Kader’in arkadaşları: Uzman çavuş hedef alarak vurdu – FLAŞ

10:37

 


JINHA


KOBANÊ - "Öleceksem insanlık için öleyim" diyen Kader Ortakaya'nın 6 Kasım'da Kobanê'ye geçerken askerler tarafından açılan ateş sonucu vurulduğu belirtildi. Urfa Valiliği, Kader Ortakaya'nın ölümünün şarapnelden kaynaklandığını iddia etse de, Kader ile birlikte olan arkadaşları, valiliğin açıklamasının kesinlikle yalan olduğunu belirtiyor. 44 kişilik grup içerisinde tek kadın olan Kader ile yan yana olan arkadaşları, sınırda yaşananları anlatarak, "Kader bir uzman çavuş tarafından hedef alınarak vuruldu” dedi.


Marmara Üniversitesi'nde yüksek lisans öğrencisi olan 28 yaşındaki Kader Ortakaya, 6 Kasım'da Kobanê direnişine destek olmak amacıyla sınırı geçerken, Türk askerleri tarafından vurulduğu belirtiliyor. Kader Ortakaya'nın ölümüne ilişkin açıklama yapan Urfa Valiliği ise, Kader’in ölümünden askerlerin sorumlu olmadığı şarapnel parçasıyla yaşamını yitirdiğini iddia etti. Gazeteci İbrahim Aslan ve Ersin Çaksu’nun haberine göre, Kader, Tîlşeîr bölgesinden Kobanê'ye geçerken yalnız değildi. Kendisiyle birlikte Kobanê direnişine destek olmak için 44 arkadaşı daha vardı. 44 kişi içerisinde kadın olarak ise sadece Kader bulunuyordu. Kader, açılan ateş sonucu yaşamını yitirirken, kendisiyle birlikte olan iki arkadaşı ise ayağından yaralandı. Türk askerlerinin yaptığı saldırının birebir tanığı olan ve Kader ile yan yana olan arkadaşları ise Kobanê'ye geçti. Kader vurulduğu sırada yanında olan arkadaşları, Urfa Valiliği'nin yaptığı açıklamanın "kesinlikle yalan" olduğunu belirtiyor. Kader'in arkadaşları, askerlerin sınırı geçtikleri sırada önce gaz bombalarıyla kendilerine müdahale ettiğini, ardından ise bir uzman çavuşun hedef alarak G-3 silahıyla kendilerine ateş açtığı belirtiyor. Arkadaşları, Kader Ortakaya'yı da söz konusu uzman çavuşun Kobra tipi zırhlı aracın kapısından ateş açarak vurduğunu ifade etti.


'Nişan alarak arkadaşımızı başından vurdu'


Kader vurulduğu sırada yanında olduğu belirten Azad Aslan, sınırı geçmelerinin askerler tarafından hazmedilmediğini belirterek, yaşadıklarına ve Kader'in vurulma anına ilişkin şunları anlattı: "Bizim telleri geçmemizi askerler hazmedemedi, 44 arkadaş beraber geçtik. Kader'in nefes darlığı olduğu için biz yakınında duruyorduk. Kader'in çantasını ben taşıyordum. Biz teli geçtikten sonra asker Kobra tipi zırhlı araçtan inmeye çalıştı. Biz diğer arkadaşlarımızın geçmesi için bekledik. Bizim 44 kişilik grubun içinde kadın olarak sadece Kader vardı. Onlar da bunu görünce direk nişan alarak kadın arkadaşımızı başından vurdu. Biz buradan Urfa Valisi ve otopsiyi yapanlara soruyoruz; Şarapnel parçası ise bellidir. Sadece bir yere saplanmaz, bir yeri parçalamaz. Vücudunun en azından 6-7 yerine değer. İsabet ettiği yer sadece kafasıdır. Nasıl olur da kafasına denk gelir de vücudunun başka yerine denk gelmez."


'Her türlü şahitliğe hazırız'


Askerlerin ateş açtığını kesinlikle gördüğünü belirten Azad, "Aracın içinden kadın arkadaşa nişan alarak ateş etti. Biz arkadaşın vurulduğunu görür görmez onun yanına geldik. Biz onu aldığımızda kafasının yarısı gitmişti. Orada yaşamını yitirdiğini fark ettik. Oradan apar topar hastaneye yetiştirdik. Ne yazık ki, tüm çabalara rağmen arkadaş kurtarılamadı. Çünkü başından mermi almıştı. Bu açık ve nettir, kesinlikle kimsenin de inkâr etmesini istemiyoruz. Açık olarak panzerin içerisinden silahını doğrultarak, arkadaşı kafasından vurduklarını hepimiz gördük. Biz buna şahidiz. Mahkeme olsun, ne olursa olsun, biz her türlü şahitliğe hazırız" dedi.


