Kentin Kadın Yüzü (DOSYA 1)

08:54

 


Ağrılı kadınlar yaşamın aktif rolü olmak için mücadele veriyor


Gülşen Koçuk / JINHA


AGIRÎ - Kadın intiharı iddialarının, kadına yönelik şiddetin, kadın ve çocuk istismarlarının muhafazakarlık eliyle bir kültür haline getirilmek istendiği Ağrı'da kadınlar, kendilerini yönetenlerin kadın olmasından güç almaya başladı. Kentte ekonomik, sosyal, siyasal sorunların yanı sıra, sağlık ve eğitim alanlarında da önleri kapatılan kadınlar, evlerinden çıkmak ve toplumsal yaşamın aktif ve ana unsuru olmak istiyor. Kentin kadınları, sorunlarını ifade ederken, beklenti ve taleplerini de dile getirdi.


Evrensel olan kadın sorunları, bölgede de kentten kente farklılıklar gösterse de, varlığını sürdürmekte. Kadınlar tarafından yaşanan sorunlar, kentlerde farklı şekillerde devam ediyor. Bu kentlerden birisi de Ağrı… Feodal toplum yapısının en çok kadın ve çocuğu baskıladığı kentlerden birisi olan Ağrı'da kadınlar hala erkek tarafından baskılanmakta. Birçok kent ve toplumda olduğu gibi Ağrı'da da kadınlar bir taraftan eve kapatılırken, diğer taraftan da dışarı çıkabilmiş olan kadının hareket alanı kısıtlanarak tekrar dört duvar arasına alınmak istenmekte, sık sık da yaşamına kast edilmekte, intihara sürülerek adeta cinayet işlenmektedir. Ağrı'da kentin yöneten kadınları ve kentin sahibi kadınlar, kadınların yaşadıkları sorunları, çözüm yollarını anlattı.


'Kadınlar hem sömürülüyor hem şiddet görüyor'


Kadınlar üzerinden çok fazla rant yapıldığını söyleyen Ağrılı kadınlardan Ayfer Birlikler, "Kadınlar aslında çok büyük mücadeleler yürütmekte. Kadınlar sömürülüyor ve şiddet görüyor. Kadınlar özgür değiller, her şeyden önce özgür iradelerine sahip olmaları, önlerinin açılması ve kadınlarımız kendi iradeleri ile ne yapmak isterlerse baskı görmeden yapmaları gerekiyor. Kadınlarımızın her yönden bilinçlendirilmesi gerekmektedir" açıklamasında bulundu.


'Artık şiddet istemiyoruz'


Ağrı'da kadınların erkek baskısı altında olduğunu dile getiren kadınlardan Perihan Mahmutoğlu ise, "Ağrı kadını arka planda tutulduğu için kendini hiç geliştirememiş ve biz bu nedenle kadınların çalışmasını, gezmesini, bilinçlenmesini, çocuklarını rahatlıkla eğitmesini istiyoruz. Artık şiddet istemiyoruz. Park alanlarımız olsun, çevremiz temiz olsun. Televizyonda da görüyoruz her iki günde bir kadın cinayetleri yaşanıyor ve artık bunların son bulunması lazım" dedi.


'Kadına eş ve çocuklarla sınırlı bir hayat verilmek isteniyor'


Her yerde olduğu gibi Ağrı'da da kadınların ciddi sorunlar yaşadığını söyleyen Ağrılı kadınlardan Nurhan Karadağ, Ağrı Belediyesi Sosyal İşler ve Kültür Müdürü. Sözlerinde kadınların yaşam alanlarının sadece ev, çevresinin ise sadece eş ve çocuklarla sınırlandırıldığına yer veren Nurhan, bu sorunların aşılması için çabaların olduğunu, fakat yeterli olmadığını dile getirdi. Belediye projeleri arasında kadınların kendini finanse edebileceği, kendi ayakları üzerinde durabileceği projeler olduğunu kaydeden Nurhan, "Kadının kendi el emeğini, kendi yaptığı çalışmaları satabileceği iş imkânları yaratmak için çalışmalar yürütüyoruz. Sosyal olarak kadının biraz daha kendini ifade edebileceği, daha rahat hissedebileceği sosyal alanlar açmayı düşünüyoruz ve bu çalışmaları yürütüyoruz" dedi.


