Van'ın ilk ev yemeği lokantası misafirlerini bekliyor

08:37

 


Bacı Anuk / JINHA


WAN - Van'ın ilk ev yemeği lokantasını açan Fatma İlvan, severek girdiği hijyenik mutfağında iki saatte sekiz çeşit yemek çıkarıyor. Müşterilerini "misafir" olarak tanımlayan Fatma, kadınlara da seslenerek, "Kadınlar kendilerini eğitmeli ve özgüvenlerini kazanmalıdır" dedi.


Erkekler ekonomik krizler karşısında çözümü kahvelerde oturarak ararken, kadınlar bu ekonomik sorunlar karşında çözümsüz kalmıyor. Ekonomik olarak kendisini dönüştürmek amacıyla girişimde bulunanlardan birisi de Fatma İlvan… Fatma, eşinin de desteğiyle el emeğini ekonomik bir kaynağa dönüştürdü, hijyenik bir ortamda yaptığı yemeklerini müşterilerine sunmaya başladı. 2006 yılında Van'ın ilk ev yemeği lokantasını açan Fatma, Vanlılara farklı lezzetler tattırıyor. Fatma, yılların birikiminin sağladığı özgüven ile şimdi İlvan Ev Yemekleri'ni işletiyor.


'Özgüven için eğitim şart'


Kadınların her toplum içerisinde farklı bir yeri olduğunu ifade eden Fatma, Türkiye'de ise kadınların "ikinci sınıf" muamelesi gördüğüne işaret etti. Bölgede de kadınların aynı muameleye tabi tutulduğunu kaydeden Fatma, kadınların özgüvenlerini ve ekonomik özgürlüklerini elde edebilmeleri için eğitimin şart olduğunu vurguladı. Fatma, bunun yanı sıra mücadele ederek hayatında iyi bir noktaya gelen kadınların da olduğuna değindi.


'Kız çocuğumun okuması çok önemli'


Yıllarca halk eğitim merkezinde öğretmenlik yapan, evli ve iki çocuğu olan Fatma, çocuklarını büyütmek için büyük bir mücadele verdiğini anlattı. Eşi iflas ettiği sırada kendisinin de öğretmenlik yaptığını dile getiren Fatma, eşi ile birlikte ev yemekleri yapmaya karar verdiklerini sözlerine ekledi. Birçok işte çalıştığı için özgüven kazandığını söyleyen Fatma, işe başladıktan sonra çocuklarının eğitimi için de fırsat yarattığını belirtti.


'Bu iş yeri ile çok büyük borçları kapattım'


Fatma, iş yerine manevi olarak büyük bir bağlılığın oluştuğunu dile getirirken, "Ben iş yerimi çok seviyorum. Ne zorluklarla açtım ve çok güzel yerlere geldim. Bence kadınlar yürekli olup ve eşleri ile birlikte çok iyi yerlere gelebilirler. Ben bu iş yeri ile çok büyük borçları kapattım, çok büyük mücadeleler verdim. Aslında adım adım yükseldim diyebilirim. Bütün kadınları bu şekilde iradeli görmek isterim" ifadelerine değindi. Lise çağlarından beri kendisinde özgüven yarattığının altını çizen Fatma, yaptığı öğretmenlik, sekreterlik, tekstil eğitmenliği, kalite güvence şefliği işleriyle kendisi için bir alt yapı oluşturduğunu vurguladı.


'Tüm müşterilere misafir gözüyle bakıyordum'


İşletmeci kadınlar için misafirperverliğin, ekonomik kazançtan önce geldiğini söyleyen Fatma, "Ben esnaflıktan hiçbir şey anlamazdım. Yıllarca buraya gelen tüm müşterilere misafir gözüyle baktım. Yemeği hazırlar, misafir gelecek diye telaşlanırdım. Ama bu telaşı esnaflıkta özgüvene çevirmek, biraz da eşimin desteğiyle oldu" sözlerine yer verdi. "Ben misafir terimini kullanıyorum, çünkü benim gözümde müşteri misafirdir" diyen Fatma, halkın iş yerini şaşkınlıkla karşıladığını ve kimsenin kendisinin Vanlı olduğuna inanmadığını belirtti.


'İki saat içinde sekiz çeşit yemek sergileyebiliyorum'


Mutfakta hünerlerini sergileyen Fatma, "İnsan alıştığı zaman zorluk yaşamaz. Mesela iki saat içinde sekiz çeşit yemek sergileyebiliyorum. Ben eskiden misafir ağırladığım zaman geceden yemeklerimi hazırlardım, ama bu iş yerini açtıktan sonra alıştım ve artık kolay geliyor. Ben iki saat içinde sekiz yemek çıkarabilirim. Bunun yanında baklavasını, böreğini de yapıyorum. Tabi ki tek başıma yapmıyorum, iki yeğenim ile birlikte yapıyoruz. Kadın yeğenlerim ve eşim sayesinde zorlanmıyorum ve severek yapıyorum. Hayatım boyunca bütün işlerimi severek yaptım" diye konuştu.


'Aydın anneler, aydın gelecekler yaşatabilmek'


Kadınların da kendi iş yerlerini açabilmeleri için çağrıda bulunan Fatma, "Ben halk eğitimdeki mesleğimden bahsetmiştim. Biz orada mesleki eğitim veririz okuma yazma eğitimi veririz. Bence bütün kadınlarımızın böyle kurslara, etkinliklere katılıp mesleki olarak bir şeyler öğrenmesi gerekir. Ayrıca özelikle kız çocuklarının okutularak aydın anneler ve aydın bir nesil yetiştirilebilir. Özellikle genç kadınlarımızı okutup bir meslek sahibi ederek, onların daha iyi ayakta durabilmelerini sağlamak, bence kadınlara verilecek en büyük mesaj diyebilirim" şeklinde konuştu.


(ba/gk/mg)