Erken yaşta evliliklerin araştırma sonuçları açıklandı
14:06
JINHA
AMED – ‘Erken Yaşta Evliliklerin Toplumsal Meşruiyeti: Nitel Bir Araştırma Projesi" çerçevesinde Diyarbakır, Urfa ve Siirt'e yapılan araştırmaya göre, çocuk yaşta zorla evlendirmelerin yüzde 75'inin ailelerin kararıyla yapıldığı öğrenildi. Araştırmaya göre bölgede erken evlilik yapanların yaklaşık yüzde 65’nin 16 yaş ve altında evlendirildikleri ve evlilik yapan erkeklerin ise yaş ortalamasının 20 ila 26 arasında değiştiği belirtildi.
İsveç İstanbul Başkonsolosluğu ile Açık Toplum Vakfı tarafından desteklenen Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi Derneği (DİTAM) öncülüğünde, Diyarbakır Eczacılar Odası ortaklığında yürütülen "Erken Yaşta Evliliklerin Toplumsal Meşruiyeti: Nitel Bir Araştırma Projesi"nin araştırma sonuçları açıklandı. KAMER’in erken yaşta evlilik ile ilgili Diyarbakır, Siirt ve Şanlıurfa’da 184 kadın ile görüşmeler gerçekleştirildiği belirtilen raporda, “KAMER uzmanları tarafından 184 kadın ile yapılan tarama görüşmelerinden sonra bu kadınlar içerisinden seçilen ve derinlemesine görüşmeyi kabul eden her bir ilden 10 kadın olmak üzere 30 kadın seçilerek görüşmeler yapılmıştır. Ayrıca araştırmanın asıl amacı olan erken evlilikte toplumsal meşruiyetin nedenini anlayabilmek için bu evliliklerde önemli rol oynadıkları belirlenen 22 kadın, 19 erkek olmak üzere 41 kişi ile derinlemesine görüşülmeler yapılmıştır. Bu görüşmeler gerçekleştirildikten sonra çıkan veriler ışığında Diyarbakır ve İstanbul’da iki çalıştay yapılmıştır. Bu çalıştaylara proje destekçileri, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Filmmor, Üniversiteler, yerel yönetimler, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve kanaat önderleri katılmıştır. Bu iki çalıştaylardan çıkan sonuçlar sorunun tespitinde sorunun önlenmesi için önerilerde ve çalışmadaki verilerin genel analizinde yararlanılmıştır” denildi.
Araştırma raporundaki önemli bulgular şöyle sıralandı:
“- Erken yaşta evlilik yapan 184 kadının evlenme yaşına bakıldığında bunların yüzde 9’u 14 yaşında, yüzde 20’si 15 yaşında, yüzde 33’ü 16 yaşında, yüzde 34’ü ise 17 yaşında evlendirilmiştir. Bu sonuç bölgede erken evlilik yapanların yaklaşık yüzde 65’nin 16 yaş ve altında evlendirildiklerini göstermektedir. Bu kadınlarla evlilik yapan erkeklerin evlilik yaşı ise 20 ile 26 arasında değişmektedir.
- Bu araştırmanın sonucuna göre bölgede erken yaşta evlilik yapan kadınların yüzde 40’ı hiç okula gitmemiş, yüzde 38’i ilkokul, yüzde 16’sı ise ortaokul mezunudur.
- Erken yaşta evlenen kadınların yüzde 87’si 18 yaşını doldurduktan sonra resmi nikâh yaptırmışken, yüzde 13’ünün resmi nikâhı bulunmamaktadır.
- Siirt ve Şanlıurfa’da erken yaşta evlilik yapan kadınların yüzde 50’si akraba evliliği yapmışken, Diyarbakır’da bu oran yüzde 20 olarak belirlenmiştir.
- Erken yaşta evlilik yapanların yaklaşık yüzde 75’i ailelerinin kararıyla evlendirilmiştir. Bu çalışmada ortaya çıkan sonuçlara göre; erken yaşta evliliklerin toplum tarafından meşrulaştırılmasının iki önemli nedeni olarak toplumsal değerler ve normlar alanı ile ekonomik etkenler öne çıkmaktadır.
