'Bio atıklar yakılmadan değerlendirilebilir'

09:04

 


JINHA


WAN - Bölgedeki tarımsal potansiyele ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Abdullah Sessiz, bölgede tarımsal zenginliğin yanında bio atıkların da yoğunluğuna işaret ederek, bunların yakılarak büyük zarar verdiğine dikkat çekti. Abdullah, bio atıkları yakmanın hem mali olarak külfetli olduğunu, hem toprağın verimliliğini azalttığını, hem de atmosfere zarar verdiğini kaydetti.


Mezopotamya'da enerji tüketimi anlamında özel sektöre bağımlılık olsa da, enerji kaynakları bakımından dünyanın oldukça verimli ve zengin toprakları bulunmakta. Fakat bölgede yaşanan savaş koşulları, göçler, insansızlaştırma politikaları, her zaman toprağın veriminden faydalanmanın önünde bir engel oldu. Bölgedeki enerji kaynakları, ekonomik faaliyetler ve bu faaliyetlere katılımı temel gündemine alan "Demokratik Ekonomi Konferansı"na katılanlardan Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Abdullah Sessiz, bölgedeki tarımsal potansiyeli değerlendirdi.


'Kürdistan'ın ciddi tarım potansiyeli var'


"Bugün Kürdistan bölgesi olarak adlandırılan bölgenin ciddi anlamda tarım potansiyeli, bitkisel atık potansiyeli var" diyen Abdullah, bu alanların başta tahıllar olmak üzere buğday, arpa, son zamanlarda sulu tarımla birlikte özellikle mısır ve pamuk tarımı olduğuna işaret etti. Bölgenin, Türkiye üretiminin yüzde 60'ını karşıladığına dikkat çeken Abdullah, "Dolayısıyla o atıklar hiç bir şekilde değerlendirilmiyor, bu atılar bitkisel atıklardır, bio yakıt olarak kullanılma olanakları vardır. Dünyanın çoğu ülkesinde gerek mısır sapları, gerekse pamuk sapları bunlar ya paketlenerek, ya kurutulma işlemleriyle ya da bu atıklar parçalanarak organik gübre olarak toprağa geri kazandırmaktadır" ifadelerine yer verdi.


'Bölgede bio atıklar sadece yakılıyor'


Bölgede ise bio atıkların sadece yakıldığına değinen Abdullah, çoğu zaman yakılan atıkların da yine atık olarak tarlada kaldığını, bu yakma ile birlikte bir taraftan atmosfere sera gazı salgılanarak çevrenin kirletildiğini, diğer taraftan ise toprak yüzeyindeki mikroorganizmaların da yok edildiğini kaydetti. Abdullah, hem toprağın sürdürülebilirliği, hem de atıkların enerji olarak değerlendirebilmesi açısından ekonomik ve çevresel boyutun olduğunu dile getirirken, bu nedenle bir an önce olanakların değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.


'Atıkların değerlendirilmesi kirliliği azaltır'


Tarımla uğraşan çiftçilerin ve üreticilerin tarladan uzaklaştırılmalarını ciddi bir sorun olarak değerlendiren Abdullah, yakılma esnasında da üreticilere ciddi bir maliyet çıktığına dikkat çekti, atıkların değerlendirilmesi esnasında ise hem yeni işletmelerin açılacağını, hem de istihdam alanları oluşacağını söyledi. Atıkları değerlendirmenin, çevresel alanda karbondioksit alımını ve özellikle kırsal alanlarda yaşayan insanların elektrik tüketimi veya diğer enerjilerin tüketim miktarını azaltacağını belirten Abdullah, bu şekilde de bir geri dönüşümün söz konusu olacağını dile getirdi.


'Dünya alternatif enerji kaynağı arayışında'


Abdullah, bitkisel atıkların tarlalardan tarım makineleriyle toplanma imkanının olduğunu sözlerine ekleyerek, "Bitkisel atıklar, press yapma makineleri ile sıkıştırılıp balya haline getiriliyor. İşletmede bunlar yakacak olursa götürülür fosil yakıt yerine kullanılabilir ya da kırsalda paket haline getirdiğimiz takdirde sobalarda ya da enerji olarak değerlendirilebilir. Bunun şu an teknolojisi de var. Dünyanın farklı ülkelerinde bu kullanılıyor. Türkiye'de de belli bölgelerde yapılıyor ama pamuk üretiminin yüzde 60'a yakını Diyarbakır, Mardin, Batman ve Urfa bölgelerinde yapılıyor. Bu sapın tümü atıl durumda. Ya tarlada kalıyor ve hatta tarlada bile tamamen uzaklaştıramıyorsun. Toprakta kaldığı sürece de zaman zaman hastalıkların oluşumuna neden olabiliyor. Bu nedenle diyoruz bu atıklar önemlidir. Hem kendini yenileyen enerji kaynağı olarak, hem de ekonomik gelir olarak da önemlidir. Biliyorsunuz, hep söylüyoruz: Fosil yakıtlar azalıyor, alternatif enerji kaynakları arayışında bütün dünya bunun peşinde" şeklinde konuştu.


'Atıkların değerlendirilmesine belediyeler öncülük edebilir'


Son olarak çevrenin korunmasına ilişkin çeşitli önerilerde bulunan Abdullah, bitkisel yağların yakıt olarak kullanımına dikkat çekti. Bitkisel yakıtların (biodizel) "yeşil devrim" olarak anıldığını hatırlatarak, bunun kullanımının Avrupa'da zorunlu olduğunu kaydeden Abdullah, Türkiye'de de belediyelerin evsel atıkları, yağları toplayarak böylesi projelere imza atması gerektiğini vurguladı. Bir dekarlık bir alandan yaklaşık 4-5 ton arasında sap elde edilebildiğinin altını çizen Abdullah, "Bu buğdayda, arpada var. Mısırın diğer yağ bitkilerinden sap kalınlıklarının fazla olması, birim alanından alınacak ürün miktarının fazla olması sonucu, tanı olarak bu ürünlerden elde edebilecek yağ oranı yüksektir. Yağ oranının yüksek olmasıyla bio yakıt olarak şu an dünyanın çoğu ülkesinde zorunluluk getirilmiş, ama maalesef biz debir taraftan yağ açığı varken, bir taraftan da bio yakıt kullanımı belki çok ekonomik gelmiyor ama sonuç itibari ile en azından çöpe attığımız atık yağlar bile belirli yerlerde toplanırsa ve bu belediyenin öncülüğünde işletmede işlenirse; şehir içi araçlarında rahatlıkla kullanılabilir" açıklamalarında bulundu.


(ba/gk/mg)