Kadın Evi’nden Çadır Kent Meclisi’ne: Birlikte başarabiliriz

09:25

 


JINHA


RIHA - Kobanê’deyken Kadın Evi aktivisti olan Newroz Ömer, çadır kentte de kadın sorunlarıyla ilgileniyor. Rojava Çadır Kenti’nde oluşturulan kadın meclisinde bıraktığı yerden çalışmalarına devam eden Newroz Ömer,  “11 yıl boyunca kendi kendime zulüm etmişim. Bundan sonra boyun eğemeyeceğim. Yaşam özgür olunca güzeldir. El ele verirsek hep birlikte başarabiliriz” diyor.


11 yıl eşinden gördüğü şiddetten sonra kadın sorunlarına Kobanê’deki Kadın Evi’nde çalışmaya başlayan kadın sorunları ve eğitimiyle ilgilenen Newroz Ömer, göçün ardından Rojava Çadır Kent’inde kurulan kadın meclisinde yer alarak Kobanê’de yürüttüğü çalışmalarına devam ediyor. 14 yaşında ailesinin zoruyla amcasının oğluyla evlenen Ömer, 11 yıl eşinin şiddetine maruz kaldıktan sonra aldığı eğitimin ardından kadını, kendini tanıdıkça kendi kendine zulüm ettiğini aslında kimsenin kendisine zulüm etmediğini anladığını belirtti.


‘Sessiz kaldığım için kendimi suçlu görüyorum’


Kobanê’de başlayan savaşın ardından Suruç ilçesinde kurulan Rojava Çadır Kenti’nde yaşama tutunmaya çalışan Newroz Ömer, henüz 14 yaşındayken ailesinin zoruyla amcasının oğlu Ahmet Ömer’le evlendiriliyor. Evlendikten sonra eşiyle birlikte Halep kentine yerleşen ve eşi tarafından sürekli fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalan Newroz, uğradığı zulme karşı çıkarak, uzun süre mücadele ediyor. Evliliğinin 11 yılı boyunca şiddete uğradığını belirten Newroz, kadının kimliğini, özgürlük mücadelesini tanımadığı ve yaşadıkları konusunda sessiz kaldığı için kendisini suçlu görüyor. Bütün kadınların başının dik olması gerektiğini, zulme, ezilmişliğe, boyun eğmeye karşı mücadele etmenin zor olmadığını kaydeden Newroz, kadınların bir iradeye sahip olduktan sona her şeyi yapabileceklerini ve kadınlar olarak el ele vererek kadınların birlikte başaracaklarının altını çiziyor.


‘Her gün yakacağınıza bir kere yakın’


Evlendiği günden bu yana 11 yıl boyunca eşinden gördüğü şiddete dayanamayan Newroz, defalarca Kobanê’de yaşayan ailesinin yanına dönüyor, ancak aile kızlarını her defasında zorla eşinin yanına geri gönderiyor. Eşi tarafından sürekli evin bir odasına kapatılan Ömer, Halep’te IŞİD saldırıları başladığı sırada kapatıldığı odadan çıkarak komşuları ile birlikte Kobanê’ye geliyor. Ömer, Kobanê’ye geldikten sonra eşi ailesinin yanına geliyor. Kobanê’ye yerleşen Ömer’in tekrar şiddete devam etmesi üzerine yaşadıklarına daha fazla dayanamayarak boşanma kararını ailesine açıklıyor. Newroz Ömer, boşanma kararına babasının karşı çıkması üzerine bedenine bezin dökerek, babasına “Beni diri diri ateşe atarak her gün yakacağınıza bir kere yakın” diyerek tepki gösteriyor.


