Şimdi sıra tüm dünya kadınlarında
10:26
JINHA
RIHA – 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü dolaysıyla kadınlar 62 gündür direnişin devam ettiği Kobanê-Suruç sınır hattında olacak. Sınırda günlerdir nöbet tutan kadınlar da, gün dolaysıyla şu çağrıda bulundu: “DAIŞ çetecilerinin saldırıları kadın bilincine dönüktür. Çünkü Kobanê’ye saldıran DAIŞ, Rojava’daki demokratik ve özgür kadın yaşamını yok etmek istiyor. Kobanê’deki direniş tüm insanlığın kurtuluşu içindir. Bu nedenle tüm kadınlar sınıra gelmeli.”
DAIŞ çetecilerinin Kobanê’ye dönük saldırıları 62’inci gününe girerken, köylerde direniş nöbeti tutan yurttaşların sınırdaki etkinlikleri sürüyor. Tüm etkinliklerin en ön saflarında yer alan kadınlar, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü dolaysıyla sınır hattında yapılacak eylem için çağrıda bulundu. Kesintisiz bir şekilde direniş nöbetini sürdüren kadınlar, “25 Kasım’da tüm kadınları sınıra bekliyoruz” çağrısını yaptı.
Kadınların her dönemde erkek zihniyeti tarafından ezilmeye çalışıldığını ifade eden Şınak’ın İdil (Hezex) ilçesinden sınır nöbetine katılan Taybet Ter (50), DAIŞ çetesinin uyguladığı saldırıların, erk zihniyetinin tarihten buyana sürdürmüş olduğu şiddetin bir devamı olduğunu belirtti. Kader Ortakaya’nın yine aynı erk zihniyeti tarafından katledildiğinin altını çizen Taybet, “Zulüm nereden gelirse gelsin aynıdır. Onun altında bir erk zihniyet muhakkak yatmaktadır. Kader’i DAİŞ değil, Tayip Erdoğan’ın askerleri katletti. Kader, buraya Erdoğan’la değil, DAIŞ’le mücadeleye gelmişti. Erdoğan onu katlederek rengini göstermiş oldu. Kader’i DAIŞ zihniyetinin kölesi olan hükümet katletti” dedi.
‘Apo’cu felsefe beni uyandırdı’
Taybet, şöyle devam etti: “Kürt Özgürlük Hareketi sayesinde, kadın kimliğimle alanla çıktım ve erkek zihniyetine karşı mücadelemi alanlarda vermeye başladım. Beni, Önder Apo’nun felsefesi uyandırdı. 14 yaşında zorla evlendirilmiş ve evlendirildiğim adam tarafından sürekli şiddete uğrayan bir çocuktum. Daha sonra partimizin açılması ile alanlara çıkmaya başladım. Daha önce adını hiç duymadığım dünya kadınlarının başlatmış olduğu mücadelenin devamcısı oldum. Şiddet gördüğümü ve buna karşı mücadele vermem gerektiğini bana yoldaşlarım öğretti. Şimdi değil eşim, tüm dünyanın erkekleri gelse bana zerre kadar zarar veremez. Kadın bilinciyle dünyaya bakış açım sayesinde şu an evimden kilometrelerce uzakta, sınırda nöbet tutarak dünyaya terör saçan DAİŞ çetesine karşı mücadelemi sürdürüyorum. Bunu yıllar önce birileri bana söylemiş olsa asla inanmazdım.”
Taybet Ter, tüm dünya kadınlarına çağrıda bulunarak, Kader Ortakaya katliamına ve Kobanê’ye saldıran DAIŞ’e tepkilerini haykırmak için sınırda eylem yapmaya çağırdı.
‘YPJ’nin direnişine sahip çıkın’
Şırnak’ın Hezex ilçesinden sınıra gelen ve ilk günden bu yana sınır nöbetini sürdüren Fedile Margaz (55), kendisini sınıra getiren en büyük nedenin, kadınların hiç tereddüt etmeden YPJ’ye katılarak korkusuzca DAIŞ çetesine karşı gösterdikleri mücadele olduğunu söyledi. YPJ’li kadınların mücadelesine hayran kaldığını ifade eden Fedile, YPJ’li kadınların mücadelesine destek sunmak adına kadınların 25 Kasım’da sınırda olması gerektiğinin altını çizdi. Fedile, “Hiçbir şey yapamıyorsanız, bari bir gün olsun sınıra gelin ve sınırda desteğinizi YPJ’li kadınlara gösterin. Bu onlara moral olacaktır. Onlar Kobanê’de ayladır direnirken, hiçbir kadın burayı boş bırakmamalı. Kadınların direnişini yine kadınlar sahiplenmeli” diye konuştu.
Ermeni, Süryani, Êzidî, Arap, Türk, Kürt tüm kadınlar alanlara
İlk günden buyana sınırda nöbet eylemini sürdüren Şırnak’ın Hezex ilçesinden gelen Barış Anneleri’nden Leyla Aslan (60) da, Kürt Özgürlük Hareketi’nin ilk yıllarından bu yana çalışmalarda yer aldığını ve sınır nöbetini ise yıllardır verdiği mücadele geleneğinin bir gereği olarak gördüğünü söyledi. Leyle Aslan da diğer kadınlar gibi, 25 Kasım günü tüm kadınların sınırda başta DAIŞ çetecilerinin saldırıları olmak üzere erkeğin baskıcı zihniyetine karşı protesto eylemlerini büyütmesi gerektiğinin altını çizerek, şunları kaydetti: “Bir kadının isteyip de yapamadığı hiçbir şey yok. Bir zamanlar kapı önüne çıkamayan ben, şimdi ise eşimi evde çocuklara bakması üzere bırakıp, kilometrelerce uzaklıktaki sınır hattında, halkım için mücadele vermeye geldim. Kadınlar, inandıklarının arkasından gitsin. 25 Kasım çağrım, yalnız Kürt kadınlarına değil tüm kadınlaradır. Şu an Kobanê’de gerçekleşen direniş sadece Kürtlerin direnişi değil. Bu direniş tüm insanlığın kurtuluşu içindir. O nedenle tüm Kürt, Ermeni, Türk, Arap, Êzidî ve Süryani kadınlar sınırda nöbet tutmaya çağırıyorum.”
‘YPJ’li kadınlar için haykırın’
Şırnak’ın Hezex ilçesinden sınırda nöbet tutmaya gelen Saliha Tekel (40), 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nde tüm dünyanın Êzidî ve Kobanêli kadınları katleden ve pazarlarda satan DAIŞ çetelerine karşı alanlarda mücadele vermesi gerektiğini söyledi. Saliha, nasıl ki Kürt kadınların 30 yılı aşkın bir süredir dünyanın bir ucunda yıllar önce bir hareketin öncülüğünü yapan kadınları alanlarda anıyorsa, aynı duyarlılığı da dünya kadınlarının YPJ’li kadınlar için gösterip dünyanın her yerinde alanlarda YPJ direnişini selamlaması gerektiğini vurguladı. Saliha, “Mirabel Kardeşleri, Rosa Luxemburg, Clara Zetkin gibi daha birçok kadını, bizim annelerimiz dahi bilir. Çünkü bizim aldığımız parti ahlakı, dünyanın bir ucunda bir amaç uğruna yaşamını feda eden tüm mücadeleci insanları saygıyla anmayı öğretti. Şimdi sıra tüm dünya kadınlarında… İmkanı olan 25 Kasım’da buraya gelsin, imkanı olmayan da bulunduğu yerden YPJ’li kadınlar için haykırsın” diye çağrıda bulundu.
(ekip/rp/gc)

