Sınırdaki DÖKH’lülerden 25 Kasım çağırısı
10:50
JINHA
RIHA– Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH), 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü’nde Kobanê-Suruç sınırının sıfır noktasında olacak. “Kobanê’nin özgürlüğü kadının özgürlüğüdür” diyen DÖKH’lü kadınlar, YPJ’li savaşçıların tüm dünya kadınlarına yönelik şiddete karşı mücadele ettiklerine dikkat çekti. DÖKH’lüler, tüm dünya kadınlarını 25 Kasım’da sınırda olmaya çağırdı.
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü kapsamında YPJ direnişini selamlamak için sınır hattında olacak olan Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) “Mirabel Kardeşlerden Sakinelere Kobanê’de Arîniz sınıra karşı Kaderiz” şiarıyla bir dizi eylem düzenleyecek. Direniş nöbetlerinin düzenlendiği sınır hattı köylerinde düzenlenecek olan eyleme katılmak ve dünya kadınlarına şiddete karşı direnenleri selamlamak için sınır hattında olma çağrısında bulunan DÖKH’lü kadınlar, kadın şiddetine karşı direnen Kobanê’nin özgürlüğünün kadının özgürlüğü olduğunun altını çizdi.
‘YPJ’lileri selamlamak için sınırda olacağız’
Urfa’ya bağlı Bozova İlçe Belediye Eş Başkanı Fatma Doğan, Ortadoğu’da yıllarca kadın şiddetinin en had safhada yaşandığını ifade eden Fatma, kadın şiddetine karşı YPJ direnişiyle Ortadoğu’da devrim gerçekleştirdiğini belirtti. DAIŞ (IŞİD) çetelerinin din adı altında şiddet ve baskı uygulaması ile YPG/YPJ’li savaşçılarının ise bu şiddete karşı mücadele etmesinin arasında büyük bir fark olduğunu söyleyen Fatma, “Kobanê’de biz kadınlar olarak büyük bir dayanışma içerisindeyiz. Bizler kadına şiddet, feodal sistem, ataerkil sistem, her anlamda kadına yapılan zulmü kınıyoruz. Bunun için de kadına yapılan zulme başkaldıran YPJ’lileri selamlamak için sınırda olacağız ve bu yönde çalışmalarımız olacak” dedi.
‘Dünya kadınlarının direnişe destek vermesini bekliyoruz’
Kobanê’de yaşanan devrimle birlikte YPJ’nin kadın şiddetine karşı verdiği mücadeleyle kendini dünyaya tanıttığına dikkat çeken Fatma, kadın öncülüğünde bir devrimle YPJ’nin kendini ortaya koyduğunu belirtti. Yerleşen bir ataerkil sisteme direnişiyle karşı çıktığını dile getiren Fatma, dünya kadınlarına sınırda olma çağrısında bulunarak, Ortadoğu’da yaşanan zulme sesiz kalmamalarını ve direnişe destek çıkmalarını beklediklerini ifade etti.
‘Kadın direnişi YPJ ile doruk noktasına ulaştı’
Urfa Yaşam Kadın Dayanışma Evi çalışanı Fatma Kürtgözü, kadının adının olmadığı, kadının ikinci sınıf olarak görüldüğü Ortadoğu’da ilk defa Kürt kadınlarının direnişiyle tüm dünyaya kadınların savaşabileceğini gösterdiğini vurguladı. Kürt kadınlarının birden bire Ortadoğu savaşıyla ortaya çıkmadığını temellerinin 30-40 yıl öncesine dayandığını belirten Fatma, bütün mücadele alanlarında kadının erkeklerle beraber çalışma yürüttüğünü ve yeri geldiğinde de savaştığını söyledi. Kadın direnişinin Kobanê’de YPJ ile doruk noktasına ulaştığına dikkat çeken Fatma Kürtgözü, çok büyük acıların yaşandığını büyük katliamların olduğunu ama bunlara karşı Kürt kadınların direnişinin herkese ilham kaynağı olduğunu belirtti.
