Reyan Tuvi: Belgeseli unutmamak unutturmamak için yaptım

12:16

 


JINHA


ANTALYA - 51. Altın Portakal Film Festivali'nde sansüre uğrayan Reyan Tuvi'nin Gezi eylemlerini anlatan belgeseli 'Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek' belgeseli 9.Uluslararası İşçi Filmleri Festivali kapsamında KESK Antalya Eğitim Sen terasında izleyicilerle buluştu. Belgesel gösterimi ardından filmin yönetmeni Reyan Tuvi, izleyenlerin sorularını cevaplarken "Bu belgeseli unutmamak ve unutturmamak için yaptım" dedi. 


Antalya'da gerçekleşen 9. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali bu sene 54 film ve belgesele ev sahipliği yaparken, Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde sansürlenen Gezi direnişini anlatan 'Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek' belgeseli KESK Antalya Eğitim Sen terasında izleyicilerle buluştu. İzleyicilerin etkilenip gözyaşlarıyla izlediği belgesel bitiminde büyük alkış alırken yönetmen Reyan Tuvi izleyenlerin sorularını cevapladı. KESK Antalya Eğitim Sen Şube Başkanı Kadir Öztürk yönetmene çiçek ve plaket verirken kendisinin Ankara'daki Gezi eylemleri eylemi sırasında bir polis tarafından başından vurularak katledilen Ethem Sarısülük'ün öğretmeni olduğunu, yürütülen sınıf mücadelesinde hep var olacaklarını söyledi.


'Makinemi alıp sokağa çıktım'


Eğitim Sen terasında gösterilen belgeselin ardından izleyicilerin sorularını cevaplayan Reyan Tuvi makinesini alıp Gezi'ye giderken aklında böyle bir belgesel çekme projesi olmadığını söyledi. Orada yaşanılanları belgeleme isteğiyle ve bu belgelerin bazı olayları kanıtlamada kullanılabileceği düşüncesiyle eylemleri izlediğini belirten Reyan, "Hepimiz hayatımızda Gezi'nin yansımalarını görüyoruz ve hiçbir şeyin Gezi'den sonra eskisi gibi olmayacağını biliyoruz. Gezi'ye gittiğimde aklımda belgesel çekme fikri yoktu makinemi aldım dışarı çıktım çünkü hayatımda böyle bir şeye şahit olmamıştım bu yüzden gördüklerimi belgelemek istedim bu belgeler insanların işine yarayabilir, bazı şeyler ortaya çıkabilir ki Gezi süreci boyunca birçok şeyin ortaya çıktığını gördük. Burada kaç kişi varsa o kadar Gezi var, bu benim Gezi'mdi. Ben belgeseli unutmamak ve unutturmamak için yaptım" dedi.


'Kendi hayatında devri yapanları göstermek istedim'


Belgeselinde örgütlü olan insanların anti-kapitalist veya LGBTli bireylere göre daha az gösterilmesini bilinçli olarak yaptığını ifade eden Reyan Tuvi, "Örgütlüler orada ev sahipleriydi, onlar yıllardır bu mücadeleyi veriyorlardı ve Gezi'ye giden yolu onlar hazırlamışlardı. Ben sizi rahatsız etmek istedim ve şaşırtmak istedim. Asıl kendi hayatında devrim yapanları ve kırılma yaşayanları göstermek istedim. Kendime ve kendi çevreme ayna tutmak yerine asıl benim ezberimi bozan o insanları yansıtmak istedim" diye konuştu.


Belgeselde röportaj yapabilecek bir Kürt gencini ancak o zaman orada bulacağının farkında olduğunu söyleyen Reyan Tuvi,  gencin yüzünün neden gösterilmediği sorulduğunda kendisinin bunu istemediğini söylerken "yüzünü göstermek istemeyen bu Kürt gencine hak vermemek mümkün değil" dedi.


'Festivallerin görevi filmleri izleyiciyle buluşturmaktır'


Altın Portakal Film Festivalinde belgeselin sansüre uğrayıp gösterilmemesini değerlendiren Reyan, "Sahnelerde herhangi bir sıkıntı yok sıkıntı belgeselin durduğu yerdeydi. Biz belgeselcilerin asıl hedefi izleyicilerle buluşmaktır ve ben sansür konusunda deneyimsizdim. Sansürün azı çoğu yok ve farklı yüzleri de var. Bir taraftan yarım asra aşkın bir festival bir taraftan gerçekten arkasında durduğunuz ve mesajının güçlü olduğuna inandığınız bir belgeseliniz var. Öbür taraftan da seyirciyle buluşmayı bekleyen belgeselleri olan arkadaşlarınız var. Dolayısıyla yaşanılanlar zor bir süreçti. Biz belgeselciler korkusuz insanlarız korksak belgesel yapmazdık.  Ama festivallerin görevi belgeselciyi 'korumak' değil. İzleyiciyle belgeselleri, filmleri buluşturarak sinemaya katkıda bulunmaktır. Bizlerde bunları deneyimleyerek görüyoruz" diye konuştu.


'Kadınlar direnişe iten güçlerdi'


Gezi direnişinin simgesi olan kadınları değerlendiren Reyan, "Gezi'de ve Gezi'den sonra sokağa çıkan kadınlar mücadeleye iten güçlerdendi. Abdullah Cömert'in annesiyle tanıştım diğer annelerle tanışamasam da ne kadar güçlü, dirayetli olduklarını gördük ama zaten sokağa çıkan hak arayan oğulların annelerinin nasıl olduğunu anlamamak mümkün değil" diye konuştu.


 (hy/gc)