'Kadınlar kendi el emekleriyle geçinmek istiyor'


"Kadınların çok yoğun sorunları var, hayatın bütün zorlukları sırtlarında, yaşamın bütün zorluklarına ortaklar" diyen Ağrılı kadınlardan Saniye Duman Çelik de, kadınların öncelikle bir cins olarak haklara sahip olmadığını dile getirdi. Kentte yaşayan kadınların kendilerini finanse edebilmek amacıyla iş sahaları taleplerinin de olduğuna işaret eden Saniye, "Kadınlar, 'Kendi eşlerimiz 9 ay yok yanlarımızda, sürekli metropollerde çalışıyorlar' diyorlar. Metropollerde de çocuklarının kendi sıkıntıları sırtlarında çoğu sıkıntıya cevap olamıyorlar. Kışların bütün ağırlığı, ekonomik sıkıntılar sırtlarında" diye konuştu. Saniye, kadınların kendi emeğiyle geçinmek istediğini aktarırken, kadınlar tarafından bulunulan talepler arasında kadın atölyeleri, pazarlarının da olduğunu ifade etti.


Kadınların en büyük sorunlarından birisinin de mahallelerde uyuşturucu satışları olduğunu kaydeden Saniye, uyuşturucu kullanım yaşının ise 7-8'e kadar düştüğüne dikkat çekti. Bonzai ve uyuşturucu çeşitlerinin bakkallarda dahi satışa sunulduğuna dikkat çeken Saniye, çocukları uyuşturucu madde kullanan kadınların zor durumda olduğuna ve bu konuda yardım talepleri olduğuna işaret etti.


'Kadın toplumsal hayatın dışında tutuluyor'


Kentte bulunan STK'lardan Eğitim Sen Ağrı Şube Eş Başkanı Semra Yel de Ağrı'da yaşayan kadınların sorunlarına değindi. Kadına karşı önyargı olduğunu belirten Semra, "Kadının toplumsal hayatın çok dışında tutulduğu önyargısı yavaş yavaş kırılmak üzere, ama bölgede özgürlük mücadelesinin elde ettiği politik kazanımlar bunlar. Kadın toplumsal hayatın içerisinde siyasal anlamda gerçekten çok ciddi katılım söz konusu. Tabi bunu yaparken de günlük yaşam içerisinde çok da aktif bir rol oynamamakta" sözlerine dikkat çekti. Kadınların yaşadıkları sorunların, "eğitim" meselesine de dayandığını ifade eden Semra, "Kadın hem kültürel kaynak yapısına bağlı hem de var olan mevcut eğitim nedeniyle kendini eğitime katamıyor ve kendisini eğitime de ait hissedemiyor" dedi. "Sokaklar hep erkek" diyerek kadın sorunlarına ilişkin sözlerine devam eden Semra, bunun nedeninin ise, hem ekonomi hem de cemaatleşmenin getirmeye çalıştığı muhafazakarlaşma olduğunu dile getirdi.