‘Kürt kadınları tüm kadınları savunuyor’
YPJ’nin direnişiyle kadınların aslında savaşlarda sürekli mağdur olmadığını ailesini, çocuğunu ve toprağını koruyabildiğini herkese gösterildiğini belirten Fatma, Kürt kadınlarının tüm kadınları savunduğunu ve YPJ’ye bu temelde sahiplenme olması gerektiğini ifade etti. Kobanê’deki direnişin küçük bir çatışma alanı olarak görülmemesi gerektiğini de söyleyen Fatma, “Dünyadaki kadın cinsine yapılan korkunç müdahalelere net bir duruştur Kobanê’deki kadının direnişi. Bu anlamada sahiplenme de büyük olmalıdır. Şiddetin doruk noktası şiddettir ve şiddetin olduğu yerde ilk defa büyük bir direniş vardır. Dolayısıyla bu direnişi de yükseltmek, sahiplenmek ve boğulmasına izin vermemek lazım. Bunun bütün gücümüzle elimizden geleni yapmamız lazım” dedi.
‘Direnişte canlarını feda edenleri anacağız’
HDP Parti Meclis Üyesi Gülay Koca Öztürk ise, DAIŞ çetelerinin kadını hiçleştiren yok sayan ve hedef gösteren bir yaklaşım gösterdiğini belirterek, Kobanê’deki direnişte kadınların erkek egemen ve kadını yok sayan şiddete karşı devasa bir direniş gösterdiğine dikkat çekti. Erkek terörüne, şiddetine ve kadını yok sayan yaklaşımını görünür kılmak için 25 Kasım etkinliklerinin Suruç’ta yapılmasının kendileri için ayrı bir önem taşıdığını ifade eden Gülay, “Tüm Ortadoğu’da korku salan bir çeteye karşı YPJ’nin devasa bir direniş göstermesine şahitlik ettik. Bu direnişte çok sayıda kadın canlarıyla bedel ödedi. Bu yüzden 25 Kasım’da tüm kadınlarla el ele vererek, Kobanê sınırında direnişin kadınlarını selamlamak bizim için ayrı bir önem taşıyor. Buradan direnen kadınlara selam göndermek ve direnişte yaşamlarını feda edenleri anmak için sınırda olacağız” diye konuştu.
‘Kobanê’yi sahiplenmek kadın devrimini sahiplenmekti’
Urfa Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Sevinç İzol ise, Kobanê devriminin kadın devriminin yansıması olduğunun altını çizerek, Kobanê’ye saldırının kadın devrimine bir saldırı olarak değerlendirdiklerini belirtti. Bu yüzden Kobanê’yi sahiplenenin kadın devrimini sahiplenmek olduğunu ifade eden Sevinç, “Kobanê’de direniş gösteren kadın arkadaşlarımıza daha yakın olmak, ortak etmek amacıyla Suruç’ta olmak önemli. Kadın arkadaşlarımızla bu mücadeleyi bir bütünlüklü olarak görüyoruz. Kadınların hem savaşta hem siyasette hem sivilde zinciri oluşturan halkalar halinde birbirimizi tamamlayarak kadını yok sayan sisteme karşı bir mücadeledir bizim mücadelemiz” dedi.
YPJ direnişinin dünyada yok olmaya yüz tutmuş değerlerin yeniden yaşanması olduğuna dikkat çeken Sevinç, YPJ direnişinin dünya kadın mücadelesi olarak görülmesi gerektiğini ve yeniden yaşamın Kobanê yeşereceğini ve Kobanê’nin özgürlüğünün kadın özgürlüğü olduğunun altını çizdi.
Direnişi büyütelim çağrısı
Suruç Belediyesi Amara Kültür ve Sanat Merkezi çalışanı Havva Altuğ, Şengal ve Kobanê’de direnişinde kadınların öncülük ettiğine işaret ederek, dünya kadınlarına şiddete karşı direnenlerin yanında olmak için sınırda olma ve direnişi büyütme çağrısında bulundu.
(ekip/rp/dc)

