet özgürlüğün sesi oldu'
08:49
Beritan Elyakut/JINHA
AMED - IŞİD çetelerinin Kobanê'ye dönük saldırıları esnasında yaşamını yitiren Cennet Baba'nın (Gûlçîn Sêrt) çocukluk hayali olan 'demokrasi mücadelesine' katılımı 14 Ocak 2014 tarihinde gerçekleşti. Cennet'in annesi Faise Baba, kızının yüreğinde bir halk sevdasının yandığını dile getirerek, Cennet'in özgürlüğün sesi olduğunu, adı gibi cennet kokusuyla Kobanê'ye anlam kattığını ve Cennet'le gurur duyduğunu söyledi.
Yaklaşık 2 aydır süren Kobanê direnişi esnasında IŞİD çeteleri tarafından yapılan saldırılar sonucu yaşamını yitiren 22 Kasım 1996 doğumlu Cennet Baba (Gûlçîn Sêrt), YPJ saflarına katılmadan önce arkasında annesine bir şiir bırakarak, ezilmiş bir halkın savaşını sürdürmek için yola koyulur. İlk olarak 14 Ocak 2014 tarihinde askeri eğitim alan Cennet, son üç ayını Kobanê direnişinde pratik olarak yaşama geçirir, ancak 3 Kasım günü IŞİD çetelerinin saldırıları sonucu yaşamını yitirir. Cennet'in kişiliğini anlatan anne Faise Baba, kızının her zaman kendisine, "Bir gün gidersem arkamdan bir şiir bırakacağım" dediğini, ancak her defasında kızına kızdığını ve onun da kendisine bu durumu ciddiye almamasını, onu kızdırmak için söylediğini kaydetti.
'Çocukların Kürtçe konuşması onu mutlu ederdi'
Cennet'in 7 yaşından itibaren babasız büyüdüğünü dile getiren Faise, "Ben çocuklarıma hem anne, hem baba oldum. Cennet'im özgürlüğüne düşkündü, ancak babası noktasında da keskin bir duruşu vardı ve ondan bahsetmemi asla istemezdi. Cennet'imin ayağında platin olmasına rağmen, tek hayali olan Kürt halkının özgürlüğü için savaşmaya gitti ve hayalini gerçekleştirdi" şeklinde konuştu. Cennet'in çocuk yaştan itibaren Kürt özgürlük mücadelesinde yer alma hayalinin olduğuna değinen Faise, "Kızım Aydın'da dünyaya geldi ve orada büyüdü. Bulunduğumuz mahallede Kürtlere karşı büyük bir nefret vardı, ama Cennet bunu anlamıyordu ve bu sebeple sürekli olarak Siirt'e gelmek istiyordu. Siirt'teki çocukların dahi Kürtçe konuşması onda büyük bir heyecan ve mutluluk yaratıyordu. Sürekli onunla Kürtçe konuşmadığım için kızardı" ifadelerini kullandı.
'Kızıma Molotof Cennet lakabı takılmıştı'
Faise, kızının yüreğinde bir halk sevdasının yandığını dile getirirken, "Kızım özgürlüğün sesi oldu, adı gibi Cennet kokusuyla Kobanê'ye anlam kattı. Onunla gurur duyuyorum" dedi. Okul içerisinde kızına 'Molotof Cennet' lakabının takıldığını ifade eden Faise, "Cennet'in odasındaki her şey sarı, kırmızı, yeşil renklerle doluydu. Ancak kızımın aşırıya gittiğini düşündüğüm için sürekli değiştiriyordum. Bunun üzerine Cennet sonunda dayanamayıp 'Bir daha böylesi bir şey yaparsan, beni de içinden sökmen gerekecek' dedi. O günden sonra odasına dokunmadım" diye belirtti.
'Cennet özgürlüğün simgesi oldu'
"Kızım benim çiçeğimdi ancak dağların çiçeği oldu, özgürlüğün simgesi oldu" sözlerine yer veren Faise, "Adı gibi cennet yüzlü kızım layık olduğu dağlarda şehit düştü" sözlerine yer verdi. Faise, Cennet'in yaşının küçük olduğunu ancak fikirlerinin çok büyük olduğunu belirtirken, "Gerilla saflarına katılmak benim gençlik hayalimdi, ancak gerçekleştiremedim. Bu hayalimi kızım gerçekleştirerek beni bir kez daha mutlu etti. Kızım şehittir, çünkü kızım gülümsüyordu ve o an anladım ki, kızımın mutluluğu o dağlarda, bu savaşta gizliymiş" dedi.
