'Diziler ile başka bir dünya yaratılmak isteniyor'
08:59
Derya Ceylan / JINHA
AMED - Dizilerde işlenen Kürt kadın karakterine dikkat çeken Yönetmen Elif İnce Şimşek, "Dizilerde, küçük yaşta evlilik, kadın uğruna işlenen cinayetler, konuşmayı bilmeyen Kürt kadını, kapının arkasında duran Kürt kadını ya da adı olmayan, yeri olmayan bir Kürt kadını profili var. Oysa Kürt kadını mücadeleyi yürüten, birçok konuda öncülük eden bir pozisyonda yer alıyor. Diziler ile başka bir dünya yaratılmak isteniyor" dedi.
Günümüzde iletişim araçlarından en önemlisi olan televizyonlar aracılığıyla başka bir dünya yaratılıyor. Gerçeğin en az yansıtıldığı ancak en fazla bağımlılık yaratan televizyonlarda yayınlanan sinema, dizi ve benzeri programlar insanlar üzerinde farklı etkiler yaratmaya devam ediyor. Farklı tiplemeler ile zamanın büyük bir bölümünü ele geçiren televizyon dizilerinin popüler kültüre hizmet ettiğini söyleyen Ortadoğu Sinema Akademisi'nde ve Zal Yapımcılık'ta çalışan yönetmen Elif İnce Şimşek, dizilerde işlenen konuların gerçeği yansıtmadığını dile getirdi.
'Dizilerde işlenen konular gerçeği yansıtmıyor'
Elif, özellikle bölgede çekilen dizilere dikkat çekerek, bölge halkının diziler aracılığıyla özünden koparılmak istendiğini belirtti. Elif, asimilasyonun fark ettirmeden en iyi işlendiği alanın televizyon dizileri olduğunu ifade ederek, "Televizyonlar asimilasyonun daha masum yapıldığı alanlardır. Buna kültürel asimilasyonda diyebiliriz. Devlet tarafından yapılsa farkına varabiliyoruz, ancak, sinema ya da televizyon dizileriyle daha masum görünüyor, ama masum değil" şeklinde konuştu.
'Köylü tiplemeleri aşağı olarak gösteriliyor'
Dizilerde ele alınan konular kapsamında insan doğasına aykırı karakterlerin ortaya çıkarıldığını söyleyen Elif, bunun toplum içerisinde farklı sonuçlara yol açacağına işaret etti. Elif, "Dizilerde genellikle aşk, entrika, aileye saldırı, konuları modernite adı altında daha çok sistemin istediği insan tiplemeleri yaratılıyor. Bununla beraber, bölgede çekilen dizi ya da sinema filmlerinde ise, köylü tiplemeleri, farklı şiveler ile küçük düşüren karakterler oluşturuluyor. Ayrıca, köylü tiplemeleri ise aşağı tabaka olarak gösteriliyor. Günümüz dizilerinde genel anlamda gördüğümüz budur" diye konuştu.
'Bölgede çekilen dizilerde belirgin bir ayrımcılık var'
Bölgede çekilen dizilerde ayrımcılığın belirgin bir şekilde ortada olduğunu kaydeden Elif, ayrımcılığın halklar arasında kopuşu meydana getirdiğini söyledi. Halklar arasındaki kopuşun, geleceğe yönelik ciddi tehlikeler barındırdığına dikkat çeken Elif, "Kürt anlamaz, Kürt bilmez, Kürt kabadır" tarzında davranışların sergilendiği dizilerin, egemen zihniyeti besleyen bir yapıya hizmet ettiğini ifade etti. Elif, özellikle Şefkat Tepe, Tek Türkiye adlı dizilerin, Kürt halkının değerlerini hiçe sayan diziler olduğuna dikkat çekti.
'Kürtler kendilerini ezik olarak görmek istemiyor'
Çözüm sürecinin başlamasıyla beraber, dizilerin yanı sıra sinemalarda da bölgenin hassasiyetlerinin dikkate alınmaya başlandığını söyleyen Elif, yönetmenlerin bölgenin gerçeklerini yansıtacak filmlere yönelmesinin gerektiğini söyledi. Elif, çekilecek filmlerin sürece katkı sunmasının önemine işaret ederek, Kürt kültürünü aşağılayıcı öğeleri içermeyen filmlerin yapımına yönelik girişimlerin olduğunu dile getirdi. Elif, Kürtlerin değerlerinin esas alındığı bir yapım olan Ref dizisinden bahsederek,"Bölgede son yaptığımız çalışmalardan Ref dizisinin senaryosunu halkın değerlerini dikkate alarak oluşturduk. Bir Kürt nasıl yemek yer, nasıl yas tutar, nasıl sevinir? şeklinde tiplemeleri yarattık. Dolayısıyla Kürtlerin kendi sinemalarında kendi dilleriyle, kendi dizilerini, kendi kültürlerini içeriden gösterebilecekleri kanalların oluşabilmesi gerekiyor. Hem kanalların, hem mecraların artık oluşması gerekiyor. Bu çok önemlidir, çünkü artık Kürtler kendilerini ezik, aşağılanmış, olarak görmek istemiyor" sözlerine yer verdi.
'Kadın yönetmenlerin çoğalması gerekiyor'
Elif, kadın yönetmenlerin az sayıda olduğunu dile getirerek, kadın yönetmenlerden Mizgin Müjde Aslan'ın yaptığı çalışmaları hatırlattı. Elif, "Kadın yönetmenlerin artık fazlalaşacağına inanıyorum. Bununla ilgili çalışmalar var. Yönetmenlik yapmak isteyen birçok kadın var. Kadın yönetmenlerin çoğalması gerekiyor, çünkü kamera arkasında eşitliğin sağlanması gerekiyor. Bizim amacımız eşitsizlik ne kadar ortadan kalkarsa kadında o kadar güçlenecek" dedi.
'Kadın dizilerde basit karakter olarak ele alınıyor'
Kürt kadının dizilerde canlandırdığı karakterlerin basit olarak ele alındığına dikkat çeken Elif, "Dizilerde, küçük yaşta evlilik, kadın uğruna işlenen cinayetler, konuşmayı bilmeyen Kürt kadını, kapının arkasında duran Kürt kadını ya da adı olmayan yeri olmayan bir Kürt kadını profili var. Hiç bir şeyde söz hakkı olmayan kadınlar onların durumu hakkında ağalar, abiler, babalar tarafından karar verilen senaryolarda kadınlar eli, ayağı olmayan, karar veremeyen bir karakter olarak lanse ediliyor. Oysa Kürt kadını öyle değil, Kürt kadını mücadeleyi yürüten, birçok konuda öncülük eden bir pozisyonda yer alıyor. Ne kadar farklı ve ne kadar gerçek dışı bir şekilde gösterildiğinin en büyük kanıtı Kürt kadınının şu anki dizilere baktığımızda gerçekle ne kadar bağdaşmadığını da çok rahat bir şekilde görebiliriz" diye konuştu.
Fotoğraf: Rozerin Tekin
(rt/dc/mg)