- Toplumsal değerler ve normlar alanında kadın üzerinden tanımlanan ‘Namus’ kavramıdır. Bu namus kavramı küçük yaştaki kız çocuklarının birer cinse obje olarak görülüp, dolayısıyla namus için bir ‘risk’ unsuru olarak kabul edilmektedir. Aileler kız çocuklarını erken evlendirilerek bu ‘risk’ten kurtulmayı amaçlamaktadırlar. ‘Namus riski’ dışında bölgede yaygın olan diğer bir önemli neden; yirmili yaşlardan sonra evlenmemiş kızların ‘Evde kalma riski” algısıdır. Aileler evde kalma riski ve bununla bağlantılı olarak ya kuma olarak ya da yaşlı birileriyle evlendirilme endişesinden hareketle kızlarını erken yaşta evlendirmektedirler.
- Araştırmanın en önemli bulgularından birisi erken yaşta evliğe karar verenlerin ve bu kültürel çevrenin baskısıyla erken evlilikleri değil, daha sonraki yaşlarda evliliği bir problem ve risk olarak algılamasıdır.
- Egemen ataerkil değer sistemi dışında erken evliliklerin en önemli nedenlerinden biri de bölgedeki ekonomik yapıdır. Bu evliliklerin yaşandığı aileler daha çok yoksulluk ve işsizliğin yüksek olduğu aynı zamanda çocuk sayısının fazla olduğu ailelerdir. Bu ailelerde kız çocukları aileden ayrılacak biri olarak kabul edildiği için bir ekonomik yük olarak görülmekte ve erken yaşta evlilikleri tetiklenmektedir.
- Diğer taraftan ekonomik bakımdan göreceli olarak daha iyi konumda olan ailelerde de erken yaşta evliliğin nedeni ‘Miras’ kaygısı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu ‘miras’ kaygısı öncelikle akraba evliliğine neden olarak erken yaşta evliliğe kaynaklık etmektedir.
- Akrabalar arası erken evliliklerde akraba kızının tercih edilmesinin en önemli unsuru yaşlı bireyler için bir sosyal güvence (yaşlı aile bireylerine bakım) olarak görmeleridir.”
Sorunlar:
“- Erken evlendirilen kadınlar yaşlarının küçük olması ve yoksulluk nedeniyle tamamına yakını ‘Ev Üstüne Gitmek’ diye tabir ettikleri eşlerinin aileleriyle birlikte yaşamak zorunda kalmaktadırlar.
- Bu geniş aile ilişkileri içerisinde yaş ve cinsiyet bakımından aile içerisinde en değersiz konumda oldukları için aşağılanmakta, küçümsenmekte, onurları kırılmakta ve hatta şiddete maruz kalabilmektedirler. Bu kız çocuklarının yeni aile ortamına uyum sağlayabilmeleri için kendi aileleri ile görüşmeleri yasaklanmakta, erken yaşta çocuk sahibi olmaları için baskı uygulanmakta, sağlıkları riske sokulmaktadır.”
Öneriler:
“- Sıkça kullanılan çocuk gelinler kavramının kullanılması bile belli bir ölçüde bu sorunu meşrulaştıran bir yaklaşım içermektedir. Çocuk ve gelin kavramı bir araya getirilmemeli, bunun yerine zorla evlendirilen çocuklar kavramını kullanmalıdır.
- Egemen ataerkil toplumsal değer ve normlar sorgulanmalı, yerleşik toplumsal cinsiyet rolleri aşılmalıdır.
- Erken yaşta evlilik sadece kadınların değil, özellikle egemen ataerkil toplumsal yapının bir sorunudur. Bu ataerkil yapının değiştirilmesi için bölgedeki kanaat önderleri ve siyasi aktörlerin bu konuda aktif rol almaları sağlanmalıdır.
- Yoksul ailelerde kız çocuklarına en az 20 yaşına kadar devlet tarafından ailelerine yük olmayacak oranda bir ekonomik destek ve sosyal güvence sağlanmalıdır.
- Sorun sadece bir kadınlık sorunu olarak görülmemeli, sorun sadece kadınların bilinçlendirilmesiyle çözülemeyecek karmaşık bir sorundur. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı başta olmak üzere, yerel yönetimlerin ve ilgili sivil toplum örgütlerinin erken yaşta evliliklerin meşruiyetini oradan kaldırmak için ortak politikalar ve projeler geliştirmeleri gereklidir.
- Kız çocuklarının en az lise mezunu olmalarını sağlayacak kadar ekonomik, sosyal ve yasal tedbirlerin alınması ve uygulanması gereklidir.”
(mg)