'Kızım aşık olduğu dağlara kaçtı'
Faise, Cennet'in katılımının ardından yaşananları anlatırken, "Cennet'im o kadar güzeldi ki, kimse onun halkı için savaşmaya gittiğine inanmadı ve biriyle kaçtı damgasını vurdular. Ancak kızım aşık olduğu dağlara kaçtı. Artık tek isteğim bu mücadeleye katılan her gencin annelerine gideceklerini haber vermesidir. Bu muğlaklık insanı daha çok tüketiyor" şeklinde konuştu. Cennet'in şehirlerde mutlu olamayacağını anladığını kaydeden Faise, "Cennet'im mutlu şu an. Ben, o şehit olduğu anda anladım. Kızım iki kez denedi gitmeyi, ama ayağındaki platinden kaynaklı onu almamışlar ve bu durum onu mutsuz ediyordu. Gideceği gün eve geldiğimde elimi tutup halay çekti, beni defalarca öptü. Fakat ben gideceğini anlamadım, yoksa doya doya sarılırdım onun mutluluğuna ortak olurdum" dedi.
Cennet, YPJ saflarında halkların özgürlük mücadelesi için direnirken, IŞİD çetelerine karşı mücadelesinde yaşamını yitirdi ve ardından sevdikleriyle, yoldaşlarıyla anıları kaldı, bir de annesine bıraktığı şiir…
"Bugün ben yolcuyum anne, gidiyorum arkama bakmadan.
Bugün ben kopuyorum anne, bağlılıklarımdan gidiyorum
Hiç düşünmeden...
Sana sarılıp ; ' Anne ben gidiyorum..' demek isterdim..
Yolculuğumda senden bir tutam sevgi götürmek isterdim anne...
Sen bana, düşlerime, sevgime engel olmadın ya anne..
Sessizce gidiyorum,
Vedalaşmadan...
Yüreğinden kendimi söküp götürüyorum anne..
Pişmanlığımdır geriye kalan,
Ben gidiyorum anne...
Gülümsemenle hatırlayacağım seni..
Beni ısıtan yüreğini şimdi düşlerim yapıyor..
Beni koruyan ellerini şimdi dağların ateşi yapıyor..
Sesini özlerim anne,
Gülmeni,
Bana kızmanı,
Her şeyini özlerim anne...
Varlığım hayalet olur ama yanındadır merak etme...
Anne, bak ben gerillayım,
Özgürlüğün sesiyim..
Bana hakkın helal olsun,
Yüreğin açık olsun..
Belki bir gün dönerim,
Yüreğinde yerim hazır olsun...
Ben dağ kızıyım anne...
İçin rahat,
Yüreğin ferah olsun...
Seni özleyeceğim geceler de olur anne,
Tutunmak istediğim geceler de olur...
Olmasın diliyorum anne...
Sen beni hiç düşünme, bakarım ben başımın çaresine...
Sen kızınla gurur duy anne..!
Şehit anası olmak,
Gururdur,
Onurdur,
Şereftir...
Geride bıraktıklarıma iyi bak anne..
Giderken çok şey götürmek istedim anne,
Yapamadım...
İyi bak puşularıma,
Kitaplarıma,
Kasetlerime...
Onları çok severim bilirsin..
Babam bana çok kızacak biliyorum..
Belki beni bir daha görmek istemez...
O'na de ki : 'Benim yüreğimde yanan sevda, halk sevdasıdır..'
Ona layık bir kız olacağım..
İçini ferah tutsun...
Ağlamasın kimse arkamdan..
Hissederim..
Bilirsin dayanamam göz yaşlara..
Bak anne her ne kadar güçlü olsam da bakma öyle durduğuma,
İçim kan ağlar...
Gidişime bazen çok kızıyorum..
Ama elimde değil be anne..
Ben dağ kızıyım..
Yuvam Dağlardır,
suyum Munzur'dur,
Yatağım Toprak...
Sen hep demez misin; 'Her ne olursa olsun hayallerinin peşinden koş..'
Bak şimdi anne hayallerime ulaştım...
Anne...
Giderken en çok neye üzüldüm biliyor musun ?
Sazımdan ayrı kalacağım..
Ahh dertlendiğimde ben kime türkü söyleyeceğim,
Tellerime sevdayla nasıl vuracağım..
Yabancı ellere mi düşecek sazım ..?
Anaamm..*
Yüreğimin yarısı..
İyi bak sazıma..
Hani derdin ya; ' Odaya asalım diye..'
İstersen şimdi as oraya,
Ama iyi bak..
Ona sevdam her şeyden büyük..
Dayê.. Êz gerilla me..
Negrî ji bo yê min..
Susmak istemiyorum,
Saatlerce, sayfalarca yazmak..
Seni anlatmak istiyorum...
Belki de son satırlarım diye...
Kardeşlerime iyi bak anne..
Çok üzülürler,
Ama gurur duysunlar ablalarıyla,
Onlar Gerilla kardeşleri !
Güçlü dursunlar...
Ahh anam sona mı gelem..
Vakit yaklaşıyor..
Güneş doğuyor..
Umut doğuyor..
Annemm..
Düşmesin dilinden özgürlük türküleri...
Kendine iyi bak dayê..
Her şeyinle ,
Yüreğinle gurur duy benimle anne..
Hoşçakal...
Hoşçakal..
...
Anneler kutsaldır...
En çokta Gerillalarımızın...
Acı çekiyor,
Kendi annemden biliyorum ya..."
(be/gk/mg)