'Kadınlar öldürülüyor ve intihar süsü veriliyor'


Semra, özellikle Ağrı'nın ilçelerinde "kadın intiharı" olaylarının çok yaygın olduğunun altını çizerken, konuya ilişkin sendikaların ve STK'ların bir bileşen oluşturup kadın intiharları ile ilgili rapor hazırlama süreci başlattığına dikkat çekti. "Aslında kadınlar öldürülüyor ve intihar süsü veriliyor. Kadınlar genelde baskıya gelemediği için ya da boyun eğemediği için intihara sürükleniyor ve bu şekilde durumlar ortaya çıkarılıyor" şeklinde konuşan Semra, kadınların politikleşmesi durumunda daha çok toplumsal alana gireceğini söyledi. Kadınların da çalışma alanlarında bulunmasına rağmen hak talebinde bulunma noktasında geri planda kaldıklarına dikkat çeken Semra, kadınlar belli oranda kendilerini temsil edebildiklerine, ancak kadın bilincinden yoksun bir şekilde varlıklarını sürdürdüklerine işaret etti.


'Eğitim ve ekonomik faaliyetler önemli'


Semra, kadınların yaşadıkları sorunların çözümü noktasında eğitim ve ekonomik faaliyetlerin önemli bir yer tuttuğunu ifade ederken, "Ekonomik destek konusunda bu Hükümetin özellikle kadınları çocuk parası ve diğer sahtekâr oyunlarla kendine bağlama yöntemlerinden ziyade kadının ürettiği ve kadının aktif olduğu, emeğinde söz sahibi olduğu bir yaşam şekli inşa edilerek ancak bu aşılanabilir" açıklamalarında bulundu.


'Kadınlar önce evden çıkmak istiyor'


Yaklaşık 3 aydır kentte belediye eş başkanlığı görevini yapan Mukaddes Kubilay da kentte kadınların yaşadıkları sorunlara değindi. "Bizim başarımız, kadınların başarısıdır" diyen Mukaddes, Ağrı'da da kadınların eğitim, ekonomi, siyasallaşma sorunları ve sosyal sorunlar yaşadığını ifade etti. Her şeyden önce kadınların evden çıkmak istediğini dile getiren Mukaddes, "Bunun tespitini daha önce yapmıştık. Bu konuda bizim kadınlara sözümüz var her şeyden önce onları yalnız bırakmayacağız, bütünleşeceğiz, beraber sorunları çözeceğiz" dedi. Mukaddes, kadının üzerinde hem toplum hem de sistem baskısı olduğuna vurgu yaparken, kadının bu nedenle yaşamda kendisini söz ve yetki sahibi olarak göremediğini söyledi.


'En büyük sorunlardan biri işsizlik'


BDP tarafından pratik olarak yerel yönetimlerde de uygulanmaya başlayan eş başkanlık sistemine de sözlerinde yer veren Mukaddes, bu sistemin de kadınları dışarı çıkarmanın bir parçası olduğunu ifade etti. Ağrı'da kadınların en büyük sorunlarından bir tanesinin işsizlik sorunu olduğuna değinen Mukaddes, kadınların ekonomide rol almak istediklerine dikkat çekti. Eş başkanlık sistemiyle kadınların sorunlarını çözmek amacıyla önemli projelerin de geliştirildiğini vurgulayan Mukaddes, bu projeler arasında kadın kooperatiflerinin, danışmanlık ve kültür merkezlerinin de yer aldığını söyledi.


'Kadın olmadan yaşamın olmadığını bilmeliyiz'


Kadın sorunlarıyla mücadelede herşeyden önce kadının kendisi ile ilgilenmesi gerektiğini ifade eden Mukaddes, "Kadın olmadan yaşamın olamayacağını bilmemiz gerekiyor. Gerçekten toplumu özgürleştirmek kadının elindedir. Kadın hem kendini, hem ailesini,hem de toplumu geliştirmek zorundadır, bu konuda da kendilerine güvenmelidirler. Toplumu özgürleştirecek olan, yaşamı güzelleştirecek olan kadındır" ifadelerine yer verdi. "Kadınları sadece evde çalışma ve doğurma aracı olarak görüyorlar" diyen Mukaddes, kadın sorunlarının aşılması konusunda bilinçlenme ve eğitimin de önemli olduğuna dikkat çekti.


Yarın: Hakkari


(gk-ba/mg)