'Uzman çavuş tarafından hedef alınarak vuruldu'


Kader ile birlikte Kobanê'ye geçen İrfan Bakır, Kader'in aynı zamanda yakın arkadaşlarından. Suruç'ta gönüllü olarak Kader ile birlikte direniş nöbetlerinin tutulduğu köylerde ve Kobanêli sivillere yardım etmek için çalışmışlar. İrfan, "Daha önce direniş nöbetinde de bize müdahale ettiler. İki arkadaşımı yakaladılar, döverek ağır hakaretlerde bulundular. Kader'de bu gördüklerine daha fazla dayanamayarak, sınırı aşarak seferberlik için Kobanê'ye geçme kararı aldı" diye belirtti. Urfa Valiliği'nin Kader'in şarapnel parçasıyla yaşamını yitirdiğine ilişkin açıklamasının kesinlikle yanlış olduğunu belirten İrfan, sınırı geçtikleri sırada yaşadıklarını ve kaderin vurulma anını şu cümlelerle anlattı: "En yakınında ben vardım. Nefes darlığı da Kader'de olduğu için koşmadan önce biz ona söz verdik; kesinlikle onu bırakmayacağız diye. Saldırı ne olursa olsun, onu bırakmadık. O hatta bize ısrar etti, 'Ben koşamayabilirim, siz gidin' diye. Kolumdaydı. Bir ara düştü. Onu tekrar koluma aldım. Üç el ateş ettiler. Birincisinde önümüze düştü, ikincisinde benim yanıma düştü. Üçüncüsünde ise direk hedef aldılar. Hatta hiç hatırlamak istemem, o günden beridir, belki iki saat uyumuş değilim. Direk bir uzman çavuş tarafından hedef alınarak vuruldu. Yani şarapnel parçası olsa başka yerlerine de isabet eder. Kurşun direk kafasına isabet etti. Kanı gördüm. Hala hatırlamak istemiyorum o sahneyi. Kesinlikle direk hedef alındı. Orada herhangi bir şarapnel parçası ya da bombada düşmüş değildi zaten. Oraya yakın herhangi bir patlama da olmadı."


'Öleceksem insanlık için öleyim'


Kader'in sosyalist bir düşünceye sahip olduğunu belirten İrfan, ona ilişkin şu anılarını anlattı: "İnsanlığa dair çok güzel şeyler söylüyordu. İnsanlık adına her şeyi yapabileceğini söylüyordu. Buraya geçerken, 'Öleceksem insanlık için öleyim' diye bir kaç kez konuşmuştuk kendisiyle. DAİŞ'e ve Türk faşizmine karşı mücadele ederek, ölmek istediğini hep söylemişti. Suruç'ta 25 gün kaldı. Bu 25 gün içerisinde orada her yere koşup yardım ediyordu. Diyordu, 'Merak edip gelmedim.' Bu insanlık dışı şeylerin bilincindeydi ve oraya yardım için gelmişti. Artık orada yaşananlara dayanamıyordu. Kobanêli çocukları gördüğü zaman kaç kez ağladığını biliyorum. En sonunda da karar aldı. 'Ben Kobanê'ye geçeceğim' diye. Suruç'ta kaldığı süre içerisinde gördüklerinden sonra, artık Türkiye'de yaşamayacağını ve gidip Kobanê'de mücadele edeceğini söylüyordu."


'Gözümüzün önünde hedef alarak ateş etti'


Kader'in vurulma anının bir diğer tanığı da onunla birlikte Kobanê'ye geçen 1 çocuk babası Ramazan Özbilek. Ramazan, yaşananlara ilişkin şunları söyledi: "Uzman çavuş önce gaz bombalarıyla ateş etti. Sonra sınırı geçtikten sonra hazmedemeyip, üzerimize ateş etmeye başladı. İlk olarak 2 arkadaşımız bacağından yaralanmıştı. Üçüncüsü zaten arkadaşımız Kader oldu. Onu o halde görünce zaten hepimiz bir şoka girmiştik. Bağrışmalar, çağrışmalar. İnsanların hayatının bu kadar ucuz olmaması lazım. Eğer bir insanın bir amacı ve doğru bildiği bir yol varsa, onu anlamak lazım. Değil onu dışlamak, değil onun hayatına son vermek. İnsanların kanıyla beslenmemek lazım. Eline ne geçti o komutanın. Gözümüzün önünde hedef alarak ateş etti. Uzman çavuştu. Bir insanı hayattan kopararak, ne değiştirdi. Kim ona ne verdi yani. İnsan öldürmek bu kadar kolaysa, herkes birbirini öldürsün."


'Bizim elimizde taş bile yoktu ona atacak'


Amaçlarının herkesin kardeş gibi birbirini severek mutlu bir şekilde yaşaması olduğu dile getiren Ramazan, "Dünyada o kadar insan varsa dünya malı da o kadar vardır. Bir insanın hayatı bu kadar ucuzsa, daha söyleyecek hiçbir şey bulamıyorum. Biz sadece destek amaçlı geldik. Bizim elimizde taş bile yoktu ona atacak. Ona taş bile atmayana mermi sıkabiliyorsa, o kadar acizse o insanlar, ne demem gerekiyor bilemiyorum" dedi.


Yarın: Kader Ortakaya'nın vurulma anını gören Kobanêli siviller anlatıyor...


(is-eç/rp/mg)