Bakanlık sığınma evlerinde kadını hapsederek koruyor!
08:33
Beritan Elyakut - Sarya Gözüoğlu / JINHA
AMED - Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na bağlı kadın sığınma evlerinde kadınların uyması zorunlu kurallara karşı bağımsız kadın sığınakların gerekliliğine vurgu yapan Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı çalışanı Martina Gaidzik ile DİKASUM yöneticisi ve sosyolog Hülya Değirmenci Kanat, bağımsız sığınakların önemini anlattı.
Türkiye'nin toplumsal sorunlarından biri olan şiddet, birçok kadının hayatını karartmaya devam ediyor. Yaşadığı şiddet ve istismardan kurtulmak için devlete başvuran kadınlar, başka tehlikelerle karşı karşıya kalmakla beraber birçok yasağa da uymak zorunda kalıyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bünyesinde açılan sığınaklara ve bu sığınaklarda yaşanan sorunlara dikkat çeken Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı çalışanı Martina Gaidzik, Türkiye'de 131 sığınağın bulunduğunu söyledi. Sığınakların büyük bir kısmının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na bağlı olduğunu belirten Martina, Türkiye'de bağımsız olan tek sığınağın Mor Çatı'ya ait olduğunu ifade etti.
'Bakanlığa bağlı sığınaklar kadınları zorluyor'
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na bağlı sığınakların kadınları zorladığını dile getiren Martina, sığınaklara başvuru için uygulanan kuralların kadınların zor durumda kalmasına neden olduğunu belirtti. Martina, bakanlığa bağlı kadın sığınma evlerinde uygulanan kurallara ilişkin, "12 yaş üstü erkekler, bulaşıcı hastalığı olanlar ve 60 yaş üstü kadınlar ve kimliksiz gelen kadınlar alınmıyor. Ayrıca kadınların ilk önce karakola başvuruda bulunmasını ve şikayet etmesini şart koşuyorlar. İçeride ve dışarıda güvenlik var. Kadınlar evden çıkmak istediğinde izin alması gerekiyor. İzinsiz dışarıya çıkamıyorlar. Daha önce seks işçisi olarak çalışmış kadınlar sığınağa alınmıyor. Bu nedenle bağımsız sığınakların güçlendirilmesi hedefleniyor. Devlet sığınaklarının kadının ailesinden hiçbir farkı yok. Kadın bu şekilde bir hapishaneden başka bir hapishaneye geçiyor. Bu çaresizlik içerisinde kadınlar evlerine dönüyorlar" dedi.
'Bizim yaptığımız kadınları suçlamadan dinlemek'
Bakanlığa bağlı sığınma evlerinde kadınların evlerine dönmeleri için arabuluculuk yapıldığına dikkat çeken Martina, "Kadınlara eve gitmek ister misin?" diye soru yöneltildiğini söyledi. Bağımsız bir sığınak olarak kadınlara diğer sığınaklardan farklı yaklaştıklarını dile getiren Martina, "Bizim yaptığımız kadını suçlamadan dinlemek, ön yargılı davranmamak ve ne yapmak istediklerini sormaktır. Kadınla alternatifleri konuşmak ve yapmak istediklerine ulaşabilmesi için ne gibi alternatifleri var, bunları beraber değerlendirmek ve sonrasında kararı kadına bırakmak. Kadın kendi hayatını yaşıyor onun yerine karar vermek doğru olmaz. Bizler sadece onlarla dayanışabiliriz" şeklinde konuştu.
'Başvurulara göre kadınları sığınma evlerine alıyoruz'
Şiddete uğrayan kadınların ve danışma hizmeti almak isteyen kadınların başvurduğu Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Diyarbakır Kadın Sorunlarını Araştırma ve Uygulama Merkezi (DİKASUM), kadın sorunlarının çözümüne ilişkin 2011 yılından bu yana çalışmalarını sürdürüyor. DİKASUM yöneticisi ve sosyologu Hülya Değirmenci Kanat, şiddete uğrayan kadınların başvurularını danışma merkezleri üzerinden aldıklarını söyledi. Şönim yasalarına göre yerel yönetimlerin kendi başına başvuru almasının yasalara aykırı olduğunu dile getiren Hülya, "Şönim diyor ki; 'başvuruları ben alırım, size gönderirim, siz onunla ilgili bir çalışma yaparsınız. Çıkarken de ancak ben size çıkar dersem çıkarabilirsiniz.' Bizde böyle bir yapıya karşı çıktığımız için direk danışma merkezlerinden gelen başvurularla kadınları sığınma evlerine alıyoruz" diye konuştu.
'Bağımsız sığınaklar önemli ve gerekli '
Kadınların karakolda erkek polislere sorunlarını anlatmak zorunda kaldığını ve bu durumu tekrarlamanın kadının psikolojisini kötü etkilediğini ifade eden Hülya, bu tarz dayatmaların kadında farklı travmalara neden olduğuna dikkat çekti. Hülya, tüm bu yaşananlara dayanarak birçok kadının başvurmak zorunda kaldığı bakanlığa bağlı kadın sığınma evlerinin kadına olumlu açıdan hiçbir şey katmadığını ve kadını iyileştiremediğini söyleyerek bağımsız sığınakların önemli ve gerekli olduğunu vurguladı.
'Bakanlığın sığınma evleri kadınlara hiçbir şey katmıyor'
Hülya, bölgede yaşayan kadınların polise gitmek istemediğini ifade ederek, "Kadınlar karakola gittiği zaman yine erkeklerle muhatap oluyor. Ya da savcıya gittiğinde yine erkek savcılarla karşılaşıyorlar ve kadınlar bunu genellikle istemiyor ve reddediyor. Böyle bir mekanizma bizde de olmadığı için bölgede yer alan kadınlar yerel yönetimlerdeki danışma merkezlerini tercih ediyorlar" sözlerine yer verdi.
(sg-be/dc/mg)