Herkese rağmen gördüğü şiddete sessiz kalmadı


Boşanmakta ısrar eden Newroz, ailesi ve çevresinden destek görmeyince Kobanê’de bulunan Kadın Evi’ne ve mahkemeye başvuruyor. Newroz Ömer’in Kadın Evi’ne yaşadıklarından dolayı başvurduğunu öğrenen eşi, ortadan kayboluyor ve kimse nerede olduğunu bilmiyor. 8 ay boyunca mahkemeye gel-git yapan Newroz, sonunda eşinden boşanıyor ve Kadın Evi’ne üye oluyor. Kadın tarihi ve kadın kimliği üzerine çeşitli eğitimler alan Newroz, ardından aktif olarak Kobanê’de kadın çalışmalarına katılıyor. Ancak eşinden boşandığı için ailesi ve çevresi tarafından kadına dönük çalışmaları engellenmek isteniyor. Newroz, bütün engellemeleri aldığı eğitimlerle aştığını ve daha da güçlendiğini söylüyor. Aileden sadece ağabeyi Mihemed Ömer’in kendisini desteklediğini belirten Newroz, Kobanê savaşı başladıktan sonra ağabeyi ile birlikte Urfa’nın Suruç ilçesinde kurulan Rojava Çadır Kenti’ne yerleşiyor. Burada bir kadın meclisi kurulacağını öğrendiğinde kendisini öneriyor. Ömer, şimdi aktif olarak meclis içerisinde yer alarak çadırdaki kadınların her sorunu ile ilgileniyor ve çadıra gelen yardımların düzenli olarak dağıtılmasını sağlıyor.


’11 yıl boyunca kendi kendime zulüm etmişim’


Evliliği boyunca yaşadığı şiddete karşı çıkmadığının nedenini kadının özgürlüğünü tanımadığından olduğunu söyleyen Newroz, bir şeyi Kadın Evi’nde aldığı eğitimden öğrendiğini belirtiyor. Newroz, “Ben bir gün bir kitap açıp okusaydım, Önder Apo’nun felsefesini, ideolojisini, Kürdistan tarihini okusaydım 11 sene ömrümü çürütmezdim. Tanırdım kendimi, kadının her şey olduğunu, öyle az bir şey olmadığını bilirdim. Eğitim gördükten sonra kadını, kendimi tanıdıktan sonra 11 sene boyunca kendi kendime zulüm ettiğimi, kimsenin bana aslında zulüm etmediğini anladım” diye belirtti.


‘Bundan sonra boyun eğemeyeceğim’


Kadının özgürlüğünü artık tanıdığını ancak yaşamında hala zorluklar yaşadığını ifade eden Newroz, toplumun kadın üzerinde baskı ve şiddetinin devam ettiğini dile getiriyor. Toplum içerisinde boşandığı için kendisine iyi bakılmadığına dikkat çeken Newroz, “Bazen baskıdan dolayı başımı önüme eğecek olurken kendime ‘Senin başın her zaman dik olacak sen yanlış bir şey yapmadın’ diyerek kim ne derse desin bundan sonra boyun eğmeyeceğim” diyor.


‘Yaşam özgür olunca güzeldir’


Sesini bütün kadınlara duyurmak istediğini ifade eden Newroz, kadın özgürlüğünün ağır bir yük olduğunu ancak kadın isterse bu yükü rahatlıkla kaldırabileceğini belirtiyor. Hiçbir şeyin kadın özgürlüğü kadar güzel olmadığını vurgulayan Newroz, “Kadınlara söylüyorum yeter bu kölelik, yeter ezildiğimiz, yaşam özgür olunca güzeldir. Herkes özgürlüğünü tanıması gerekiyor” diyor. Newroz, bütün kadınları kendi özgürlükleri için mücadele etmeye çağırıyor.


‘El ele verirsek hep birlikte başarabiliriz’


“İrade olduktan sonra her şeyi yapabilir kadın” diyen Newroz, şöyle devam ediyor: “Yeter toplumun kadına dayattığı zulme, yeter artık sözlere bakıp bir şey yapamayan kadına. Biz yapabiliriz, el ele verirsek hep birlikte başarabiliriz. Başınız dik olsun kadınlar. Önderlik ‘Kadın, yaşam, özgürlük ’ dedi. Bu bizim için yeterli ve yol göstericidir.” Küçük yaştan itibaren kadının kendisini tanıması için eğitim görmesi gerektiğinin altını çizen Newroz, kadının kendini tanımasıyla birlikte özgürlüğünü de yakalayacağını söylüyor.


(ekip/rp/mg)